çalışma ile cümle

çalışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bizi kandırmaya çalışmayı bırak.Stop trying to fool us.
Onlar politik amaçlarına ulaşmak için sömürgeci güçlere yaranmaya çalışmaktadırlar.They are trying to cozy up to imperialist forces in order to achieve their political aims.
Çalışmayı sevmek mutluluk için anahtardır.Loving to work is the key to happiness.
Tom çalışma odasında ölü bulundu.Tom was found dead in his study.
Nasılsa altıya kadar çalışmam var.I've got practice till six anyway.
Beni zorlamaya çalışma!Don't try to force me!
Beni suçlu hissettirmeye çalışmayı bırak.Stop trying to make me feel guilty.
Beni suçlu hissettirmeye çalışmayı bırak!Stop trying to make me feel guilty!
Tom Mary'nin suçlamasını inkar etmeye çalışmadı.Tom didn't try to deny Mary's accusation.
Öf, yarınki test için çalışmak zorundayım.Ugh, I have to study for tomorrow's test.
Esperantistler dil eşitliği için çalışmaktadır.Esperantists work for language equality.
Esperanto konuşanları dil eşitliği için çalışmaktadır.Esperanto speakers work for language equality.
Çalışmalarımda çok başarılı olmayı umuyorum.I expect to be very successful in my studies.
Ben çok çalışmak zorunda olacağım.I'll have to work hard.
Yıllarca çalışmadım.I haven't worked for many years.
Yaşamak için çalış; çalışmak için yaşama!Work to live; don't live to work!
Ben gerçekten dışarıda çalışmayı seviyorum.I really love working out.
Çalışmanı izlemeyi seviyorum.I love watching you work.
Düşük bir maaş için çalışmaktansa işsiz olmamız daha iyi.Rather than working for a low salary, it is better for us to be unemployed.
İşsizliği çözmenin en iyi yolu çalışmaktır.The best way to solve unemployment is to work.
Geleceği öngörmeye çalışmayacağım.I won't try to predict the future.
Sadece bugün burada çalışmaya başladım.I just started working here today.
Ben Tom'un çalışmalarına aşinayım.I'm familiar with Tom's work.
Ben o zamandan beri çalışmadım.I haven't worked since then.
Bir çalışma günü hayatı 8 saat kısaltır.A working day shortens life by 8 hours.
Televizyon izlemeyi bırak ve ders çalışmaya başla.Stop watching TV and start studying.
Çalışmaya hazır mısın?Are you ready to work?
Tom çalışmak için hazırdı.Tom was ready to work.
Biz çok çalışmak zorundayız.We have to work hard.
Çalışmaya ya da ders çalışmaya ne zaman başlarsın?At what time do you start working or studying?
Yaklaşık dört hafta önce çalışmaya başladım.I started working about 4 weeks ago.
Bu kilo kaybı planını izlersen çalışmak garantidir.If you follow this weight loss plan, it's guaranteed to work.
Ben üniversitedeyken Latince çalışmayı severdim.When I was at university, I liked to study Latin.
Çalışmaya devam etmek zorundayız.We have to keep working.
Bugün çalışmana gerek yok.Today you don't need to work.
Bugün çalışman gerekmiyor.You don't need to work today.
Tom'a çalışmalarını daha ciddiye almalarını söyledim.I told Tom that he had to take his studies more seriously.
"Biyoloji" Yunanca bir sözcük, anlamı "canlı organizmaların çalışması."'Biology' is a Greek word that means 'the study of living organisms'.
Herkes beraber çalışmak zorunda.Everybody has to pitch in.
Arkadaşımın butiğinde çalışmak istiyorum.I work in the Boutique of my friend.
Ben bile cevap vermeye çalışmadım.I didn't even try to respond.
Biz sadece çok çalışmaya devam ettik.We just kept working hard.
Ne yazık ki, bu sadece elle yapılan çalışmaydı.Unfortunately, it was just manual work.
O, bir ölü köpeğin havlamak istediği kadar çok çalışmak istedi.He wanted to work as much as a dead dog wants to bark.
Tom henüz gerçekten çok fazla çalışmadı.Tom hasn't really tried very hard yet.
Tom ressam olarak çalışmaktadır.Tom works as a painter.
Tom direnmeye çalışmadı.Tom didn't try to resist.
Çalışma sizi özgür kılacak.Work shall set you free.
Tüm bilimsel çalışmalar eşit değildir.Not all scientific studies are equal.
Ben her zaman tarımda çalışmakla ilgileniyorum.I've always been interested in working in agriculture.
Trigonometri üçgenlerin uzunluklarını ve açılarını içeren ilişkileri çalışmaktadır.Trigonometry studies relationships involving lengths and angles of triangles.
Bu bir Amerikan çalışması için önerilen bir hipotezdir.This is a proposed hypothesis for an american study.
Bir otlakçı çalışma numarası yapmayan biridir.A bum is someone who doesn't pretend to work.
Mozart ve Schubert'in tematik ve motivik çalışmaları temel olarak oldukça benzer.The thematic and motivic works of Mozart and Schubert are basically quite similar.
Gerçekten çok çalışmak zorundasın.You've got to work really hard.
İsim takarak insanları küçümsemeye çalışmak hiç verimli değildir.Name-calling is never productive.
Tom oraya erken varmaya çalışmamız gerektiğini düşündüğünü söyledi.Tom said he thought we should try to get there early.
Latince öğrenmen çok çalışmayı gerektirdi mi?Did it require a lot of work for you to learn Latin?
Tom geçen pazartesi burada çalışmaya başladı.Tom started working here last Monday.
Saat kaçta çalışmaya başlıyorsunuz?At what time do you start work?

İlgili Sayfalar