çalışmak ile cümle

çalışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İlk profesyonel seçmesine ulusal bir radyoda çalışmak için girdi.Her first professional audition and job was on a national radio network.
Otuz yılı aşkım bir süredir de National Geographic dergisi için çalışmaktadır.McNally has contributed for National Geographic magazine for 20 years.
100 kişilik akademik kadrosunun yanı sıra, kolejde diğer personel de çalışmaktadır.As well as over 100 academic staff, the college is supported by a similar number of other staff.
Bu nedenle oyun geliştiriciler de projelerine akışın unsurlarını entegre etmeye çalışmaktadır.As such, game designers strive to integrate flow principles into their projects.
Liman, 24 saat boyunca, haftanın yedi günü, bütün bir yıl boyunca çalışmaktadır.The port operates 24 hours a day, seven days a week, all year round.
Artık evli olan Ayaz ve Öykü, aralarındaki sorunları çözmeye çalışmaktadırlar.The marriage venue and date are fixed.
(Çağrı cihazı taşıyorlar, o çalışmak istediğinde çalışıyorlar.)When he wants to work, they work.)
Zone 4, Mosley Music Group ve Interscope Records şirketlerine bağlı olarak çalışmaktadır.Zone 4, Mosley Music Group (Interscope Records).
Bilhassa organik güneş hücreleri konusunda çalışmaktadır.In particular, he has worked in the field of organic solar cells.
Radyo 91'de çalışmaktadır.Radio 91.
Nüfusun %70'i hizmet sektöründe, %25'i sanayi sektöründe ve %5'i tarım sektöründe çalışmaktadır.70% of the population is employed in the service sector, with 25% in industry and 5% in agriculture.
Duff 1996 yılından bu yana Pixar'da çalışmaktadır.Duff has worked at Pixar Animation Studios since 1996.
Onun yaptığı her alet kusursuz çalışmaktadır.Everything he does is very calculated.
Şimdi üç yaşında bir oğlum var ve yurtdışına çalışmak için çıkamam.Then I had three children in three years and there was no way I could continue to work.
Çalışmak için en deli, en hasta, en aksi kişileri arıyorum.I'm on the lookout for the maddest, sickest, most badass people to collaborate with.
Günter Blobel 1968'den beri New York'ta Rockefeller Üniversitesi'nde çalışmaktadır.Blobel worked at the Rockefeller University in New York City from 1968.
Bir alışveriş merkezinde güvenlik görevlisi olarak çalışmaktadır.She works at a shopping mall as a security worker.
TÜBİTAK' ta çalışmaktadır.It works in FUSE.
Johnny : Johnny, otelin resepsiyonunda çalışmaktadır.Johnny: He works at the front desk of the hotel.
Bundan öncesine kadar orman deposunda halk çalışmaktaydı.Hey, I worked in the woods before.
Normalde bu trenlerden üçü aynı anda çalışmaktadır.It is rare for all three trains to operate on the same day.
Dido gayet bitkindir ve Belinda onu teskin etmeye çalışmaktadır.Dido is distraught and Belinda comforts her.
Speer resmi olarak Himmler'in altında çalışmak istemiyordu.Speer declined, not wishing to formally be subordinate to Himmler.
Halen Ezra Pound’un Kantolar’ının Türkçe çevirisi üzerinde çalışmaktadır.He is currently working on the complete Turkish translations of Ezra Pound’s "Cantos".
Havalimanında 1.700 kişi çalışmaktadır.More than 1,400 people work at the airport.
Sırasıyla 10 Mbit/s, 100 Mbit/s, and 1 Gbit/s veri hızlarında çalışmaktadırlar.They run at 10 Mbit/s, 100 Mbit/s, and 1 Gbit/s, respectively.
Bu anlam çoğulluğu çağdaş toplumun benzer doğasını yansıtmaya çalışmaktadır.Which is pretty much how I see contemporary society.
2001'den beri serbest sanatçı olarak çalışmaktadır.Since 2001 he has worked as a freelance artist.
The Daily Planet adlı gazetede muhabir olarak çalışmaktadır.She is a fellow journalist at the Daily Planet.
