çadır ile cümle
çadır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.모세가 회막에 들어갈 때에 구름 기둥이 내려 회막문에 서며 여호와께서 모세와 말씀하시니
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.Sesudah Musa masuk, turunlah tiang awan dan berhenti di pintu Kemah. Dari awan itu TUHAN berbicara dengan Musa
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.Şi cînd intra Moise în cort, stîlpul de nor se pogora şi se oprea la uşa cortului, şi Domnul vorbea cu Moise.
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.Vừa khi người vào đó , thì trụ mây giáng xuống dừng tại cửa Trại , và Ðức_Giê - hô-va phán cùng Môi-se .
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.Vừa khi người vào đó, thì trụ mây giáng xuống dừng tại cửa Trại, và Ðức Giê-hô-va phán cùng Môi-se.
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.Zodra Mozes binnen was, kwam de wolk naar beneden en bleef voor de ingang staan. Dan sprak de HERE met Mozes.
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.והיה כבא משה האהלה ירד עמוד הענן ועמד פתח האהל ודבר עם משה׃
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.وكان عمود السحاب اذا دخل موسى الخيمة ينزل ويقف عند باب الخيمة. ويتكلم الرب مع موسى.
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.摩 西 進 會 幕 的 時 候 、 雲 柱 降 下 來 、 立 在 會 幕 的 門 前 、 耶 和 華 便 與 摩 西 說 話
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.摩西 進會 幕 的 時候 、 雲柱 降下 來 、 立 在 會幕 的 門前 、 耶和華 便 與 摩西 說話
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.17:22 Und Mose legte die Stecken vor den HERRN in der Hütte des Zeugnisses.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.A Mojžiš složil palice pred Hospodinom v stáne svedoctva.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Derpå lagde Moses Stavene hen foran HERRENs Åsyn i Vidnesbyrdets Telt.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.E Moisés depositou as varas perante o Senhor na tenda do testemunho.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.És letevé Mózes a vesszõket az Úr elé a bizonyság sátorában.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Hij plaatste de staven voor de HERE in het Heilige der Heiligen in de tabernakel
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.I zanechal Mojžíš prutů před Hospodinem v stánku svědectví.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Ja Mooses pani sauvat lain majaan, Herran eteen.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.모세가 그 지팡이들을 증거의 장막 안 여호와 앞에 두었더라
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Lalu Musa menempatkan tongkat-tongkat itu di dalam Kemah TUHAN di depan Peti Perjanjian
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Luego Moisés puso las varas delante de Jehovah en el tabernáculo de reunión
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Moise a pus toiegele înaintea Domnului, în cortul mărturiei.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Môi-se để những gậy đó trong Trại bảng chứng trước mặt Ðức Giê-hô-va.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Môi-se để những gậy đó trong Trại bảng chứng trước mặt Ðức_Giê - hô-va .
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Moïse déposa les verges devant l`Éternel, dans la tente du témoignage.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Mojzes pa položi te palice pred GOSPODA v šator pričevanja.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Och Mose lade stavarna inför HERRENS ansikte i vittnesbördets tält.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Og Moses la stavene ned for Herrens åsyn i vidnesbyrdets telt.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.Και απεθηκεν ο Μωυσης τας ραβδους ενωπιον του Κυριου εν τη σκηνη του μαρτυριου.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.И Моисей положи жезлите пред Господа в шатъра за плочите на свидетелството.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.И положил Моисей жезлы пред лицем Господа в скинии откровения.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.וינח משה את המטת לפני יהוה באהל העדת׃
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.فوضع موسى العصيّ امام الرب في خيمة الشهادة.
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.摩 西 就 把 杖 存 在 法 櫃 的 帳 幕 內 、 在 耶 和 華 面 前
Musa değnekleri Levha Sandığının bulunduğu çadırda RABbin önüne koydu.摩西 就 把 杖 存在 法櫃 的 帳幕內 、 在 耶和華 面前
Musa herkesin, her ailenin çadırının önünde ağladığını duydu. RAB buna çok öfkelendi. Musa da üzüldü.백성의 온 가족들이 각기 장막 문에서 우는 것을 모세가 들으니라 이러므로 여호와의 진노가 심히 크고 모세도 기뻐하지 아니하여
Musa herkesin, her ailenin çadırının önünde ağladığını duydu. RAB buna çok öfkelendi. Musa da üzüldü.וישמע משה את העם בכה למשפחתיו איש לפתח אהלו ויחר אף יהוה מאד ובעיני משה רע׃
Musa herkesin, her ailenin çadırının önünde ağladığını duydu. RAB buna çok öfkelendi. Musa da üzüldü.فلما سمع موسى الشعب يبكون بعشائرهم كل واحد في باب خيمته وحمي غضب الرب جدا ساء ذلك في عيني موسى.
Musa herkesin, her ailenin çadırının önünde ağladığını duydu. RAB buna çok öfkelendi. Musa da üzüldü.摩 西 聽 見 百 姓 、 各 在 各 家 的 帳 棚 門 口 哭 號 。 耶 和 華 的 怒 氣 便 大 發 作 、 摩 西 就 不 喜 悅
Musa herkesin, her ailenin çadırının önünde ağladığını duydu. RAB buna çok öfkelendi. Musa da üzüldü.摩西 聽見 百姓 、 各 在 各 家 的 帳棚門 口 哭號 。 耶和華 的 怒氣 便 大 發作 、 摩西 就 不喜悅
Musa kayınbabasını karşılamaya çıktı, önünde eğilip onu öptü. Birbirinin hatırını sorup çadıra girdiler.모세가 나가서 그 장인을 맞아 절하고 그에게 입맞추고 그들이 서로 문안하고 함께 장막에 들어가서
Musa kayınbabasını karşılamaya çıktı, önünde eğilip onu öptü. Birbirinin hatırını sorup çadıra girdiler.Môi-se ra đón rước ông gia mình, mọp xuống và hôn người, hỏi thăm nhau, rồi vào trại.
