çalışma ile cümle

çalışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Seni kandırmaya çalışmadım.I wasn't trying to trick you.
Pazar günleri çalışman gerekiyor mu?Do you need to work on Sundays?
O, iki yıl boyunca Çin'de çalışmak istiyor.He wants to work in China for two years.
Sınavı geçmek istiyorsan ciddi olarak çalışmalısın.You should study seriously if you want to pass the exam.
Sınavı geçmek istiyorsanız, ciddi bir şekilde çalışmalısınız.You should study seriously if you want to pass the exam.
O, takım çalışmasını sever.She likes teamwork.
Yapacak biraz çalışmam var.I've got some studying to do.
Biz hepimiz birlikte çalışmamız gerek. Aynı takımdayız.We all need to work together. We're on the same team.
Her gün İngilizce çalışmalıyız.We must study English every day.
Sakin olan çalışma odasında konuşalım.Let's talk in the study where it's quiet.
Bu konuda birlikte çalışmamıza ne dersin?What do you say we work on this together?
Çalışmak için yeterince iyi olduğundan emin misin?Are you sure you're well enough to work?
Arabam çalışmadı.My car wouldn't start.
Benim için çalışmaktan hoşlanacaksın.You're going to like working for me.
Benim için çalışmaktan hoşlanacaksınız.You're going to like working for me.
Eğlenmeye çalışmalısın.You should try to enjoy yourself.
Bunun çalışma yöntemi bu değil.That's not how it works.
O bilgisayar çalışmayabilir.That computer might not work.
Neden çalışmak zorundayım?Why do I have to work?
Bir önceki treni yakalamaya çalışmak isteyebilirsin.You might want to try to catch an earlier train.
Tom yarın çalışmak zorunda.Tom has to work tomorrow.
Tom'a yardım etmeye çalışmalısın.You should try to help Tom.
Tom'la çalışmak zorunda kalacak mıyım?Am I going to have to work with Tom?
Neden Tom'la çalışmak zorundayım?Why do I have to work with Tom?
Sanırım bugün geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalabilirim.I think I may have to work late today.
Gelecek testten önce biraz daha çalışmak isteyebilirsin.You might want to study a little harder before the next test.
Tom bir süper markette çalışmaktadır.Tom works at a supermarket.
Yaklaşık üç yıl süren yoğun çalışmadan sonra Tom Fransızcada çok akıcı oldu.Tom became fairly fluent in French after about three years of intense study.
Tom çalışmalarını ihmal etti.Tom neglected his studies.
Arabanın neden çalışmadığını anladım.I found out why the car wouldn't start.
Tom'un esnek bir çalışma programı var.Tom has a flexible schedule.
Tom'un sıkı bir çalışma programı var.Tom has a tight schedule.
Tom üç aydır çalışmadı.Tom hasn't worked in three months.
Bana yardım etmeye çalışma.Don't try to help me.
Tom artık burada çalışmak istemiyor.Tom doesn't want to work here anymore.
Uyanık kalmaya çalışmak zorundasın.You have to try to stay awake.
Tom bir marangoz olarak çalışmaya başladı.Tom has started working as a carpenter.
Bu şirket, işçilerinin evden çalışmalarına imkan veriyor.This company allows its workers to work from home.
Tom bir limuzin sürücüsü olarak çalışmak istiyordu.Tom wanted to work as a limousine driver.
Tom bile kaçmaya çalışmadı.Tom didn't even try to escape.
Hiç Fransızca çalışmayı düşündün mü?Have you ever thought about studying French?
Tom elinden geldiği kadar hızlı olarak çalışmaktadır.Tom is working as fast as he can.
Akşam yemeğinden sonra çalışmaktan nefret ederim.I hate working after dinner.
Tom çalışmak isteyip istemediğini hâlâ bilmiyor.Tom still doesn't know whether or not he wants to study.
Tom çok çalışmaya alışkın.Tom is accustomed to working hard.
Tom çok çalışmak zorunda.Tom has to study hard.
Tom, Mary'ye daha sıkı çalışmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to study harder.
Neden Tom burada çalışmaktan vazgeçti.Why did Tom stop working here?
O çok çalışma sayesinde zengin oldu.She became wealthy thanks to hard work.
Tom çalışmalarının arkasında.Tom is behind in his studies.
Tom çalışmalarıyla endişeli.Tom is preoccupied with his studies.
Tom yarın burada çalışmaya başlayacak.Tom is going to start working here tomorrow.
Cep telefonları hava saldırısı sığınağında çalışmaz.Cellphones do not work in the air-raid shelter.
Tom işe gitmeden önce bahçede çalışmayı sever.Tom likes to work in the garden before going to work.
Bir sarhoşu ikna etmeye çalışmak imkansızdır.It's impossible to reason with a drunk.
Tom geceleri çalışmayı tercih eder.Tom prefers studying at night.
Tom Mary'nin çalışmayı bırakmasını istedi.Tom asked Mary to stop working.
Tom, Fransızca çalışmaya başladı.Tom has started studying French.
Bu hassas soruyu çok dikkatli şekilde çalışmamız gerek.We need to study this delicate question very carefully.
Dosya kurtarmaya çalışmadan önce dosya adını hatırlayın.Recall the filename before you try to perform file recovery.

İlgili Sayfalar