çalışma ile cümle

çalışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Onun için çalışmayacağım.I'll never work for him.
Onları bulmaya çalışmak zorundayım.I've got to try to find them.
Onu bulmaya çalışmak zorundayım.I've got to try to find him.
Onu rahatsız etmeye çalışma.Try not to disturb her.
Onları ikna etmeye çalışmak zorundaydım.I had to try to convince them.
Onu ikna etmeye çalışmak zorundaydım.I had to try to convince him.
Onları yakalamaya çalışmak zorundayım.I've got to try to catch them.
Onu yakalamaya çalışmak zorundayım.I've got to try to catch him.
Neden onu aramaya çalışmadın?Why didn't you try calling her?
Tom çalışmak için hazır.Tom is ready to work.
Tom'a yardım etmeye çalışmamız gerektiğini biliyordum.I knew we should've tried to help Tom.
Tom'a yardım etmeye çalışmalıyım.I should try to help Tom.
Tom'a yardım etmeye çalışmalıyız.We should try to help Tom.
Tom için asla çalışmayacağız.We'll never work for Tom.
Tom için çalışmayız.We don't work for Tom.
Çalışmaktan o kadar meşguldüm ki Tom'u tamamen unuttum.I was so busy working that I completely forgot about Tom.
Daha çok çalışmamız gerektiğini biliyordum.I knew we should've tried harder.
Sanırım Tom'u biraz daha çok çalışması için teşvik etmeliyiz.I think we need to encourage Tom to study a little harder.
Tom'un annesi Tom'u çalışması için sürekli teşvik etti.Tom's mother constantly encouraged him to study.
Tom Mary'ye daha sıkı çalışmasını söyledi.Tom told Mary to study harder.
Tom hiç çalışmadı ama yine de testi geçti.Tom didn't study at all, but he passed the test anyway.
Tom'un tekrar kendini öldürmeye çalışması mümkündür.There's a chance that Tom might try to kill himself again.
Tom bile Mary'ye yardım etmeye çalışmadı.Tom didn't even try to help Mary.
Ben hafta sonu çalışmam.I don't work on the weekend.
Tom para çalmaya çalışmak için şirketin sistemine girdi.Tom hacked into the company's system to try to steal money.
Tom kendini savunmaya çalışmadı bile.Tom didn't even try to defend himself.
Dan, Linda için çalışmaya devam etmeyi reddetti.Dan refused to continue working for Linda.
Tom futbol takımının bir üyesi olduktan sonra çalışmalarını ihmal etmeye başladı.Tom started slighting his studies after he became a member of the football team.
Ben çalışmayı yaptım.I have done the work.
Annem bana çok çalışmamamı söyledi.My mother told me not to study so hard.
Tom Mary ile çalışmayı reddetti.Tom refused to work with Mary.
Onunla konuşmaya çalışmalı mıyım?Should I try to talk to him?
Dan doğru şeyi yapmaya bile çalışmadı.Dan didn't even try to do the right thing.
Dan o duyguyu gizlemeye bile çalışmadı.Dan didn't even try to hide that feeling.
Dan bile kilo vermeye çalışmadı.Dan didn't even try to lose weight.
Dan bile neyin yanlış olduğunu bulmaya çalışmadı.Dan didn't even try to find out what was wrong.
Dan İspanyolca bile çalışmadı.Dan didn't even study Spanish.
Tom neyin yanlış olduğunu bulmaya çalışmadı.Tom didn't try to find out what was wrong.
Tom neyin yanlış olduğunu bulmak için çok çalışmadı.Tom didn't try very hard to find out what was wrong.
Çalışmaya çalıştığımızı göremiyor musun?Can't you see we're trying to work?
Çalışmaya başlamak zorundayım.I have to get to work.
Bu çalışmanın olasılıkları nedir?What are the odds of this working?
Patronum gece geç saatlere kadar çalışmamı istiyor.My boss wants me to work late tonight.
Tom'la konuşmaya çalışmam gerekiyor mu?Should I try to talk to Tom?
Neden Tom'u durdurmaya çalışmadın?Why didn't you try and stop Tom?
Belki de Tom'a yardımcı olmaya çalışmalıydık.Perhaps we should've tried helping Tom.
Sanırım Tom'a yardımcı olmaya çalışmalıyız.I think we should try to help Tom.
Ne zaman Tom için çalışmaya başladın?When did you start working for Tom?
Tom için ne kadar süredir çalışmaktasın?How long have you worked for Tom?
Bugün çalışmayacak mısın?Aren't you going to work today?
Bu defa çalışmak zorunda.It's got to work this time.
Tom çalışması gerektiği kadar çok çalışmaz.Tom doesn't study as hard as he should.
Her şey mükemmel çalışma düzeni içinde.Everything is in perfect working order.
Lütfen beni bulmaya çalışma.Please don't try to find me.
Tom çok çalışmaz.Tom doesn't study a lot.
Onlar sana geç saatlere kadar çalışmak için ekstra para ödüyorlar mı?Are they paying you extra to work late?
Belki Tom geç saatlere kadar çalışmak zorundaydı.Maybe Tom had to work late.
Onu tutmaya çalışmamı ister misin?Would you like me to hold onto it?
Belki de Tom'un yardımı olmadan bunu yapmaya çalışmamız gerekmiyor.Perhaps we shouldn't be trying to do this without Tom's help.
Tom Mary'yi Fransızca çalışmaya başlaması için ikna etti.Tom convinced Mary to start studying French.

İlgili Sayfalar