çalışma ile cümle
çalışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Burada çalışmaya başlamadan önce nerede çalışıyordun?Where did you work before you started working here?
Ben Korece çalışmaya yeni başladım.I have just started to study Korean.
Tom, Meryem'i kendisiyle Fransızca çalışması için ikna etti.Tom persuaded Mary to study French with him.
Onun çalışmalarını eleştirirken henüz tecrübesiz olduğunu hesaba katmalısın.When you criticize his work, you should take into account his lack of experience.
Kimse seninle çalışmak istemiyor.Nobody wants to work with you.
Gayretli çalışma olmadan başarı mümkün değil.Success is not possible without diligent work.
Tom, çalışma odasına girip kapıyı kilitledi.Tom went to his study and locked the door.
Ders çalışmaktan keyif alıyor musun?Do you enjoy studying?
Ders çalışmaktan hoşlanır mısın?Do you enjoy studying?
Bir takım olarak çalışmamız gerekiyor.We need to work as a team.
Bir takım olarak çalışmalıyız.We need to work as a team.
Biz bir takımız, bireyler değil! Bir takım olarak çalışmamız gerekiyor.We're a team, not individuals! We need to work as a team.
Mümkün olduğu kadar çabuk çalışmak için elimizden geleni yapacağız.We'll do our best to work as quickly as possible.
Biri her zaman çalışmalı.One must always study.
Aşamalı olarak yap. Bir kerede tamamlamaya çalışma.Do it incrementally. Don't try to get it all done at once.
Tom, gece çalışmayı seviyor.Tom likes to work at night.
Bizi aldatmaya çalışma.Don't try to deceive us.
Tom çocuklarına bakması için Mary'yi ikna etmeye çalışmaktan vazgeçti.Tom gave up trying to persuade Mary to babysit his kids.
Hiç kimse Tom'la çalışmayı sevmiyor.Nobody likes to work with Tom.
Ben genellikle çalışmak için bir kravat takmam.I don't usually wear a tie to work.
Birlikte çalışmak zorundasınız.You've got to work together.
Bu şekilde çalışmaya alışkın değilim.I'm not used to this kind of work.
Daha okunaklı yazmaya çalışman lazım.You should try to write more legibly.
Daha okunaklı yazmaya çalışmalısın.You should try to write more legibly.
Tom çocuklarına çalışmanın değerini öğretmek istiyor.Tom wants to teach his children the value of work.
Babam bize çalışmanın değerini öğretmeye çalıştı.My father tried to teach us the value of work.
Özellikle çalışmak istediğin bir şeyler var mı?Is there something in particular that you want to study?
Seninle çalışmak zordur.It's difficult to work with you.
İnşaat çalışması sona eriyor.The construction work is coming to an end.
Çalışmanızı bu dergiye gönderdiğiniz için teşekkürler.Thank you for submitting your work to this journal.
Oyun teorisi, stratejik karar alma çalışmasıdır.Game theory is the study of strategic decision making.
Çoğu kişi geçimleri için çalışmak zorunda.Most people have to work for their livelihood.
TV izlemeyi kes ve ders çalışmaya başla!Stop watching TV and start studying!
Ben yaşamak için çalışırım ama çalışmak için yaşamam.I work to live, but I don't live to work.
Kimse çalışmak istemez.Nobody wants to work.
Ilona bir işaret dili tercümanı olarak çalışmaktadır.Ilona works as a sign language interpreter.
Sivrisinek ısırıklarını kaşımaya çalışmamalısın.You should try not to scratch your mosquito bites.
Evin içindeki herkesi almaya çalışman gerekiyor.We need to try to get everybody inside the house.
Çalışma her şeyi mümkün yapar.Work makes everything possible.
Daha yoğun ve etkili çalışmamız gerekiyor.We need to work more intensively and effectively.
Biri çok çalışmazsa başarılı olamaz.One cannot be successful if one does not work hard.
Kimsenin sizinle çalışmak istememesinin nedeni bu.That's why no one wants to work with you.
Bu gece biraz daha erken yatmaya çalışmalısın.You should try to get to bed a bit earlier tonight.
Bugün daha fazla çalışmayacağım.I am not going to work more today.
Çalışmam gerektiği kadar çok çalışmıyorum.I don't study as much as I should.
Ailemin çalışmam gerektiğini söylediği kadar çok çalışmıyorum.I don't study as much as my parents tell me I should.
Aslında domuzlar çalışmadı fakat diğerlerini yönetti ve denetledi.The pigs did not actually work, but directed and supervised the others.
Başvurumda ne kadar süre çalışmak istediğimi belirtiyorum.In my application I indicate how long I want to work.
Ben onu o şekilde yapmaya çalışmadım.I haven't tried doing it that way.
Ben çalışmaktan zevk alırım.I enjoy working.
Yaptığım her şeyi telafi etmek için bir gönüllü olarak çalışmak istiyorum.I want to work as a volunteer to make amends for everything I've done.
Hafta sonları çalışma düşüncesinden hoşlanmıyorum.I don't like the idea of working on the weekends.
Ben gerçekten sıkı çalışmak zorundayım.I have to study really hard.
Hafta sonlarında çalışmayı sevmiyorum.I don't like working on weekends.
Keşke bu hafta sonu çalışmak zorunda olmasam.I wish I didn't have to work this weekend.
Çalışmaya başlayalım.Let's start working.
Bilgisayar otomatik sistem güncellemeden sonra çalışmayı durdurdu.The computer stopped working after an automatic system update.
Benim için çalışmayı düşünüyor musun?Do you think you work for me?
Üniversiteyi kendi yolumla kazandım. Şimdi bir şampiyon gibi çalışma zamanı.I've won my way into University. Now it's time to study like a champ.
Sadece çalışmaya başla.Just start working.