çadır ile cümle

çadır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Musanın çölde RAB için yaptığı çadırla yakmalık sunu sunağı o sırada Givondaki tapınma yerindeydi.摩西 在 曠野 所 造 之 耶和華 的 帳幕 和 燔祭壇 都 在 基遍 的 高處
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.A Mojžiš urobil tak, ako mu prikázal Hospodin, a tedy shromaždila sa obec ku dveriam stánu shromaždenia.
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.Daarop werden alle Israëlieten bijeengeroepen bij de ingang van de tabernakel.
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.Fez, pois, Moisés como o Senhor lhe ordenara; e a congregação se reuniu � porta da tenda da revelação.
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.In Mojzes stori, kakor mu je zapovedal GOSPOD, in občina se zbere pri vhodu shodnega šatora.
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.I učinil Mojžíš, jakž přikázal jemu Hospodin, a shromáždilo se všecko množství ke dveřím stánku úmluvy.
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.Ja Mooses teki, niinkuin Herra oli häntä käskenyt, ja seurakunta kokoontui ilmestysmajan oven eteen.
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.모세가 여호와꼐서 자기에게 명하신 대로 하매 회중이 회막 문에 모인지라
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.Moise a făcut cum îi poruncise Domnul; şi adunarea s'a strîns la uşa cortului întîlnirii.
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.Môi-se bèn làm y như lời Ðức Giê-hô-va phán dặn, hội chúng nhóm hiệp tại nơi cửa hội mạc.
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.Môi-se bèn làm y_như lời Ðức_Giê - hô-va phán dặn , hội chúng nhóm hiệp tại nơi cửa hội mạc .
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.Moïse fit ce que l`Éternel lui avait ordonné; et l`assemblée se réunit à l`entrée de la tente d`assignation.
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.Moisés hizo como Jehovah le mandó, y la congregación se reunió a la entrada del tabernáculo de reunión
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.Mosè fece come il Signore gli aveva ordinato e la comunità fu convocata all'ingresso della tenda del convegno
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.Moses gjorde som HERREN bød ham, og Menigheden forsamlede sig ved Indgangen til Åbenbaringsteltet.
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.Mose tat, wie ihm der HERR gebot, und versammelte die Gemeinde vor die Tür der Hütte des Stifts
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.Musa melakukan apa yang diperintahkan TUHAN. Waktu seluruh umat sudah berkumpul di tempat itu
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.Og Moses gjorde som Herren bød ham; og menigheten samledes ved inngangen til sammenkomstens telt.
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.И Моисей стори според както му заповяда Господ; и събра се обществото пред входа на шатъра за срещане.
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.Моисей сделал так, как повелел ему Господь, и собралось общество ко входу скинии собрания.
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.ויעש משה כאשר צוה יהוה אתו ותקהל העדה אל פתח אהל מועד׃
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.ففعل موسى كما امره الرب. فاجتمعت الجماعة الى باب خيمة الاجتماع.
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.摩 西 就 照 耶 和 華 所 吩 咐 的 行 了 . 於 是 會 眾 聚 集 在 會 幕 門 口
Musa RABbin buyruğunu yerine getirdi. Herkes Buluşma Çadırının önünde toplandı.摩西 就 照 耶和華 所 吩咐 的 行了 . 於是 會眾 聚集 在 會幕 門口
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.17:8 Und Mose und Aaron gingen herzu vor die Hütte des Stifts.
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.A Mojžiš a Áron prišli pred stán shromaždenia.
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.Atunci Moise şi Aaron au venit înaintea cortului întîlnirii.
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.Då gingo Mose och Aron fram inför uppenbarelsetältet.
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.Da trådte Moses og Aron hen foran Åbenbaringsteltet,
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.Entonces Moisés y Aarón fueron al frente del tabernáculo de reunión
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.모세와 아론이 회막 앞에 이르매
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.Moïse et Aaron arrivèrent devant la tente d`assignation.
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.Môi-se và A-rôn đến đứng trước hội mạc ,
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.Môi-se và A-rôn đến đứng trước hội mạc,
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.Mózes azért és Áron menének a gyülekezet sátora elé.
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.Mozes en Aäron gingen naar de ingang van de tabernakel en de HERE zei tegen Mozes:
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.Musa dan Harun pergi ke muka Kemah TUHAN
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.Og Moses og Aron gikk frem foran sammenkomstens telt,
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.Přišel také Mojžíš s Aronem před stánek úmluvy.
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.Silloin Mooses ja Aaron menivät ilmestysmajan edustalle.
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.Vieram, pois, Moisés e Arão � frente da tenda da revelação.
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.V tem prideta Mojzes in Aron k pročelju shodnega šatora.
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.Και ηλθεν ο Μωυσης και ο Ααρων εμπροσθεν της σκηνης του μαρτυριου.
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.И Моисей и Аарон дойдоха пред шатъра за срещане.
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.И пришел Моисей и Аарон к скинии собрания.
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.ויבא משה ואהרן אל פני אהל מועד׃
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.فجاء موسى وهرون الى قدام خيمة الاجتماع.
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.摩 西 、 亞 倫 就 來 到 會 幕 前
Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.摩西 、 亞倫 就 來到 會幕前
# Nehir kıyısında doğdum # Küçük bir çadırdaIch wurde am Fluss geboren, in einem kleinen Zelt
# Nehir kıyısında doğdum # Küçük bir çadırda # Oh, ve aynı nehir gibiA maior ameaça pode não vir de Washington... ...mas das pessoas humildes das encostas.
# Nehir kıyısında doğdum # Küçük bir çadırda # Oh, ve aynı nehir gibiJag föddes vid floden i ett litet tält och precis som floden har jag varit igång sedan dess
# Nehir kıyısında doğdum # Küçük bir çadırda # Oh, ve aynı nehir gibiΓεννήθηκα στον ποταμό... σε μια μικρή σκηνή... και όπως ο ποταμός... από τότε τρέχω...
# Nehir kıyısında doğdum # Küçük bir çadırda # Oh, ve aynı nehir gibiЯ был рожден у реки в маленькой палатке и, так же, как река, я бежал с тех пор
# Nehir kıyısında doğdum # Küçük bir çadırda # Oh, ve aynı nehir gibi.אלא יבוא מכיוון האנשים בגבעות
Nepal depremi sonrası Katmandu çadırlara geri dönüyor.Katmandou retourne sous les tentes après le nouveau tremblement de terre du Népal
Nepal depremi sonrası Katmandu çadırlara geri dönüyor.Katmandú, de vuelta a las tiendas.
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.cînd intrau în cortul întîlnirii şi se apropiau de altar, se spălau, cum poruncise lui Moise Domnul.
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.Když vcházeli do stánku úmluvy, a když přistupovali k oltáři, umývali se, jakož přikázal Hospodin Mojžíšovi.
Ne zaman Buluşma Çadırına girip sunağa yaklaşsalar RABbin Musaya buyurduğu gibi orada yıkandılar.Khi nào họ vào hội mạc và lại gần bàn thờ thì rửa mình, y như lời Ðức Giê-hô-va đã phán dặn Môi-se.

İlgili Sayfalar