çadır ile cümle

çadır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Levililerle ilgili kural şudur: Yirmi beş ve daha yukarı yaşta olanlar Buluşma Çadırında hizmet edecekler."Setiap orang Lewi yang berumur dua puluh lima tahun ke atas, harus melakukan tugasnya di dalam Kemah-Ku
‹‹Levililerle ilgili kural şudur: Yirmi beş ve daha yukarı yaşta olanlar Buluşma Çadırında hizmet edecekler.вот закон о левитах: от двадцати пяти лет и выше должны вступать они в службу для работ при скинии собрания,
‹‹Levililerle ilgili kural şudur: Yirmi beş ve daha yukarı yaşta olanlar Buluşma Çadırında hizmet edecekler.זאת אשר ללוים מבן חמש ועשרים שנה ומעלה יבוא לצבא צבא בעבדת אהל מועד׃
‹‹Levililerle ilgili kural şudur: Yirmi beş ve daha yukarı yaşta olanlar Buluşma Çadırında hizmet edecekler.هذا ما للاويين. من ابن خمس وعشرين سنة فصاعدا ياتون ليتجندوا اجنادا في خدمة خيمة الاجتماع.
‹‹Levililerle ilgili kural şudur: Yirmi beş ve daha yukarı yaşta olanlar Buluşma Çadırında hizmet edecekler.利 未 人 是 這 樣 . 從 二 十 五 歲 以 外 、 他 們 要 前 來 任 職 、 辦 會 幕 的 事
‹‹Levililerle ilgili kural şudur: Yirmi beş ve daha yukarı yaşta olanlar Buluşma Çadırında hizmet edecekler.利未 人 是 這樣 . 從 二十五 歲 以外 、 他 們要 前來 任職 、 辦會 幕 的 事
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.A aşezat masa în cortul întîlnirii, în partea de miazănoapte a cortului, dincoace de perdeaua dinlăuntru;
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.A dal stôl v stáne shromaždenia na severnú stranu príbytku zvonku pred oponou.
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.Az asztalt is bevivé a gyülekezet sátorába, a hajléknak északi oldalába, a függönyön kivül.
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.Derpå opstillede han Bordet i Åbenbaringsteltet ved Boligens nordre Væg uden for Forhænget,
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.Después puso la mesa en el tabernáculo de reunión, en el lado norte del tabernáculo, fuera del velo
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.Hij zette de tafel in de tent aan de noordkant, buiten het gordijn dat voor de ark hing.
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.Il plaça la table dans la tente d`assignation, au côté septentrional du tabernacle, en dehors du voile;
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.In postavil je mizo v shodni šator na stran prebivališča proti severu, zunaj pregrinjala;
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.Ja hän asetti pöydän ilmestysmajaan, asumuksen pohjoissivulle, esiripun ulkopuolelle
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.Kemudian Musa menempatkan meja di dalam Kemah, di bagian utara sebelah luar kain
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.그가 또 회막 안 곧 성막 북편으로 장 밖에 상을 놓고
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.Nella tenda del convegno collocò la tavola, sul lato settentrionale della Dimora, al di fuori del velo
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.Người cũng để cái bàn trong hội mạc , về phía bắc đền tạm ở ngoài bức màn ;
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.Người cũng để cái bàn trong hội mạc, về phía bắc đền tạm ở ngoài bức màn;
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.Och han satte bordet i uppenbarelsetältet, vid tabernaklets norra sida, utanför förlåten,
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.Pôs também a mesa na tenda da revelação, ao lado do tabernáculo para o norte, fora do véu,
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.Postavil i stůl v stánku úmluvy k straně příbytku půlnoční, vně před oponou.
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.Postawił i stół w namiocie zgromadzenia ku północnej stronie przed zasłoną.
