çalışma ile cümle

çalışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
O, çok çalışmaya alışkındır.He is accustomed to working hard.
O kendini müzik çalışmasına adadı.He applied himself to the study of music.
O kendini kimya çalışmasına adadı.He devoted himself to the study of chemistry.
O, neredeyse hiç kimya çalışmaz.He hardly studies chemistry.
O, çalışmayı bir şey yapmamaya tercih etti.He preferred working to doing nothing.
Ailesine yardımcı olmak için sıkı çalışmak zorunda.He has to work hard in order to support his family.
O, ailesine bakmak için çok çalışmak zorunda.He has to work hard in order to support his family.
Hayatını bilim çalışmasına adadı.He devoted his life to the study of science.
O, kendini bu bilimsel çalışmaya atfetti.He applied himself to this scientific study.
O fazla çalışmaktan hastalandı.He got sick from overwork.
Aşırı çalışması onu hasta etti.His overwork brought on an illness.
Aşırı çalışması ona hastalık getirdi.His overwork brought on an illness.
O, fazla çalışmaktan öldü.He died from overwork.
O, fazla çalışmaktan dolayı yorgundur.He is tired from overwork.
O aşırı çalışmanın etkilerinden acı çekiyor.He's suffering from the effects of overwork.
Okula daha fazla çalışmadığı için pişman oluyor.He regrets not having worked harder at school.
Sağlığını kurtardı, bu yüzden artık çalışmalarına devam edebiliyor.He has recovered his health, so he is now able to resume his studies.
Çalışması onu tüketiyor.His study absorbs him.
O, çalışmalarıyla meşgul.He is preoccupied with his studies.
Karısının dışarıda çalışmasına itiraz etti.He objected to his wife working outside.
Dün çalışmak için okula gitti.He went to school to study yesterday.
Onun yaşında çalıştığımdan daha çok çalışmaktadır.He works harder than I did at his age.
O birlikte çalışmak istediğimiz kişi türü değil.He isn't the kind of person who we want to work with.
O, benim bu ofiste çalışmama izin verdi.He let me work in this office.
Başarısını çok çalışmaya bağladı.He attributed his success to hard work.
Tüm vaktini tarih çalışmalarına ayırdı.He devoted all his time to the study of history.
Tüm zamanını tarih çalışmalarına adadı.He devoted all his time to the study of history.
O başarısını çok çalışmaya atfetti.He ascribed his success to hard work.
O, yeterince çok çalışmaz.He does not study hard enough.
O kendini çalışma odasına kapattı.He closeted himself in his study.
Kısa bir moladan sonra çalışmasına devam etti.He continued his work after a short break.
Çalışma odasında hâlâ iş başında.He is still at work in the workroom.
Çalışmalarımda bana yardım etme nezaketini gösterdi.He was kind enough to help me with my studies.
O, istekle çalışmaya başladı.He began to study with a will.
Başkaları için çalışmaya istekliydi.He was willing to work for others.
Eskisi kadar çok çalışmaz.He does not work so hard as he used to.
O hiç çalışmadı.He didn't study at all.
O, daha çok çalışması için oğlunu teşvik etti.He encouraged his son to study harder.
O, üniversite çalışmasında iyi bir performans sergiliyor.He is doing well in his college work.
Yüksek lisans okulunda çalışmalarını sürdürdü.He continued his studies at graduate school.
Gece gündüz çok çalışmak zorundaydı.He had to work hard day and night.
Sabahtan akşama kadar çalışmaya devam etti.He carried on working from morning till night.
O, bahçede çalışmayı sever.He likes to work in the garden.
O bütün gece çalışmayı denedi, ama nafile.He tried to study all night, but in vain.
O çok çalışma sayesinde bir servet yaptı.He has made a fortune through hard work.
O çalışmaya hazırdır.He is ready to work.
İki saattir çalışmaktadır.He has been studying for two hours.
O, Pazar bile çalışmak zorundaydı.He had to work even on Sunday.
O çok çalışmak zorunda.He has to study hard.
O çalışmak için çok yorgun.He is too tired to study.
O yorgun olmasına rağmen, çalışmayı durdurmadı.Although he was tired, he would not stop working.
O bir hastanede çalışmak istiyor.He wants to work in a hospital.
O, hastalığına rağmen çalışmaya gitti.He went to work in spite of his illness.
Kendini edebiyat çalışmasına adadı.He devoted himself to the study of literature.
Çalışmadığı için sınavı başaramadı.He failed in the examination because he had not studied.
O, çalışmalarında gayretlidir.He is diligent in his studies.
O, her gün bahçede iki saat çalışmayı bir kural haline getiriyor.He makes it a rule to work in the garden for two hours every day.
Gece çalışmayı tercih etti.He preferred studying at night.
O akşam yemeğinden önce çalışmayı ihmal etmez.He makes a point of studying before supper.
O akşam yemeğinden önce çalışmayı ilke edinir.He makes a point of studying before supper.

İlgili Sayfalar