çakıl ile cümle
çakıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kaldırımlar çakıltan, yağmur yağdığında sel alır. Fakat onlar yeşil.Chodníky sú štrkové, síce sa zaplavujú, keď prší, ale sú zelené.
Kaldırımlar çakıltan, yağmur yağdığında sel alır. Fakat onlar yeşil.De trottoirs zijn kiezels, ze lopen onder als het regent, maar ze zijn groen.
Kaldırımlar çakıltan, yağmur yağdığında sel alır. Fakat onlar yeşil.Die Gehsteige sind aus Kies, sie werden überflutet, wenn es regnet, aber sie sind grün.
Kaldırımlar çakıltan, yağmur yağdığında sel alır. Fakat onlar yeşil.Il marciapiede è la ghiaia, quando piove si allagano, ma sono verdi.
Kaldırımlar çakıltan, yağmur yağdığında sel alır. Fakat onlar yeşil.Les trottoirs sont en gravier, ils débordent quand il pleut, mais ils sont verts.
Kaldırımlar çakıltan, yağmur yağdığında sel alır. Fakat onlar yeşil.Os passeios são de cascalho, encharcam quando chove, mas são ecológicos.
Kaldırımlar çakıltan, yağmur yağdığında sel alır. Fakat onlar yeşil.Son de grava y se inundan cuando llueve, pero son verdes.
Kaldırımlar çakıltan, yağmur yağdığında sel alır. Fakat onlar yeşil.Trotoarnya adalah kerikil, ketika hujan akan banjir, tapi semuanya hijau.
Kaldırımlar çakıltan, yağmur yağdığında sel alır. Fakat onlar yeşil.Trotuarele sunt din pietriș, se inundă când plouă, dar sunt verzi.
Kaldırımlar çakıltan, yağmur yağdığında sel alır. Fakat onlar yeşil.Vệ đường là những hàng sỏi, chúng sẽ bị cuốn đi khi trời mưa, nhưng chúng hoàn toàn "xanh".
Kaldırımlar çakıltan, yağmur yağdığında sel alır. Fakat onlar yeşil.Τα πεζοδρόμια είναι από χαλίκι, πλημμυρίζουν όταν βρέχει, τουλάχιστον όμως είναι πράσινα.
Kaldırımlar çakıltan, yağmur yağdığında sel alır. Fakat onlar yeşil.Дорожки сделаны из гравия, он затапливается во время дождя, но зато это экологично.
Kaldırımlar çakıltan, yağmur yağdığında sel alır. Fakat onlar yeşil.Тротоарите са от чакъл, наводняват се при дъжд, но са екологични.
Kaldırımlar çakıltan, yağmur yağdığında sel alır.Jsou tu štěrkové cesty.
Kaldırımlar çakıltan, yağmur yağdığında sel alır.인도는 자갈로 되어 있습니다. 비가 오면 물이 넘치기도 하지만
Kaldırımlar çakıltan, yağmur yağdığında sel alır.אין מדרכות.
Kaldırımlar çakıltan, yağmur yağdığında sel alır.الأرصفة من الحصى التي تظهر عندما تمطر
Kaldırımlar çakıltan, yağmur yağdığında sel alır.でも これが自然のままということです
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.Akarnya membelit batu-batu di tanah; melilit kuat, ia tak mudah goyah
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.as suas raízes se entrelaçam junto ao monte de pedras; até penetra o pedregal.
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.Gyökerei átfonódnak a kõhalmon; átfúródnak a szikla-rétegen.
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.Hänen juurensa kietoutuvat kiviroukkioon, hän kiinnittää katseensa kivitaloon.
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.Il entrelace ses racines parmi les pierres, Il pénètre jusque dans les murailles;
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.îşi împleteşte rădăcinile printre pietre, pătrunde pînă în ziduri.
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.i Stendynger fletter hans Rødder sig ind, han hager sig fast mellem Sten;
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.그 뿌리가 돌 무더기에 서리어서 돌 가운데로 들어 갔을지라도
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.kring stenröset slingra sig hans rötter, mellan stenarna bryter han sig fram.
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.Nad ródłem splątają się korzenie jego, i na miejscu kamienistem rozkłada się.
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.na hŕbe skál sú pozapletané jeho korene, a hľadí po dome kamenia.
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.om en stenrøs slynger sig hans røtter, mellem stener trenger han sig frem.
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.po kupu kamenja razvija svoje korenine, navzgor se oklepa hiše kamenene.
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.Při vrchovišti kořenové jeho hustě rostou, i na místech skalnatých rozkládá se.
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.Rễ nó quấn trên đống đá , Nó mọc xỉa ra giữa đá sỏi ;
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.Rễ nó quấn trên đống đá, Nó mọc xỉa ra giữa đá sỏi;
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.Seine Saat steht dick bei den Quellen und sein Haus auf Steinen.
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.sul terreno sassoso s'intreccino le sue radici, tra le pietre attinga la vita
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.Sus raíces se entretejen sobre un montón de piedras, y vive entre los pedregales
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.Zijn wortels houden zich stevig vast aan een hoop stenen en werken zich tussen die stenen door.
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.Αι ριζαι αυτου περιπλεκονται εις τον σωρον των λιθων, και εκλεγει τον πετρωδη τοπον.
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.в кучу камней вплетаются корни его, между камнями врезываются.
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.Корените му се сплитат в грамадата камъни; Той гледа на камъните като дом;
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.על גל שרשיו יסבכו בית אבנים יחזה׃
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.واصوله مشتبكة في الرجمة فترى محل الحجارة.
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.他 的 根 盤 繞 石 堆 、 扎 入 石 地
Kökleri taş yığınına sarılır, Çakılların arasında yer aranır.他 的 根盤繞 石堆 、 扎入 石地
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.A vbiji jej jako hřebík v místě pevném, a bude stolicí slávy domu otce svého.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.E fixá-lo-ei como a um prego num lugar firme; e será como um trono de honra para a casa de seu pai.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Îl voi împlînta ca pe un drug într'un loc tare, şi va fi un scaun de slavă pentru casa tatălui său.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.In zabijem ga kakor klin na trdnem mestu, in za časten prestol bode očetovi hiši svoji.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.I wbiję go jako gwóźdź na miejscu pewnem, a będzie stolicą chwały domu ojca swego.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Jeg fæster ham som en Nagle på et sikkert Sted, og han skal blive til Hæder for sit Fædrenehus.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Je l`enfoncerai comme un clou dans un lieu sûr, Et il sera un siège de gloire pour la maison de son père.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.못이 단단한 곳에 박힘 같이 그를 견고케 하리니 그가 그 아비 집에 영광의 보좌가 될 것이요
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Lo conficcherò come un paletto in luogo solido e sarà un trono di gloria per la casa di suo padre
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Minä lyön hänet vaarnaksi vahvaan paikkaan, ja hän tulee kunniaistuimeksi isänsä suvulle.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Og jeg vil feste ham som en nagle på et sikkert sted, og han skal bli et æressete for sin fars hus.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.S beverem õt, mint szeget erõs helyre, és lészen dicsõséges székül az õ atyja házának;
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Ta sẽ đóng nó xuống như đinh đóng nơi vững chãi; và nó sẽ trở nên một ngôi vinh hiển cho nhà cha mình.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Ta sẽ đóng nó xuống như đinh đóng nơi vững_chãi ; và nó sẽ trở_nên một ngôi vinh_hiển cho nhà cha mình .
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak."'Yo lo clavaré como estaca en lugar firme, y será un trono de honra para la casa de su padre