Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Contro la selce l'uomo porta la mano, sconvolge le montagne
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.De mens weet hoe hij een harde rots kapot kan krijgen en tot in de fundamenten van een berg kan doordringen.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.El hombre extiende su mano hacia el pedernal, y trastorna de raíz las montañas
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Ja, där bär man hand på hårda stenen; bergen omvälvas ända ifrån rötterna.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.사람이 굳은 바위에 손을 대고 산을 뿌리까지 무너뜨리며
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.K škřemeni vztahuje ruku svou, a z kořene převrací hory.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.L`homme porte sa main sur le roc, Il renverse les montagnes depuis la racine;
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Loài người tra tay trên hòn đá cứng, Ðánh đổ các núi từ nơi nền của nó.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Loài_người tra tay_trên hòn đá cứng , Ðánh đổ các núi từ nơi nền của nó .
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Na krzemieó ściągnął rękę swoję, wywrócił góry z korzenia;
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.O homem estende a mão contra a pederneira, e revolve os montes desde as suas raízes.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Omul îşi pune mîna pe stînca de cremene, şi răstoarnă munţii din rădăcină.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Orang menggali dalam batu yang betapa pun kerasnya, dibongkarnya gunung sampai pada akarnya
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.På den hårde sten legger de sin hånd, de velter hele fjell om fra grunnen av.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.På Flinten lægger man Hånd og omvælter Bjerge fra Roden;
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Siellä käydään käsiksi kovaan kiveen, ja vuoret mullistetaan juuriaan myöten.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Trdega kamena se loti človek z roko svojo, izpodkopava gore od dna;
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.veti kezét [az ember] a kovakõre, a hegyeket tövükbõl kiforgatja.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Εκτεινει την χειρα αυτου επι τον σκληρον βραχον ανατρεπει τα ορη απο της ριζης.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.На гранит налагает он руку свою, с корнем опрокидывает горы;
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Човекът простира ръката си върху канарите, Превръща планините из корен.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.בחלמיש שלח ידו הפך משרש הרים׃
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.الى الصوان يمد يده. يقلب الجبال من اصولها.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.人 伸 手 鑿 開 堅 石 、 傾 倒 山 根
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.人 伸手 鑿開堅石 、 傾倒 山根
Mr. Marvel'ın, torna, karmaşık bir yolu izlemek, havaya bir çakmaktaşı pislik gördüm미스터 마블, 터닝은 복잡 경로를 추적, 공중에 부싯돌 바보를보고
Mr. Marvel'ın, torna, karmaşık bir yolu izlemek, havaya bir çakmaktaşı pislik gördümورأى السيد مارفيل ، وتحول ، والصوان النطر في الهواء ، تتبع مسار معقد ،
Mr. Marvel'ın, torna, karmaşık bir yolu izlemek, havaya bir çakmaktaşı pislik gördüm現時点ではハングし、ほとんど目に見えない速さで彼の足元に羽織る。
- O, bu yüzden serseri sonsuz çakmaktaşı yıpranacaktır bir ayak ışık:- O, begitu ringan kaki Will ne'er aus batu yang kekal:
- O, bu yüzden serseri sonsuz çakmaktaşı yıpranacaktır bir ayak ışık:- ¡Oh, así que la luz de un pie Voluntad nunca llevar a cabo la piedra eterna
- O, bu yüzden serseri sonsuz çakmaktaşı yıpranacaktır bir ayak ışık:- O, in modo leggero un piede Will mai indossare la selce eterna:
- O, bu yüzden serseri sonsuz çakmaktaşı yıpranacaktır bir ayak ışık:- O, joten kevyt jalka tulee kulkumiesten kuluvat iankaikkinen Flint:
- O, bu yüzden serseri sonsuz çakmaktaşı yıpranacaktır bir ayak ışık:- O를, 그래서 않다는 영원한 플린트를 착용하는 발을 라이트 :
- O, bu yüzden serseri sonsuz çakmaktaşı yıpranacaktır bir ayak ışık:- O, lumină astfel încât un picior Va ne'er uza cu piatră veşnică:
- O, bu yüzden serseri sonsuz çakmaktaşı yıpranacaktır bir ayak ışık:- Ó, olyan könnyű egy láb Will semmire elhasználódik az örök kő:
- O, bu yüzden serseri sonsuz çakmaktaşı yıpranacaktır bir ayak ışık:- O, para que a luz um pé Will ne'er desgastar a pedra eterna:
- O, bu yüzden serseri sonsuz çakmaktaşı yıpranacaktır bir ayak ışık:- O, så lätt en fot Kommer drönarna slits den eviga Flint:
- O, bu yüzden serseri sonsuz çakmaktaşı yıpranacaktır bir ayak ışık:- O, så lys en fod vil ne'er slidt den evige flint:
- O, bu yüzden serseri sonsuz çakmaktaşı yıpranacaktır bir ayak ışık:- O, si léger Foot ne'er s'usent le silex éternelle:
- O, bu yüzden serseri sonsuz çakmaktaşı yıpranacaktır bir ayak ışık:- O, so leicht, einen Fuß Will nie zu erhöhtem Verschleiß der ewigen Feuerstein:
- O, bu yüzden serseri sonsuz çakmaktaşı yıpranacaktır bir ayak ışık:- O tak, lekkie stopy Czy partacz zużyciu wieczne krzemienia:
- O, bu yüzden serseri sonsuz çakmaktaşı yıpranacaktır bir ayak ışık:- O, tako lahek nogo Will Nikoli obrabijo večno trdinke:
- O, bu yüzden serseri sonsuz çakmaktaşı yıpranacaktır bir ayak ışık:- O, vì vậy ánh sáng một chân ne'er mòn đá lửa đời đời:
- O, bu yüzden serseri sonsuz çakmaktaşı yıpranacaktır bir ayak ışık:- O, zo licht een voet zal nietsnut slijten de eeuwige vuursteen:
- O, bu yüzden serseri sonsuz çakmaktaşı yıpranacaktır bir ayak ışık:-- O ، وعلى ضوء ذلك هل قدم ne'er تبلى والصوان الأبدية :
- O, bu yüzden serseri sonsuz çakmaktaşı yıpranacaktır bir ayak ışık:- Ο, φως έτσι ένα πόδι Θα άχρηστος φθείρουν την αιώνια πυριτόλιθου:
- O, bu yüzden serseri sonsuz çakmaktaşı yıpranacaktır bir ayak ışık:- О, такая легкая нога никогда изнашиваются вечную кремень:
- O, bu yüzden serseri sonsuz çakmaktaşı yıpranacaktır bir ayak ışık:- О, толкова лек крак никога носят вечното кремък:
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.hvæssede er dets Pile, alle dets Buer spændte; som Flint er Hestenes Hove, dets Vognhjul som Hvirvelvind.
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.그들의 살은 날카롭고 모든 활은 당기어졌으며 그 말굽은 부싯돌같고 차 바퀴는 회리바람 같을 것이며
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.Nyilai élesek, és minden õ kézívei felvonvák, lovai körme, miként a kova, és kerekei mint a forgószél;
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.Tên của họ đã nhọn , cung đã giương ; vó ngựa cứng dường đá , bánh_xe như gió_lốc .
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.Tên của họ đã nhọn, cung đã giương; vó ngựa cứng dường đá, bánh xe như gió lốc.
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.стрелы его заострены, и все луки его натянуты; копыта коней егоподобны кремню, и колеса его – как вихрь;
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.אשר חציו שנונים וכל קשתתיו דרכות פרסות סוסיו כצר נחשבו וגלגליו כסופה׃
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.الذين سهامهم مسنونة وجميع قسيهم ممدودة. حوافر خيلهم تحسب كالصوان وبكراتهم كالزوبعة.
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.他 們 的 箭 快 利 、 弓 也 上 了 弦 . 馬 蹄 算 如 堅 石 、 車 輪 好 像 旋 風
Okları sivri, yayları kuruludur. Atlarının toynakları çakmaktaşı, arabalarının tekerlekleri kasırga gibidir.他 們 的 箭快利 、 弓也 上了弦.馬蹄 算 如 堅石 、 車輪 好像 旋風
Onlara öğreteceklerinin eski bilgi olması önemsiz, çünkü yaptığınız şey kıvılcımı çakmak olacak.A nezáleží na tom, jestli to, co je naučí je zastaralé, protože v prvé řadě jde o roznícení zájmu.
Onlara öğreteceklerinin eski bilgi olması önemsiz, çünkü yaptığınız şey kıvılcımı çakmak olacak.Cela n'a pas d'importance si ce qu'ils enseignent est dépassé.