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.Så satte han bordet i sammenkomstens telt ved den nordre vegg av tabernaklet utenfor forhenget
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.И поставил стол в скинии собрания, на северной стороне скинии,вне завесы,
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.Положи и трапезата в шатъра за срещане откъм северната страна на скинията, отвън завесата;
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.ויתן את השלחן באהל מועד על ירך המשכן צפנה מחוץ לפרכת׃
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.وجعل المائدة في خيمة الاجتماع في جانب المسكن نحو الشمال خارج الحجاب.
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.又 把 桌 子 安 在 會 幕 內 、 在 帳 幕 北 邊 、 在 幔 子 外
Masayı Buluşma Çadırına, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu.又 把 桌子 安在 會幕內 、 在 帳幕 北邊 、 在 幔子 外
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.A pomazaný kňaz vezme z krvi junca a zanesie ju do stánu shromaždenia.
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.Dan zal de gezalfde priester een deel van het bloed de tabernakel binnenbrengen,
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.Después el sacerdote ungido tomará parte de la sangre del novillo y la llevará al tabernáculo de reunión
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.Então o sacerdote ungido tomará do sangue do novilho, e o trará � tenda da revelação;
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.És vegyen a felkent pap a tuloknak vérébõl, és vigye be azt a gyülekezet sátorába.
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.In pomaziljeni duhovnik vzemi nekoliko krvi in jo nesi v shodni šator,
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.Ja ottakoon se voideltu pappi mullikan verta ja vieköön sen ilmestysmajaan,
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.기름 부음을 받은 제사장은 그 수송아지의 피를 가지고 회막에 들어가서
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.Le sacrificateur ayant reçu l`onction prendra du sang du taureau, et l`apportera dans la tente d`assignation;
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.Och den smorde prästen skall taga något av tjurens blod och bära det in i uppenbarelsetältet,
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.og den salvede Præst skal tage noget af Tyrens Blod og bringe det ind i Åbenbaringsteltet,
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.Preotul, care a primit ungerea, să ia din sîngele viţelului, şi să -l aducă în cortul întîlnirii:
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.Så skal han - den salvede prest - ta av oksens blod og bære det inn i sammenkomstens telt.
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.Sebagian dari darahnya harus dibawanya masuk ke dalam Kemah
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.Tedy vezme kněz pomazaný krve z toho volka, a vnese ji do stánku úmluvy.
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.Tedy weźmie kapłan pomazany ze krwi onego cielca, i wniesie ją do namiotu zgromadzenia.
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.Thầy tế lễ chịu xức dầu rồi sẽ lấy huyết bò tơ đem vào trong hội mạc,
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.Thầy tế_lễ chịu xức dầu rồi sẽ lấy huyết bò tơ đem vào trong hội mạc ,
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.Und der Priester, der gesalbt ist, soll von des Farren Blut nehmen und es in die Hütte des Stifts bringen
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.Και θελει λαβει ο ιερευς ο κεχρισμενος απο του αιματος του μοσχου και φερει αυτο εις την σκηνην του μαρτυριου
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.и возьмет священник помазанный, крови тельца и внесет ее в скинию собрания,
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.Тогава помазаният свещеник да вземе от кръвта на юнеца и да я принесе три шатъра за срещане;
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.ולקח הכהן המשיח מדם הפר והביא אתו אל אהל מועד׃
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.وياخذ الكاهن الممسوح من دم الثور ويدخل به الى خيمة الاجتماع
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.受 膏 的 祭 司 、 要 取 些 公 牛 的 血 、 帶 到 會 幕
Meshedilmiş kâhin boğa kanının birazını Buluşma Çadırına götürecek.受膏 的 祭司 、 要 取些 公牛 的 血 、 帶到 會幕
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.A pomazaný kňaz zanesie niečo z krvi junca do stánu shromaždenia.
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.Azután vigyen be a felkent pap a tulok vérébõl a gyülekezet sátorába.
Meshedilmiş kâhin boğanın kanını Buluşma Çadırına götürecek.De gezalfde priester zal een deel van het bloed de tabernakel binnenbrengen,

İlgili Sayfalar