- Sadece bir çakmak.
- It's just a lighter.
Bu resmi çakmakla yak.
Burn this picture with a lighter.
Kesinlikle aynı çakmaktı.
It was definitely the same Iighter.
O, bir çakmakla oynuyordu.
He was playing with a lighter.
Çakmaktan daha iyi değiliz.
We're no better than the Iighter.
Bana bir çakmak verir misin?
Will you give me a light?
Tom cebinden bir çakmak çıkarttı.
Tom pulled a cigarette lighter from his pocket.
Eğer istersen, cebimde çakmak var.
I have a lighter in my pocket if you need one.
Adam bir çakmakla bir sigara yaktı.
The man lit a cigarette with a lighter.
Ben bitirdim. "Üçüncü çakmaktaşı düştü.
I'm done." The third flint fell.
İnsanlar devamlı çakmaklarını kaybeder.
People Iose Iighters all the time.
Çakmaklı olanlarına “Tekir” adı verilir.
They have firearms technologies called Gears.
çakmak çakmak ile daha fazla örnek cümle →