çalışma ile cümle

çalışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bill yeterince sıkı çalışmadı ve bu yüzden başarısız oldu.Bill didn't work hard enough and so he failed.
Kötü bir soğuk algınlığı bu hafta çalışmamı engelledi.A bad cold has kept me from studying this week.
Bay Norton'la birlikte çalışmak güzel.Mr Norton is pleasant to work with.
Niçin geç saatlere kadar çalışmak zorundasın?Why do you have to work late?
Ne kadar yorgun olursam olayım, çalışmalıyım.However tired I may be, I must work.
Tom ders çalışmanın dışında herhangi bir şey yapar.Tom does anything but study.
Tom'un ders çalışma isteği yok.Tom has no wish to study.
Tom çalışmaları hakkında ciddi değil.Tom is not serious about his studies.
Tom kilden bir vazo çalışması yaptı.Tom worked the clay into a vase.
Tom normal çalışma saatlerinin dışında çalıştığında %50 zamlı aldı.Tom got time and a half when he worked beyond his usual quitting time.
Sadece Tom değil aynı zamanda ben de çalışmak zorundayım.It's not just Tom that has to study. I have to study, too.
Tony, bir dükkân veya bir fabrikada çalışmak istemiyordu.Tony did not want to work in a shop or a factory.
O kadar yorgunum ki canım bu gece çalışmak istemiyor.I'm so tired that I don't feel like studying tonight.
Sınav için çok çalışmadığıma pişmanım.I regret not having studied hard for the test.
Görünüşe bakılırsa sınava çok çalışmadın.Looks like you didn't study much for the test.
Nihayet, çalışmayı sona erdirdiler.At last, they ceased working.
Amigoluk çalışmaları nasıl gidiyor?How is cheerleading practice?
Çoğu sporlarda en sıkı çalışma yapan takım genellikle eve ekmek parasını getirir.In most sports the team that practice hardest usually brings home the bacon.
Bu kadar sıkı çalışmanın manası ne?What's the sense of working so hard?
O kadar hızlı çalışmayın.Don't run so fast.
Böyle bir şeyi yapmaya çalışmak zaman israfıdır.Trying to do such a thing is a waste of time.
Sanırım ev ödevimle ilgili çalışmaya başlamak zorundayım.I think I have to begin working on my homework.
O, harika bir sanat çalışması.It's a wonderful work of art.
O çalışmayacak.That won't work.
Her kas mükemmel takım çalışması gösterir.Each muscle shows perfect teamwork.
Bilmeceyi çözmeye çalışmanın faydası yok.It is no use trying to solve the riddle.
Öğretmenim, çalışmalarımda beni teşvik etti.My teacher encouraged me in my studies.
Tanınmış şair çalışma odasında intihar etmeye kalkıştı.The prominent poet attempted to commit suicide in his study.
Çocuğu ikna etmeye çalışmanın faydası yok.It's no use trying to persuade the boy.
Roman yazarı çalışma için malzemeleri topladı.The novelist gathered materials for his work.
Araba hızlı çalışmaz.The car doesn't run fast.
Katip aşırı çalışmaktan öldü.The clerk died from overwork.
Şair çalışmasında intihar etti.The poet committed suicide in his study.
Lütfen çalışmayı hemen bitirin.Please finish the work at once.
Çalışma neredeyse tamamlandı.The work has been almost completed.
Yazar çalışma odasında kendini öldürdü.The author killed himself in his study.
Çalışma sigara içmenin sağlığımızı mahvettiğini netleştirmiştir.The study made it clear that smoking ruins our health.
Konuyu çalışmak zorundayız.We have to study the matter.
Mekanizma çalışmaya son verecek.Its mechanism will cease to work.
Makinenin niçin çalışmadığını anladım.I figured out why the machine wouldn't work.
Ressam, resim çalışma amacıyla Paris'e gitti.The painter went to Paris with the object of studying painting.
Sizinle çalışmak istiyoruz.We would love to work with you.
Biz, yakında çalışmaya başlayacağız.We'll begin work soon.
John, sınıf arkadaşlarına yetişmek için çok çalışmalıdır.John must work hard to catch up with his classmates.
George çalışması hakkında ciddi değildir.George is not serious about his study.
George Ellie'yi daha çok çalışması için teşvik etti.George encouraged Ellie to study hard again.
Jim bedensel çalışmadan korkuyordu.Jim was afraid of physical labor.
Jim başarısını sıkı çalışmaya bağlıyor.Jim attributes his success to hard work.
çok çalışmakStudy hard.
Kotla çalışmak kolaydır.It is easy to work in jeans.
Şimdi çalışmaya başlayalım.Now let's get down to work.
Böylesine loş bir odada çalışmak imkansızdır.It's impossible to work in a room this dim.
Bu işlerin hepsini bir defada yapmaya çalışma.Don't try to do all these things at once.
Bu onların çalışmaları hakkında bir denetim olarak hizmet verecek.This will serve as a check on their work.
Bu, kürtaj hakkında sosyolojik bir çalışmaThis is a sociological study on abortion.
Bu Japonca diline dair sosyo-linguistik bir çalışmadır.This is a socio-linguistic study on the Japanese language.
Bu, Steven Emmet üzerine sosyo-linguistik bir çalışmadır.This is a socio-linguistic study on Steven Emmet.
Bu sorunu çözmeye çalışmanın faydası yok.It is no use trying to solve this problem.
Bu kitap, onun çalışmalarının en iyileri arasında sayılır.This book counts among the best of his work.
Bu çalışma, biyolojinin anlaşılması için temeldir.This book is fundamental for an understanding of biology.

İlgili Sayfalar