Haftanın 3 akşamı, anatomi ve fizyolojiyi çalışmak için bir öğretmen buldu.She also employed a tutor to study anatomy and physiology three evenings a week.
Bunlardan birincisi, Kore'yi birleştirmek için bir yol bulmaya çalışmaktı.That was one of the things that encouraged Kayak to reunite.
21. yüzyılda, Habima Tiyatrosu'nda 80 aktör ve 120 diğer personel çalışmaktadır.In the 21st century, Habima employs 80 actors, and another 120 staff members work at the complex.
2004'ten beri Fenerbahçe'de çalışmaktadır.Since 2004 he has been living in Flensburg again.
İkisi de kavramların nihai temeline inmeye çalışmaktadırlar.Both will cover the final live.
Bu sırada Jimmy de Osgood'a onunla evlenemeyeceğini anlatmaya çalışmaktadır.Joe convinces Jerry that he cannot actually marry Osgood.
Anneannesi 25 yıldır UNICEF için çalışmaktadır.She worked at Motown for more than 25 years.
Bu takımları New York'a geri getirmeyi çalışmak için bir komisyon düzenledi.A minister persuaded her to return to New York.
Kendi açıklarını da kapatmaya çalışmaktadır.However, they are closing the doors to themselves.
Daha sonra spora olan merakından Spor servisinde çalışmak istediğini söyledi.It was then he immediately knew he wanted to be in sports broadcasting.
Kızı Susan Ferenz-Schwartz, Zürih'te psikiyatrist olarak çalışmaktadır.His daughter is the Zurich psychiatrist Susan Ferenz-Schwartz.
Tina ise Bette'i unutmaya çalışmakla meşguldür.He tries unsuccessfully to forget Ellen.
İki arkadaş aynı iş yerinde çalışmaktadır.In present day, both of them work at the same clinic.
Yükleme için 5 kişilik mürettebatın tamamı da çalışmak zorundaydı.Even then, the entire five man crew had to help with the loading.
Sadece bu saatten sonra geceleri çalışmaktadır.They are active after dark.
Bunlardan bazılarai hala çalışmaktadır.Some of them are still operational.
Asansör zemin katla 8. kat arasında çalışmaktadır.The library is up on the 8th floor.
Eşi Jean-Pierre Bacri ile iş birliği içinde çalışmaktadır.She frequently works in collaboration with her former partner Jean-Pierre Bacri.
Yeryüzü Doktorları, 15 yıldır birçok Afrika ülkesinde aktif olarak çalışmaktadır.Many physicians have worked in developing nations over the years.
Apti adlı saf bir bahçıvan zengin bir adamın evinde çalışmaktadır.Appu is employed under contract at a rich man's house.
Gurbete giden Altınpınar erkeklerinin tamamına yakını inşaat kalıpçısı olarak çalışmaktadırlar.In time almost all U.S. automakers would embrace it as a means of building bodies.
Chromebook üzerinde çalışmaktadır.Works on ChromeOS running on Chromebook.
LİNEAR, Yeni Meksika'da bulunan iki 1 metre ve bir yarım metre çaplı teleskopla çalışmaktadır.LINEAR uses two one-meter telescopes and one half-meter telescope based in New Mexico.
Nötrino dedektörü, nötrinoları çalışmak için dizayn edilmiş fizik aparatı.A neutrino detector is a physics apparatus which is designed to study neutrinos.
Çalışmak için sabırsızlanıyorum.I'm ready to work.
20 yıldır TV ve film endüstrisinde çalışmaktadır.He has been working in the film and television industry for 25 years.
505 öğretim görevlisi, 187 profesör üniversite bünyesinde çalışmaktadır.506 administrative personnel work at the university.
İstanbul’da yaşamakta ve çalışmaktadır.She lives and works in Istanbul.
O çok çalışıyor onunla çalışmak gerçekten eğlenceli oldu."But overall he's great fun to work with."
Paris, Fransa'da çalışmakta ve yaşamaktadır.She lives and works in Paris, France.
Kopya Dingyuan şu anda yüzen müze gemi olarak çalışmaktadır.The duplicate Dingyuan is now a floating museum.

İlgili Sayfalar