Musa kayınbabasını karşılamaya çıktı, önünde eğilip onu öptü. Birbirinin hatırını sorup çadıra girdiler.Môi-se ra đón_rước ông_gia mình , mọp xuống và hôn người , hỏi_thăm nhau , rồi vào trại .
Musa kayınbabasını karşılamaya çıktı, önünde eğilip onu öptü. Birbirinin hatırını sorup çadıra girdiler.ויצא משה לקראת חתנו וישתחו וישק לו וישאלו איש לרעהו לשלום ויבאו האהלה׃
Musa kayınbabasını karşılamaya çıktı, önünde eğilip onu öptü. Birbirinin hatırını sorup çadıra girdiler.فخرج موسى لاستقبال حميه وسجد وقبّله. وسأل كل واحد صاحبه عن سلامته. ثم دخلا الى الخيمة
Musa kayınbabasını karşılamaya çıktı, önünde eğilip onu öptü. Birbirinin hatırını sorup çadıra girdiler.摩 西 迎 接 他 的 岳 父 、 向 他 下 拜 、 與 他 親 嘴 、 彼 此 問 安 、 都 進 了 帳 棚
Musa kayınbabasını karşılamaya çıktı, önünde eğilip onu öptü. Birbirinin hatırını sorup çadıra girdiler.摩西 迎接 他 的 岳父 、 向 他 下拜 、 與他 親嘴 、 彼此 問安 、 都 進 了 帳棚
Musanın buyurdukları Buluşma Çadırının önüne getirildi. Herkes yaklaşıp RABbin huzurunda toplandı.그들이 모세의 명한 모든 것을 회막 앞으로 가져 오고 온 회중이 나아와 여호와 앞에 선지라
Musanın buyurdukları Buluşma Çadırının önüne getirildi. Herkes yaklaşıp RABbin huzurunda toplandı.Przyszli tedy, a wynieśli je i z szatami ich precz za obóz, jako był rozkazał Mojżesz.
Musanın buyurdukları Buluşma Çadırının önüne getirildi. Herkes yaklaşıp RABbin huzurunda toplandı.Vtedy vzali to, čo prikázal Mojžiš, pred stán shromaždenia, a pristúpili, celá obec, a stáli pred Hospodinom.
Musanın buyurdukları Buluşma Çadırının önüne getirildi. Herkes yaklaşıp RABbin huzurunda toplandı.И принесли то, что приказал Моисей, пред скинию собрания, и пришло все общество и стало пред лицем Господним.
Musanın buyurdukları Buluşma Çadırının önüne getirildi. Herkes yaklaşıp RABbin huzurunda toplandı.ויקחו את אשר צוה משה אל פני אהל מועד ויקרבו כל העדה ויעמדו לפני יהוה׃
Musanın buyurdukları Buluşma Çadırının önüne getirildi. Herkes yaklaşıp RABbin huzurunda toplandı.فاخذوا ما امر به موسى الى قدام خيمة الاجتماع وتقدم كل الجماعة ووقفوا امام الرب.
Musanın buyurdukları Buluşma Çadırının önüne getirildi. Herkes yaklaşıp RABbin huzurunda toplandı.於 是 他 們 把 摩 西 所 吩 咐 的 、 帶 到 會 幕 前 、 全 會 眾 都 近 前 來 、 站 在 耶 和 華 面 前
Musanın buyurdukları Buluşma Çadırının önüne getirildi. Herkes yaklaşıp RABbin huzurunda toplandı.於是 他 們把 摩西 所 吩咐 的 、 帶到 會 幕前 、 全會眾 都 近前 來 、 站在 耶和華 面前
Musanın çölde RAB için yaptığı çadırla yakmalık sunu sunağı o sırada Givondaki tapınma yerindeydi.De tabernakel en het altaar, die Mozes in de woestijn had gemaakt, stonden op de heuvel van Gibeon,
Musanın çölde RAB için yaptığı çadırla yakmalık sunu sunağı o sırada Givondaki tapınma yerindeydi.옛적에 모세가 광야에서 지은 여호와의 장막과 번제단이 그 때에 기브온 산당에 있으나
Musanın çölde RAB için yaptığı çadırla yakmalık sunu sunağı o sırada Givondaki tapınma yerindeydi.ומשכן יהוה אשר עשה משה במדבר ומזבח העולה בעת ההיא בבמה בגבעון׃
Musanın çölde RAB için yaptığı çadırla yakmalık sunu sunağı o sırada Givondaki tapınma yerindeydi.ومسكن الرب الذي عمله موسى في البرية ومذبح المحرقة كانا في ذلك الوقت في المرتفعة في جبعون.
Musanın çölde RAB için yaptığı çadırla yakmalık sunu sunağı o sırada Givondaki tapınma yerindeydi.摩 西 在 曠 野 所 造 之 耶 和 華 的 帳 幕 和 燔 祭 壇 都 在 基 遍 的 高 處