çadır ile cümle
çadır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.Khi nào họ vào hội mạc và lại gần bàn_thờ thì rửa mình , y_như lời Ðức_Giê - hô-va đã phán dặn Môi-se .
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.그들이 회막에 들어갈 때와 단에 가까이 갈 때에 씻었으니 여호와께서 모세에게 명하신 대로 되니라
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.når de gik ind i Åbenbaringsteltet og trådte hen til Alteret. tvættede de sig, som HERREN havde pålagt Moses.
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.setiap kali mereka masuk ke dalam Kemah TUHAN atau mendekati mezbah
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.когда они входили в скинию собрания и подходили к жертвеннику, тогда омывались, как повелел Господь Моисею.
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.בבאם אל אהל מועד ובקרבתם אל המזבח ירחצו כאשר צוה יהוה את משה׃
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.عند دخولهم الى خيمة الاجتماع وعند اقترابهم الى المذبح يغسلون. كما امر الرب موسى.
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.他 們 進 會 幕 、 或 就 近 壇 的 時 候 、 便 都 洗 濯 . 是 照 耶 和 華 所 吩 咐 他 的
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.他 們進會 幕 、 或 就近壇 的 時候 、 便 都 洗濯 . 是 照 耶和華 所 吩咐 他的
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Aby oni i synové jejich byli při branách domu Hospodinova, v domě stánku po strážích.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Aby oni i synowie ich byli we drzwiach domu Pańskiego, w domu namiotu na straży.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Así ellos y sus hijos fueron porteros por turno en la casa de Jehovah, es decir, en la casa del tabernáculo
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.A tak boli oni aj ich synovia nad bránami domu Hospodinovho, domu stánu, podľa stráží.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.De och deras söner stodo därför vid portarna till HERRENS hus, tälthuset, och höllo vakt.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.de og deres Sønner holdt Vagt ved Portene til HERRENs Hus, Teltboligen.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.De og deres sønner stod ved portene til Herrens hus, telthuset, og holdt vakt.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Ei şi copiii lor păzeau uşile Casei Domnului, adecă ale casei cortului.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Essi e i loro figli avevano la responsabilità delle porte nel tempio, cioè nella casa della tenda
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Eux et leurs enfants gardaient les portes de la maison de l`Éternel, de la maison de la tente.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.저희와 그 자손이 그 반열을 좇아 여호와의 전 곧 성막문을 지켰는데
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Niin he ja heidän poikansa olivat vartijoina Herran temppelin, telttapyhäkön, ovilla.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Õk és fiaik õrizik vala renddel az Úr házának, a sátornak kapuit.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Oni in njih sinovi so imeli nadzorstvo pri vratih hiše GOSPODOVE, ob hiši šatora, kot straže.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Sejak itu mereka dan keturunan mereka tetap menjadi penjaga pintu gerbang Rumah TUHAN
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.Zij en hun nakomelingen hadden de leiding over de tabernakel van de HERE.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.И они и сыновья их были на страже у ворот дома Господня, при доме скинии.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.И така те и потомците им надзираваха портите на Господния дом, на дома на скинията като вардеха по ред.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.והם ובניהם על השערים לבית יהוה לבית האהל למשמרות׃
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.وكانوا هم وبنوهم على ابواب بيت الرب بيت الخيمة للحراسة.
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.他 們 和 他 們 的 子 孫 、 按 著 班 次 看 守 耶 和 華 殿 的 門 、 就 是 會 幕 的 門
Oğullarıyla birlikte RABbin Tapınağının, yani Çadırın kapılarında nöbet tutarlardı.他 們和 他 們的 子孫 、 按 著 班次 看守 耶和華 殿 的門 、 就 是 會幕 的 門
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.17:15 Und Aaron kam wieder zu Mose vor die Tür der Hütte des Stifts, und der Plage ward gewehrt.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Aaron retourna auprès de Moïse, à l`entrée de la tente d`assignation. La plaie était arrêtée.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Aaron s'a întors la Moise, la uşa cortului întîlnirii. Urgia încetase.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Ðoạn , A-rôn trở_về cùng Môi-se tại cửa hội mạc , rồi tai_vạ ngừng lại .
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Ðoạn, A-rôn trở về cùng Môi-se tại cửa hội mạc, rồi tai vạ ngừng lại.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.És visszatére Áron Mózeshez a gyülekezet sátorának nyílásához. Így szûnék meg a csapás.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.E voltou Arão a Moisés � porta da tenda da revelação, pois cessara a praga.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.In Aron se vrne k Mojzesu k vratom shodnega šatora, in šiba je bila ustavljena.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.I navrátil se Aron k Mojžíšovi, ke dveřím stánku úmluvy, když ta rána přetržena byla.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.염병이 그치매 아론이 회막 문 모세에게로 돌아오니라
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Og Aron vendte tilbake til Moses ved inngangen til sammenkomstens telt; og hjemsøkelsen var stanset.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Potom sa navrátil Áron k Mojžišovi ku dveriam stánu shromaždenia, a rana bola zastavená.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Så vendte Aron tilbage til Moses ved Indgangen til Åbenbaringsteltet, efter at Plagen var ophørt.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Sedan vände Aron tillbaka till Mose vid uppenbarelsetältets ingång; och hemsökelsen hade upphört.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Setelah wabah itu berhenti, Harun kembali kepada Musa di pintu Kemah TUHAN
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Sitten Aaron palasi takaisin Mooseksen luo ilmestysmajan ovelle, ja vitsaus oli tauonnut.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Toen ging Aäron terug naar Mozes bij de ingang van de tabernakel; de plaag had opgehouden.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.Και επεστρεψεν ο Ααρων προς τον Μωυσην, εις την θυραν της σκηνης του μαρτυριου και επαυσεν η θραυσις.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.И Аарон се върна при Моисея до входа на шатъра за срещане, защото язвата престана.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.И возвратился Аарон к Моисею, ко входу скинии собрания, после того как поражение прекратилось.
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.וישב אהרן אל משה אל פתח אהל מועד והמגפה נעצרה׃
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.ثم رجع هرون الى موسى الى باب خيمة الاجتماع والوبأ قد امتنع
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.亞 倫 回 到 會 幕 門 口 、 到 摩 西 那 裡 、 瘟 疫 已 經 止 住 了
Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.亞倫 回到 會幕 門口 、 到 摩西 那 裡 、 瘟疫 已 經止 住了
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaArra számítottam, hogy zavarodott, de ő besétált a sátorba, és azt mondta nekem:
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaIch hatte erwartet, dass er inkohärent sein würde, aber tatsächlich spazierte er in das Zelt und sagte zu mir:
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaIk verwachtte dat hij verward was, maar feitelijk liep hij de tent in en vroeg mij:
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve banaJe m'attendais à ce qu'il soit incohérent, mais, en fait, il est rentré dans la tente et il m'a dit,
Ondan abuk sabuk konuşmasını beklerken çadırın içine yürüdü ve bana저는 그가 제정신이 아닐 거라고 생각했습니다. 실제 그가 텐트 안으로 들어와서