çadır ile cümle
çadır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaMă aşteptam să fie incoerent, dar, în realitate, el a intrat în cort şi mi-a zis:
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaMi aspettavo di trovarlo incoerente, invece, entrando in tenda mi disse:
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaOčakával som, že bude pomätený, ale v skutočnosti vošiel do stanu a povedal mi:
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaSądziłem, że będzie nieprzytomny, ale wręcz przeciwnie - wszedł i powiedział:
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaTôi đang nghĩ anh sẽ khó nói mạch lạc, nhưng thực tế, anh bước vào lều và hỏi tôi
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaYo lo esperaba incoherente, pero de hecho, entró y me dijo,
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaОчаквах да бъде неспособен да говори, но всъщност той влезе в палатката и ми каза:
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaЯ ожидал, что он будет невменяемым, но он, войдя в палатку, сказал мне:
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaЯ очікував, що він не при тямі, та, насправді, він зайшов до намету і сказав:
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaציפיתי שהוא יהיה מבולבל, אבל למעשה הוא צעד לתוך האוהל ואמר לי,
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaوتوقعت أن يكون مصعوق من الصدمة ولكنه في الحقيقة عندما دخل إلى الخيمة توجه إلي وقال
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaテントに入ってくるとこう言うのです 「やあ、ケン。どこに座ったらいいかい?」
onu RABbe sunmak için Buluşma Çadırının giriş bölümüne getirmezse, halkın arasından atılacaktır.eikä tuo sitä ilmestysmajan ovelle, Herralle uhrattavaksi, se mies hävitettäköön kansastansa.
onu RABbe sunmak için Buluşma Çadırının giriş bölümüne getirmezse, halkın arasından atılacaktır.회막 문으로 가져다가 여호와께 드리지 아니하면 그는 백성 중에서 끊쳐지리라
onu RABbe sunmak için Buluşma Çadırının giriş bölümüne getirmezse, halkın arasından atılacaktır.mà chẳng đem đến tại cửa hội mạc đặng dâng cho Ðức Giê-hô-va, thì người đó sẽ bị truất khỏi dân sự mình.
onu RABbe sunmak için Buluşma Çadırının giriş bölümüne getirmezse, halkın arasından atılacaktır.mà chẳng đem đến tại cửa hội mạc đặng dâng cho Ðức_Giê - hô-va , thì người đó sẽ bị truất khỏi dân_sự mình .
onu RABbe sunmak için Buluşma Çadırının giriş bölümüne getirmezse, halkın arasından atılacaktır.и не приведет ко входу скинии собрания, чтобы совершить ее Господу,то истребится человек тот из народа своего.
onu RABbe sunmak için Buluşma Çadırının giriş bölümüne getirmezse, halkın arasından atılacaktır.ואל פתח אהל מועד לא יביאנו לעשות אתו ליהוה ונכרת האיש ההוא מעמיו׃
onu RABbe sunmak için Buluşma Çadırının giriş bölümüne getirmezse, halkın arasından atılacaktır.ولا يأتي بها الى باب خيمة الاجتماع ليصنعها للرب يقطع ذلك الانسان من شعبه.
onu RABbe sunmak için Buluşma Çadırının giriş bölümüne getirmezse, halkın arasından atılacaktır.若 不 帶 到 會 幕 門 口 獻 給 耶 和 華 、 那 人 必 從 民 中 剪 除
onu RABbe sunmak için Buluşma Çadırının giriş bölümüne getirmezse, halkın arasından atılacaktır.若不帶 到 會幕 門口 獻給 耶和華 、 那人 必 從民 中 剪除
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.A vbiji jej jako hřebík v místě pevném, a bude stolicí slávy domu otce svého.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.E fixá-lo-ei como a um prego num lugar firme; e será como um trono de honra para a casa de seu pai.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Îl voi împlînta ca pe un drug într'un loc tare, şi va fi un scaun de slavă pentru casa tatălui său.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.In zabijem ga kakor klin na trdnem mestu, in za časten prestol bode očetovi hiši svoji.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.I wbiję go jako gwóźdź na miejscu pewnem, a będzie stolicą chwały domu ojca swego.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Jeg fæster ham som en Nagle på et sikkert Sted, og han skal blive til Hæder for sit Fædrenehus.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Je l`enfoncerai comme un clou dans un lieu sûr, Et il sera un siège de gloire pour la maison de son père.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.못이 단단한 곳에 박힘 같이 그를 견고케 하리니 그가 그 아비 집에 영광의 보좌가 될 것이요
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Lo conficcherò come un paletto in luogo solido e sarà un trono di gloria per la casa di suo padre
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Minä lyön hänet vaarnaksi vahvaan paikkaan, ja hän tulee kunniaistuimeksi isänsä suvulle.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Og jeg vil feste ham som en nagle på et sikkert sted, og han skal bli et æressete for sin fars hus.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.S beverem õt, mint szeget erõs helyre, és lészen dicsõséges székül az õ atyja házának;
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Ta sẽ đóng nó xuống như đinh đóng nơi vững chãi; và nó sẽ trở nên một ngôi vinh hiển cho nhà cha mình.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Ta sẽ đóng nó xuống như đinh đóng nơi vững_chãi ; và nó sẽ trở_nên một ngôi vinh_hiển cho nhà cha mình .
