çalışma ile cümle

çalışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ben cevap vermeye çalışmadım.I didn't try to respond.
Tom'un daha fazla çalışması gerekiyor.Tom needs to study more.
Gayretle çalışmaya devam ettik.We kept plugging away.
Çalışmamız bugün başlıyor.Our work begins today.
Çalışmaya başlıyor.It's starting to work.
Ben sadece burada çalışmaya geldim.I'm just here to work.
Ben sadece çalışmak için buradayım.I'm just here to work.
Çok çalışmak istedim.I wanted to work hard.
Ben çok çalışma eğilimindeyim.I tend to work a lot.
Çalışmamız şimdi başlıyor.Our work starts now.
Tom çalışmamızı istiyor.Tom wants us working.
En iyisini yapmaya çalışmalıyız.We must try to make the best of it.
Maliyetleri düşürmeye çalışmalıyız.We must try to bring down costs.
Sınav için çalışman gerekirdi.You should have studied for the test.
Test için çalışmam gerekirdi.I should have studied for the test.
Sınav için çalışmam gerekirdi.I should have studied for the test.
Test için çalışman gerekirdi.You should've studied for the test.
Tom'la çalışmak harikaydı.It was great working with Tom.
Pratik çalışma için iyi bir elin var.You have a good hand for practical work.
Tüm çalışmalarınızı yedekleyinBack up all your work.
Tom'a yardım etmeye çalışmamalıydım.I shouldn't have tried to help Tom.
Haftada en az bir kez eğlenceli bir şey yapmaya çalışman gerekir.You should try to do something fun at least once a week.
Bu köpek bir çiftlikte çalışmak için doğru mizaha sahip olabilir.This dog might have the right temperament to work on a farm.
Tom çiftlikte çalışmak için fazla zayıf.Tom is too weak to work on the farm.
Genellikle pazartesi günleri çalışmam.I don't usually work on Mondays.
Kesinlikle bir daha Tom'a yardım etmeye çalışmayacağım.I definitely won't try to help Tom again.
Yapacağın tek şey çalışmakAll you do is work.
Tom bütün gün çalışmaya devam etti.Tom continued working all day.
Sadece sıkı çalışmaya devam etmek zorundayım.I just have to keep working hard.
Yaptığım tek şey çalışmak.All I do is work.
Sabah çalışmayı tercih ederim.I prefer to study in the morning.
Daha sıkı çalışmam gerekirdi.I should have studied harder.
Sınavı geçmek istersen, ders çalışman gerek.If you want to pass the exam, you need to study.
Öğleden sonra çalışmayı tercih ediyorum.I prefer to study in the afternoon.
Tom, Mary'ye daha fazla çalışması gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she should work harder.
Seninle çalışmayı dört gözle bekliyorum, Jamal.I'm looking forward to working with you, Jamal.
Tom'la mantıklı davranmaya çalışmanın faydası yok.There's no use trying to reason with Tom.
Anne'yi şimdi ikna etmeye çalışmanın yararı yok.There's no use reasoning with Anne now.
Tom gerçekten Mary ile çalışmak istemiyordu.Tom really didn't want to work with Mary.
Tom gerçekten Boston'da çalışmak istemiyordu.Tom really didn't want to work in Boston.
Tom'la birlikte çalışmak bir zevk.Tom is a pleasure to work with.
Neden bu klinik için çalışmaya gelmiyorsun?Why don't you come to work for this clinic?
Burada çalışmaktan çok keyif alıyorum.I enjoy working here a lot.
Tom çok sıkı çalışmaz.Tom doesn't try very hard.
O koşullar altında nasıl çalışmak istersiniz?How would you like to work under those conditions?
Dania bir striptiz kulübünde çalışmaya başladı.Dania started working at a strip club.
Tom pazar günleri çalışmak zorundadır.Tom has to work on Sundays.
Bu gece çalışmak istemiyorum.I don't want to study tonight.
Hâlâ bizim için çalışmak istiyor musun?Are you still interested in working for us?
Tom gerçekten bütün gün çalışmak istemediTom really didn't want to work all day.
Fransızca çalışmaya başladığında kaç yaşındaydın.How old were you when you began to study French?
O gerçekten bir simultane çevirmen olarak çalışmak istiyor.He really wants to work as a simultaneous interpreter.
Tom'un çalışmasından çok memnun oldum.I've been very pleased with Tom's work.
Tom'dan kaçınmaya çalışmalısın.You should try to avoid Tom.
Tom, Mary'ye daha sıkı çalışmasını söyledi.Tom told Mary to work harder.
Burada kaç yıl daha çalışmayı planlıyorsun?How many more years do you plan to work here?
Çalışıp çalışmayacağına dair hiçbir fikrim yok.I have no idea if it'll work or not.
Tom bu sabah, çalışmaya nasıl başladı?How did Tom get to work this morning?
Tom çalışması gerektiğini biliyor.Tom knows he should be studying.
Yıllar önce kilo vermeye çalışmaktan vazgeçtim.I gave up trying to lose weight years ago.

İlgili Sayfalar