çalışma ile cümle

çalışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Kaçmaya çalışmanın faydası yok.It is no use trying to escape.
Çok sıkı çalışma.Don't work too hard.
Çalışmaktan başka alternatifimiz yok.We have no alternative but to work.
Pazar günleri çalışmak zorunda değilsin.You don't have to work on Sundays.
Pazar günleri çalışmaya karşıyız.We are against working on Sundays.
O, Pazar gecesi çalışmadı.He did not work on Sunday night.
Çiftçiler tarlada çalışmakla meşgul.Farmers are busy working in the field.
Bunu tamir etmeye çalışmaktansa yeni bir tane alsan daha varlıklı olacaksın.You will be better off buying a new one than trying to fix it.
O kadar çok televizyon izlemeseydi, çalışmak için daha fazla zamanı olurdu.If he did not watch so much television, he would have more time for study.
Başarı sıkı çalışmanın sonucudur.His success is the result of hard work.
Onun çalışmasını gördüm.I saw him running.
Onun çalışmasına gerek yok.There is no need for him to work.
Onunla çalışmaya dayanamam.I can't bear to work with him.
Onunla tartışmaya çalışmanın faydası yok.It is no use trying to argue with him.
Onun hakkında onu ikna etmeye çalışmanın faydası yok.It is no use trying to convince him of that.
Anlaşmak için onu ikna etmeye çalışmak işe yaramaz.It is useless to try to persuade him to agree.
Japon edebiyatını ona tanıtmaya çalışmanın bir faydası yok.There is no point in trying to introduce Japanese literature to him.
Onun emrinde çalışmaktansa açlıktan ölmeyi tercih ederim.I would rather starve than work under him.
Onun altında çalışmaktansa istifa ederim.I would rather quit than work under him.
Onun emri altında çalışmaktansa işi bırakmayı tercih ederim.I would rather quit than work under him.
Onun yüzüne bir bakış, bana çalışmaya isteksiz olduğunu söyledi.One glance at his face told me that he was reluctant to work.
Onun en son çalışmaları belediye binasında sergileniyor. Onlar açıklama ötesinde harika.His latest works are on display at the city hall. They are fabulous beyond description.
Onun en son çalışmaları geçici sergide.His latest works are on temporary display.
Onun çalışması kabul edilebilir, ama mükemmel olmaktan uzak.His work was acceptable, but far from excellent.
Onun çalışması şimdi tam.His work is now complete.
Onun çalışması tatmin ediciydi.His work was satisfactory.
Geliriyle geçinmeyi zor bulduğu için o çalışmaya başladı.Finding it hard to make ends meet on his income, she started to work.
Çalışmasında yüzlerce kitap var.There are hundreds of books in his study.
Çalışmasında 1000'den az kitap yoktur.He has not less than 1,000 books in his study.
Çalışma odasında bir sürü kitap var.There are plenty of books in his study.
Onun başarısı çok çalışmanın sonucuydu.His success resulted from hard work.
O, başarısını hem çok çalışmaya hem de şansına borçlu.He owes his success both to working hard and to good luck.
O, çok çalışmasına rağmen bir şey değişmedi.Though he tried hard, nothing changed.
Bütün gün boyunca çalışmaktadır.He's been working all day long.
Çok çalışmasına rağmen, her zamanki gibi fakir kaldı.Though he worked hard, he remained poor as ever.
O gençken daha çok çalışmasını diliyor.He wishes he had studied harder when he was young.
O son zamanlarda kendini çalışmalarına adadı.He has devoted himself to his studies recently.
O, bu bahar golf çalışmaya başladı.He took up golf this spring.
Artık çalışmayı imkansız buldu.He found it impossible to work any longer.
Hemen yatağa gitmeye çalışmadı.He did not try to go to bed at once.
O,her zaman çalışmaya devam etti.He kept on working all the while.
O, onu zamanında bitirmek için elinden geldiği kadar çok çalışmak zorundaydı.He had to work as hard as he could to finish it in time.
O mümkün olduğu kadar sıkı çalışmaya çalışıyor.He is trying to study as hard as he can.
TV'yi kapattı ve ders çalışmaya başladı.He turned off the TV and began to study.
Onun çok ağır bir çalışma programı vardı.He had a very heavy study program.
O çok cana yakın birisi bu yüzden onunla çalışmaktan keyif alıyorum.He is very friendly, so I enjoy working with him.
Kötü bir soğuk algınlığı olmasına rağmen çalışmak zorunda kaldı.Though he had a bad cold, he had to work.
O, neredeyse hiç çalışmaz.He hardly works.
Kendini gönüllü çalışmaya adadı.He devoted himself to the volunteer activity.
O ciddi olarak çalışmaya başladı.He began to study in earnest.
O neredeyse hiç çalışmaz.He hardly ever works.
Gelecekte daha iyi çalışmaya karar verdi.He resolved to do better work in the future.
Daha çok çalışmazsa pozisyonunu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır.He is in danger of losing his position unless he works harder.
O, çalışmalarında kendini kaybetti.He lost himself in his studies.
O daha çok çalışmaya karar verdi.He decided to study harder.
O kendini tıp çalışmasına adadı.He devoted himself to the study of medicine.
O, hayatını çalışmasına adamıştır.He devoted his life to his study.
Çok çalışmanın önemini vurguladı.He emphasized the importance of working hard.
Başarısını çok çalışmaya bağlar.He attributes his success to hard work.
O çok çalışmalı.He must work hard.

İlgili Sayfalar