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak."'Yo lo clavaré como estaca en lugar firme, y será un trono de honra para la casa de su padre
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.Zatlčiem ho jako klin na pevnom mieste, a bude trónom slávy domu svojho otca.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.И укреплю его как гвоздь в твердом месте; и будет он как седалище славы для дома отца своего.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.И ще го закрепя като гвоздей на твърдо място; И той ще бъде славен престол на бащиния си дом;
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.ותקעתיו יתד במקום נאמן והיה לכסא כבוד לבית אביו׃
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.واثبته وتدا في موضع امين ويكون كرسي مجد لبيت ابيه.
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.我 必 將 他 安 穩 、 像 釘 子 釘 在 堅 固 處 . 他 必 作 為 他 父 家 榮 耀 的 寶 座
Onu sağlam yere çakılmış çadır kazığı yapacağım, Ailesi için onur kürsüsü olacak.我 必將 他 安穩 、 像釘 子釘 在 堅固處 . 他 必 作為 他 父 家榮耀 的 寶座
Oprah bana hazırlık ve idman için 4 ay verdi Böylece her gece hipoksik çadırda uyuyacaktım.Ik sliep elke nacht in een zuurstofarme tent.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.A una vienen sus tropas; allanan su camino contra mí, y ponen sitio alrededor de mi morada
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Các đạo binh Ngài đã cùng nhau kéo tới , Ðắp đường họ để đến hãm đánh tôi , Và đóng ở chung_quanh trại tôi .
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Các đạo binh Ngài đã cùng nhau kéo tới, Ðắp đường họ để đến hãm đánh tôi, Và đóng ở chung quanh trại tôi.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Čete njegove so hkrati pridrle in napravile svojo pot zoper mene, in raztaborile so se okrog šatora mojega.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Hänen sotajoukkonsa tulivat yhdessä ja tekivät tiensä minua vastaan ja leiriytyivät minun majani ympärille.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Hans hærflokker kommer alle sammen og rydder sig vei mot mig, og de leirer sig rundt om mitt telt.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Hans skaror draga samlade fram och bereda sig väg till anfall mot mig; de lägra sig runt omkring min hydda.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Hij stuurt Zijn troepen om mijn tent te omsingelen en te belegeren.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Juntas as suas tropas avançam, levantam contra mim o seu caminho, e se acampam ao redor da minha tenda.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.그 군대가 일제히 나아와서 길을 수축하고 나를 치며 내 장막을 둘러 진 쳤구나
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Oştile Lui au pornit deodată înainte, şi-au croit drum pînă la mine, şi au tăbărît în jurul cortului meu.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Pasukan-Nya menyerbu tanpa dapat dibendung; jalanku dihalangi, dan kemahku dikepung
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Pročež přitáhše houfové jeho, učinili sobě ke mně cestu, a vojensky se položili okolo stanu mého.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Przyszły razem hufy jego, i utorowały przeciwko mnie drogę swoję, i obległy w około namiot mój.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.Razom prišly jeho čaty, vysypali proti mne svoju cestu a táboria vôkol môjho stánu.
Orduları üstüme üstüme geliyor, Bana karşı rampalar yapıyor, Çadırımın çevresinde ordugah kuruyorlar.samlede rykker hans Flokke frem og bryder sig Vej imod mig, de lejrer sig om mit Telt.