çalışma ile cümle
çalışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu kitap senin çalışmana yardımcı olacaktır.This book will be helpful to your study.
Bu oda çalışmak için keyifli.This room is pleasant to work in.
Bu oda çalışmak için fazla sıcak. Artık buna dayanamıyorum.This room is too hot to study in. I can't stand it any more.
Bu yol, yapım çalışmaları için trafiğe kapalıdır.This road is closed to traffic for construction work.
Bu adamlar sıkı çalışmaya alışkın.These men are used to hard work.
Bu çalışma odasını misafirleri kabul etmek için de kullanırım.I also use this study for receiving guests.
Bu sıcaklıkta çalışmayı sevmiyorum.I don't like studying in this heat.
Bu araba çalışmaz.This car won't start.
Bu araba ötekinden daha iyi bir çalışmaya sahip.This car has a better performance than that one.
Bu iş çok çalışma gerektirir.This job involves lots of hard work.
Bu çalışmadaki hastalar, 30 erkek ve 25 kadından oluşmaktadır.The patients in this study consisted of 30 males and 25 females.
Bu konu bizim çalışma kapsamında değildir.This subject is not within the scope of our study.
Ben bu yaz çalışmak istedim.I wanted to work this summer.
Bugünlerde canım çok çalışmak istemiyor.I don't much feel like working these days.
Bu kapı çalışma odasına götürür.This door leads to the study.
Bu tasarım onun daha önceki çalışmasına benziyor.This design resembles his earlier work.
Ne kadar süredir burada çalışmaktasın?How long have you been working here?
Ken yeterince sıkı çalışmadı, bu yüzden sınavda başarısız oldu.Ken didn't work hard enough, so he failed the exam.
Kafeteryada çalışmak istiyorum.I'd like to work at the cafeteria.
Hastanedeki annen nedeniyle daha çok çalışmak zorunda kalacaksın.With your mother in the hospital, you'll have to work harder.
Babamın bir dinlenmeye ihtiyacı var. O üç saattir bahçede çalışmaktadır.Dad needs to take a rest. He's been working in the garden for three hours.
Seninle çalışmak her zaman bir zevkti.It has always been a pleasure to work with you.
Motor çalışmazdı.The engine wouldn't start.
Motor çalışmadı.The engine would not start.
Motor çalışmaz.The engine doesn't work.
Onu şimdi tamir etmeye çalışmanın bir faydası yok.It's no use trying to fix it now.
Ben, bir gün laboratuvarda çalışmak istiyorum.I wish to work in the laboratory some day.
Onlar yeni binada çalışmaktalar.They have been working on the new building.
Yerleşmek ve tarih testi için çalışmak zorundasın.You have to settle down and study for the history test.
Çalışmak zorunda değilsin.You don't have to study.
Sadece çok çalışmak zorundasın.You only have to work hard.
Tek yapman gereken şey çok çalışmak.You only have to work hard.
Kayıp zamanı telafi etmek için daha sıkı çalışmalısın.You have to work harder to make up for lost time.
Bugün çalışmak zorunda değilsin.You don't have to work today.
Şu andan itibaren daha çok çalışmak zorunda kalacaksın.You'll have to study harder from now on.
Durumundan yararlanmaya çalışmalısın.You should try to make the most of your opportunities.
Kaç saattir çalışmaktasın?How many hours have you been studying?
Senin çalışmanı ne engelledi?What prevented you from working?
Çok sıkı çalışmalısın.You need to work very hard.
Senin çok çalışman gerekli.It is necessary for you to work hard.
Sıkı çalışmak zorundasın.You have to work hard.
İngilizceyi sıkı çalışmalısın.You must study English hard.
Daha çok çalışmanız gerekli.It is necessary for you to study harder.
Daha fazla dil bilgisi çalışmalısın.You must study grammar more.
Daha çok Japonca çalışmalısın.You have to study Japanese harder.
Daha çok İngilizce çalışmalısın.You should study English harder.
Yapmanız gereken bütün şey daha çok çalışmaktır.All you have to do is study harder.
Dinlendikten sonra çalışmana devam etmelisin.After you have taken a rest, you must carry on your study.
Teste çalışmak için evde kaldın mı?Did you stay home to study for the test?
Bu kadar çok çalışmak zorunda değilsiniz.You don't have to work so hard.
Çalışmayı sever misin?Do you like to study?
Hayatın boyunca çalışmak zorundasın.You must study your whole life.
Sana çalışmana uygun olarak ödeme yapılacak.You will be paid according as you work.
Baş ağrın aşırı çalışmaktan kaynaklanıyor.Your headache comes from overwork.
Bize çalışmalarınızdan bazı örnekler gösterir misiniz?Would you show us some samples of your work?
Seninle çalışma fırsatı için memnun oldum.I'm glad for this opportunity to work with you.
O, daha çok çalışmalıydı.He should have worked harder.
Bir Temmuz'da çalışmaya başlayacağım.I will start working on July first.
Bütün gün çalışmaktayım.I've been working all day.
"Gece gündüz çalışmaya alışkın değilim." "Yakında buna alışacaksın.""I'm not accustomed to working day and night." "You'll soon get used to it."