çalışma ile cümle
çalışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bilgisayarım aniden çalışmayı durdurdu.My computer suddenly stopped working.
Çalışmak utanç verici değildir.Work isn't shameful.
O, iki işte çalışmaya başladıktan sonra o onu çok görmedi.I did not see her much after she started working two jobs.
Şimdi bir kahraman olmaya çalışma.Don't try to be a hero now.
Boston'da çalışmayı seviyor musun?Did you like working in Boston?
Sizinle çalışmak güzeldi.It was good working with you.
Beni neşelendirmeye çalışmaktan vazgeç.Stop trying to cheer me up.
Tom'u bulmaya çalışmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.We'll never stop trying to find Tom.
Tom 15 yaşında çalışmaya başladı.Tom went to work at fifteen.
O, gerçeği gizlemeye çalışmadı.She didn't try to hide the truth.
Gitmemiz ve Tom'u bulmaya çalışmamız gerekiyor mu?Should we go and try to find Tom?
Çok çalışmak zorundasın.You have to study hard.
McDonald's'da çalışmak zor mudur?Is it tough working at McDonald's?
Benimle kavga çıkarmaya çalışmaktan vazgeç.Stop trying to pick a fight with me.
Bu şarkıyı bilmiyorsun, bu yüzden birlikte söylemeye çalışma.You don't know this song, so don't try to sing along.
Gerçekten dinlenmeye çalışman gerektiğini düşünüyorum.I really think you should try to relax.
Çalışmaya çalışıyorum.I'm trying to work.
Çalışmak için hala bir araca ihtiyacım var.I still need a ride to work.
O Avrupa Komisyonu için çalışmalıdır.He should work for the European Commission.
Sorunu düzeltmeye çalışmadan önce ne kadar uzun beklersek o kadar kötü olur.The longer we wait before trying to correct the problem, the worse it's going to get.
Fırınının çalışmadığını biliyor muydun?Did you know that your oven doesn't work?
Beni anlamaya çalışmalısınız.You must try to understand me.
Üniversiteye girmek için çok çalışmalısın.You should study hard in order to enter university.
Hastalık nedeniyle çalışmalarımda çok geri kaldım, yetişmek için çok çalışmam gerekiyor.I missed a lot of work through illness, so I've a lot of catching up to do.
Bana bilgiçlik taslamaya çalışma.Don't try to bullshit me.
Tom'la çalışmaktan zevk aldım.I enjoyed working with Tom.
O projede Tom ile çalışmaktan zevk aldım.I enjoyed working with Tom on that project.
Boston'da geçen hafta Tom ile çalışmaktan zevk aldım.I enjoyed working with Tom last week in Boston.
Ben bir şirkette çalışmak istiyorum.I want to work in a company.
Rahat bir sandalyede otururken çalışmak daha kolaydır.It is easier to study when you are sitting in a comfortable chair.
Pencereden dışarı bakma, çalışmana odaklan.Don't look out the window, focus on your studies.
Tom burada çalışmaya başlayacak gibi görünüyor.It looks like Tom is going to start working here.
Artık sizinle çalışmayacağım.I'm not going to be working with you anymore.
Tom geç saatlere kadar çalışmak istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to work late.
Fransızca çalışmaya başlamaya karar verdim.I've decided to start studying French.
Tom ile çalışmak biraz zor olabilir.Tom can be a little difficult to work with.
Tom çalışmak için her zaman bir kravat takmaz.Tom doesn't always wear a tie to work.
Tom onunla çalışmamı istiyor.Tom wants me to work with him.
Üzerinde çalışmam gereken bir raporum var.I have a report I need to work on.
Tom daha çok çalışmak zorunda kalacak.Tom is going to have to study harder.
Bu gece gerçekten çalışmam gerekiyor.I really need to study tonight.
Seninle Fransızca çalışmak istediğimi sanmıyorum.I don't think I want to study French with you.
Çalışmak için çok yorgunuz.We're too tired to study.
Biz projeyi tamamlamak için çok çalışmalıyız.We must work hard to complete the project.
Matematik çalışmak zorundayım.I have to study mathematics.
İster Tom'dan hoşlan istersen hoşlanma, hâlâ onunla çalışmak zorundasın.Whether you like Tom or not, you still have to work with him.
Tom'un canı gerçekten çalışmak istemiyordu.Tom didn't really feel like working.
Tom'un canı çalışmak istemiyordu.Tom didn't really feel like studying.
Bizi kandırmaya çalışma.Don't try to trick us.
Ne zaman burada çalışmaya başladın?When did you start working here?
Tom kömür madenlerinde çalışmak istemiyordu, bu nedenle kente taşındı.Tom didn't want to work in the coal mines, so he moved to the city.
Tüm edebi ve sanatsal çalışmaların kaynağı, tatmin edilmemiş libidodur.Unsatisfied libido is responsible for producing all art and literature.
Yağmur durduğunda çalışmaya devam edeceğim.I will begin to work when it stops raining.
Çalışmaya başlamak için hazır mısınız?Are you ready to start working?
Burada çalışmayı bırakmanı istemiyorum.I don't want you to quit working here.
Tom, ders çalışmak için çok yorgun olduğunu söylüyor.Tom says that he's too tired to study.
Arkadaşım çalışmak için kütüphaneye gider.My friend goes to the library to study.
Bir çocukla mantık ekseninde konuşmaya çalışmak zaman kaybı.It's a waste of time to reason with a child.
Burada çalışmayı seviyor musun?Do you like working here?
Artık çalışmaya ihtiyacım yok.I no longer need to work.