çadır ile cümle

çadır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.Den salvede prest skal bære noget av oksens blod inn i sammenkomstens telt.
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.Derpå skal den salvede Præst bringe noget af Tyrens Blod ind i Åbenbaringsteltet,
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.El sacerdote ungido llevará al tabernáculo de reunión parte de la sangre del novillo
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.Então o sacerdote ungido trará do sangue do novilho � tenda da revelação;
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.Il sacerdote che ha ricevuto l'unzione porterà il sangue del giovenco nell'interno della tenda del convegno
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.Imam Agung harus membawa sebagian dari darah binatang itu masuk ke dalam Kemah
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.In pomaziljeni duhovnik naj nese junčeve krvi v shodni šator,
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.I vnese kněz pomazaný z krve volka toho do stánku úmluvy,
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.Ja voideltu pappi vieköön mullikan verta ilmestysmajaan.
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.기름 부음을 받은 제사장은 그 수송아지의 피를 가지고 회막에 들어가서
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.Le sacrificateur ayant reçu l`onction apportera du sang du taureau dans la tente d`assignation;
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.Och den smorde prästen skall bära något av tjurens blod in i uppenbarelsetältet,
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.Preotul care a primit ungerea, să aducă din sîngele viţelului în cortul întîlnirii;
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.Tedy wniesie kapłan pomazany, ze krwi cielca onego do namiotu zgromadzenia,
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.thầy tế lễ chịu xức dầu rồi sẽ đem huyết con bò tơ vào hội mạc,
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.thầy tế_lễ chịu xức dầu rồi sẽ đem huyết con bò tơ vào hội mạc ,
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.Und der Priester, der gesalbt ist, soll Blut vom Farren in die Hütte des Stifts bringen
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.Και ο ιερευς ο κεχρισμενος θελει φερει απο του αιματος του μοσχον εις την σκηνην του μαρτυριου
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.И внесет священник помазанный крови тельца в скинию собрания,
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.Тогава помазаният свещеник да внесе от кръвта на юнеца в шатъра за срещане;
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.והביא הכהן המשיח מדם הפר אל אהל מועד׃
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.ويدخل الكاهن الممسوح من دم الثور الى خيمة الاجتماع
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.受 膏 的 祭 司 要 取 些 公 牛 的 血 、 帶 到 會 幕
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.受膏 的 祭司 要 取些 公牛 的 血 、 帶到 會幕
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.(77:51) поразил всякого первенца в Египте, начатки сил в шатрах Хамовых;
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.Alle oudste zonen in Egypte stierven.
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.alt førstefødt i Ægypten slog han, Mandskraftens Førstegrøde i Kamiternes Telte,
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.A pobil všecko prvorozené v Egyptě, prvotiny síly v staních Chamových.
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.A pobil všetko prvorodené v Egypte, prvotiny sily v stánoch Chámových.
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.Colpì ogni primogenito in Egitto, nelle tende di Cam la primizia del loro vigore
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.cum a lovit pe toţi întîii născuţi din Egipt, pîrga puterii în corturile lui Ham.
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.Cũng đánh giết mọi con đầu lòng trong Ê-díp-tô, Tức là cường-tráng sanh đầu ở trong các trại Cham.
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.Cũng đánh giết mọi con đầu_lòng trong Ê - díp-tô , Tức_là cường - tráng sanh đầu ở trong các trại Cham .
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.da er alle Erstgeburt in Ägypten schlug, die Erstlinge ihrer Kraft in den Hütten Hams,
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.És megöle minden elsõszülöttet Égyiptomban, az erõ zsengéjét Khám sátoraiban.
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.Feriu todo primogênito no Egito, primícias da força deles nas tendas de Cão.
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.Hän surmasi kaikki esikoiset Egyptistä, miehuuden ensimmäiset Haamin majoista.
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.Hirió a todos los primogénitos de Egipto, primicias del vigor de las tiendas de Cam
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.Ia membunuh anak laki-laki yang sulung dalam setiap keluarga orang Mesir
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.Il frappa tous les premiers-nés en Égypte, Les prémices de la force sous les tentes de Cham.
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.In udaril je vse prvorojence v Egiptu, prvino moči v šatorih Hamovih.
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.I pobił wszystko pierworodztwo w Egipcie, pierwiastki mocy ich w przybytkach Chamowych;
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.애굽에서 모든 장자 곧 함의 장막에 있는 그 기력의 시작을 치셨으나
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.Och han slog allt förstfött i Egypten, kraftens förstling i Hams hyddor.
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.Og han slo alle førstefødte i Egypten, styrkens førstegrøde i Kams telter.
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.και επαταξε παν πρωτοτοκον εν Αιγυπτω, την απαρχην της δυναμεως αυτων εν ταις σκηναις του Χαμ
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.Как порази всеки първороден заведе ги като стадо в Египет, Първака на силите им в шатрите на Хама,
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.ויך כל בכור במצרים ראשית אונים באהלי חם׃
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.وضرب كل بكر في مصر. اوائل القدرة في خيام حام‎.
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.在 埃 及 擊 殺 一 切 長 子 、 在 含 的 帳 棚 中 、 擊 殺 他 們 強 壯 時 頭 生 的
Mısırda bütün ilk doğanları, Hamın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.在 埃及 擊殺 一切 長子 、 在 含 的 帳棚 中 、 擊殺 他 們強壯時頭 生的
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.A nemohl Mojžíš vjíti do stánku úmluvy; nebo byl nad ním oblak, a sláva Hospodinova naplnila příbytek.
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.모세가 회막에 들어갈 수 없었으니 이는 구름이 회막 위에 덮이고 여호와의 영광이 성막에 충만함이었으며
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.Oleh karena itu Musa tak dapat masuk ke dalam Kemah itu
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.и не мог Моисей войти в скинию собрания, потому что осеняло ее облако, и слава Господня наполняла скинию.
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.ולא יכל משה לבוא אל אהל מועד כי שכן עליו הענן וכבוד יהוה מלא את המשכן׃
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.فلم يقدر موسى ان يدخل خيمة الاجتماع. لان السحابة حلّت عليها وبهاء الرب ملأ المسكن.
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.摩 西 不 能 進 會 幕 、 因 為 雲 彩 停 在 其 上 、 並 且 耶 和 華 的 榮 光 、 充 滿 了 帳 幕
Musa Buluşma Çadırına giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, RABbin görkemi konutu doldurmuştu.摩西 不 能 進會 幕 、 因 為雲彩 停 在 其上 、 並且 耶和華 的 榮光 、 充滿 了 帳幕
Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, RAB Musayla konuştuğu sürece girişi kapardı.Ja aina kun Mooses meni majaan, laskeutui pilvenpatsas ja seisahtui majan ovelle; ja Herra puhutteli Moosesta.

İlgili Sayfalar