çalışma ile cümle

çalışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Uzun süredir Fransızca çalışmama rağmen hala onu konuşmada çok iyi değilim.Even though I've studied French for a long time, I'm still not very good at speaking it.
Mary onun çalışmasına yardım etmeseydi Tom testi geçmezdi.Tom wouldn't have passed the test if Mary hadn't helped him study.
Tom bile Mary'den hoşlanıyor gibi davranmaya çalışmadı.Tom didn't even try to pretend that he liked Mary.
Tom'a onu kendisinin yapmaya çalışması gerektiğini söyledim.I told Tom that he should try to do it by himself.
Tom bu hafta her gece geç vakte kadar çalışmak zorunda kalacak.Tom will have to work late every night this week.
İletişim becerilerinin üzerinde çalışman gerekiyor.You need to work on your communication skills.
Tom'un bu hafta sonu çalışmak zorunda olmadığını umuyorum.I hope Tom doesn't have to work this weekend.
Tom hasta olmasına rağmen çalışmaya devam etti.Tom kept on working even though he was sick.
Tom bu hafta her gece geç saatlere kadar çalışmak zorunda.Tom has to work late every night this week.
Yarınki Fransızca sınavı için çalışmak zorundayım.I have to study for tomorrow's French test.
Buradaki bütün öğrenciler Fransızca çalışmalı.All the students here must study French.
Neden Fransızca çalışmam gerektiğini düşünüyorsun.Why do you think I should study French?
Belki o yasayı değiştirmeye çalışmalıyız.Maybe we should try to change that law.
Tom bir süper markette yarı zamanlı çalışmaktadır.Tom works part-time at a supermarket.
Tom önümüzdeki pazartesi çalışmak zorunda değil.Tom doesn't have to work next Monday.
Bu gece Fransız çalışmak zorunda değilim.I don't have to study French tonight.
Tom pazartesi günleri genellikle çalışmaz.Tom usually doesn't work on Mondays.
Tom'un pazar günleri çalışması gerekmiyor.Tom doesn't need to work on Sundays.
Tom geçen pazartesi çalışmak zorunda değildi.Tom didn't have to work last Monday.
Tom daha çok çalışmak zorunda olacak.Tom is going to have to try harder.
Tom burada çalışmaktan hoşlanıyor, sanırım.Tom enjoys working here, I think.
Fransızcayı daha sıkı çalışman gerekir.You need to study French harder.
Daha çok Fransızca çalışmak zorundasın.You have to study French harder.
Tom bile bana yardım etmeye çalışmadı.Tom never even tried to help me.
Tom'un bugün çalışması gerekmiyor.Tom doesn't need to work today.
Tom'un daha çok çalışması gerekiyor.Tom needs to study harder.
Tom çalışmak zorunda değil.Tom doesn't have to study.
Pazar günleri çalışmak zorunda mısın?Do you have to work on Sundays?
Pazar günleri çalışmak zorunda mısınız?Do you have to work on Sundays?
Bu şartlar altında çalışmak imkansız.It's impossible to work in such circumstances.
O şeyi öldürmeye çalışmayacağım.I won't try to kill that thing.
Tom bir fabrikada çalışmak istiyor.Tom wants to work in a factory.
Tom bir fabrikada çalışmak istemiyor.Tom doesn't want to work in a factory.
İnsanlar çalışmalarını sunarken daha enerjik olmalılar.People need to be more energetic when they present their work.
Çalışmamız hemen hemen bitti.Our work is almost done.
Tom Mary'nin çalıştığı aynı hastanede çalışmak istiyor.Tom wants to work at the same hospital where Mary works.
Eğer onu yaparsan, o muhtemelen çalışmayı durdurur.If you do that, it'll probably stop working.
Esnek çalışma saatleri, çalışanları üretkenleştirir.Flexible work hours make employees more productive.
Siz insanlarla çalışmak bir zevkti.It was a pleasure working with you folks.
İngilizce çalışmak için neredeyse hiç vaktim yok.I have almost no time to study English.
Tom gerçeği saklamaya çalışmadı.Tom didn't try to hide the truth.
Tom geçen yıl bizim şirket için çalışmaya başladı.Tom began working for our company last year.
Mary kütüphanede çalışmayı seviyor.Mary likes to study in the library.
Tom'un yardımı olmadan bunu yapmaya çalışmamalıydık.We shouldn't have tried doing that without Tom's help.
Ben yüksek yönetim çalışmaları için nihayet yetenek sınavını geçtim.I finally passed the aptitude test for higher management studies.
Dürüst olmak gerekirse, seninle çalışmak istemiyorum.To be honest I don't wanna work with you.
Hepimiz birlikte çalışmalıyız.We should all work together.
Sorunu çözmeye çalışma tarzımız bir işe yaramadı.The way we tried to solve the problem didn't work.
Tom bugün çalışmak istiyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to want to study today.
Eğer bana yardım edemiyorsan, hiç olmazsa çalışmama izin ver.If you can't help me, at least let me work.
Kate'in kız torununun ağaçlar arasında çalışması gerekiyordu.Kate's granddaughter needed to study among the trees.
Annem çalışmakla meşgul.Mom is busy working.
Dışarıda çalışmayı sevmiyorum.I don't like working out.
Burada çalışmayı sevmiyorum.I don't like working here.
Tom neden Fransızca çalışmaya başladı?Why did Tom start studying French?
Bu aralar IT sertifikasyonlarına çalışmak için epey zaman harcıyorum.I've been spending a lot of time studying for IT certifications recently.
Şu sıralar BT sertifikasyonlarına çalışmaya çok vakit harcıyorum.I've been spending a lot of time studying for IT certifications recently.
Bu site Arapça çalışmak için uygun değil.This website is not suitable to study Arabic.
Parapsikoloji ESP dahil paranormal ve psişik fenomenler hakkında çalışmadır.Parapsychology is the study of paranormal and psychic phenomenons, including ESP.
Lütfen kaçmaya çalışma, çünkü düşmanının gözleri tetikte.Do not try to run away, please, because the eyes of your enemies are watchful.

İlgili Sayfalar