çadır ile cümle
çadır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Konuklar, ‹‹Karın Sara nerede?›› diye sordular. İbrahim, ‹‹Çadırda›› diye yanıtladı.Ko so mu pa rekli: Kje je Sara, žena tvoja? reče: Glej, v šatoru.
Konuklar, ‹‹Karın Sara nerede?›› diye sordular. İbrahim, ‹‹Çadırda›› diye yanıtladı.Och de sade till honom: »Var är din hustru Sara?» Han svarade: »Därinne i tältet.»
Konuklar, ‹‹Karın Sara nerede?›› diye sordular. İbrahim, ‹‹Çadırda›› diye yanıtladı.Perguntaram-lhe eles: Onde está Sara, tua mulher? Ele respondeu: Está ali na tenda.
Konuklar, ‹‹Karın Sara nerede?›› diye sordular. İbrahim, ‹‹Çadırda›› diye yanıtladı.Poi gli dissero: «Dov'è Sara, tua moglie?». Rispose: «E' là nella tenda»
Konuklar, ‹‹Karın Sara nerede?›› diye sordular. İbrahim, ‹‹Çadırda›› diye yanıtladı.Řekli pak jemu: Kde jest Sára manželka tvá? Kterýžto odpověděl: Teď v stanu.
Konuklar, ‹‹Karın Sara nerede?›› diye sordular. İbrahim, ‹‹Çadırda›› diye yanıtladı."Waar is uw vrouw Sara?" vroegen de mannen hem. "In de tent", antwoordde Abraham.
Konuklar, ‹‹Karın Sara nerede?›› diye sordular. İbrahim, ‹‹Çadırda›› diye yanıtladı.Ειπον δε προς αυτον, Που ειναι Σαρρα η γυνη σου; Ο δε ειπεν, Ιδου, εν τη σκηνη.
Konuklar, ‹‹Karın Sara nerede?›› diye sordular. İbrahim, ‹‹Çadırda›› diye yanıtladı.И сказали ему: где Сарра, жена твоя? Он отвечал: здесь, в шатре.
Konuklar, ‹‹Karın Sara nerede?›› diye sordular. İbrahim, ‹‹Çadırda›› diye yanıtladı.Тогава му рекоха: Где е жена ти Сара? А той рече: Ето, в шатрата е.
Konuklar, ‹‹Karın Sara nerede?›› diye sordular. İbrahim, ‹‹Çadırda›› diye yanıtladı.ויאמרו אליו איה שרה אשתך ויאמר הנה באהל׃
Konuklar, ‹‹Karın Sara nerede?›› diye sordular. İbrahim, ‹‹Çadırda›› diye yanıtladı.وقالوا له اين سارة امرأتك. فقال ها هي في الخيمة.
Konuklar, ‹‹Karın Sara nerede?›› diye sordular. İbrahim, ‹‹Çadırda›› diye yanıtladı.他 們 問 亞 伯 拉 罕 說 、 你 妻 子 撒 拉 在 那 裡 、 他 說 、 在 帳 棚 裡
Konuklar, ‹‹Karın Sara nerede?›› diye sordular. İbrahim, ‹‹Çadırda›› diye yanıtladı.他 們問 亞伯拉罕說 、 你 妻子 撒拉 在 那 裡 、 他說 、 在 帳棚裡
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;A hajlékot, annak sátorát és takaróját, horgait, deszkáit, reteszrúdjait, oszlopait és talpait.
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;asumuksen telttoineen ja peitteineen, hakasineen, lautoineen, poikkitankoineen, pylväineen ja jalustoineen,
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;Boligen med dens Teltdække og Dække, dens Kroge, Brædder, Tværstænger, Piller og Fodstykker,
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;đền tạm , trại và bong của đền tạm , móc , ván , xà_ngang , trụ và lỗ trụ ;
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;đền tạm, trại và bong của đền tạm, móc, ván, xà ngang, trụ và lỗ trụ;
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;el tabernáculo, su tienda, su cubierta, sus ganchos, sus tablones, sus travesaños, sus pilares y sus bases
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;Kemah, atap dan tutupnya, kait dan rangkanya, kayu-kayu lintang, tiang pintu dan alasnya
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;곧 성막과 그 막과 그 덮개와 그 갈고리와 그 널판과 그 띠와 그 기둥과 그 받침과
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;le tabernacle, sa tente et sa couverture, ses agrafes, ses planches, ses barres, ses colonnes et ses bases;
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;locaşul, cortul şi acoperişul lui, copcile, scîndurile, drugii, stîlpii şi picioarele lui;
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;nämlich die Wohnung mit ihrer Hütte und Decke, Haken, Brettern, Riegeln, Säulen und Füßen;
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;prebivališče, njega šator in odejo za njega, njegove zapone in deske in zapahe in stebre in podstavke;
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;Příbytek, stánek jeho i přikrytí jeho a háky jeho, dsky jeho, svlaky jeho, sloupy jeho i podstavky jeho;
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;príbytok, jeho stán a jeho pokrytie, jeho háčky a jeho dosky, jeho zásuvky, jeho stĺpy a jeho podstavce;
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;tabernaklet med dekke og varetak, med kroker og planker, tverrstenger, stolper og fotstykker,
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;скинию и покров ее и верхнюю покрышку ее, крючки и брусья ее, шесты ее, столбы ее и подножия ее,
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;скинията, покривката й, покривалото й, куките й, дъските й, лостовете й, стълбовете й и подложките й;
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;את המשכן את אהלו ואת מכסהו את קרסיו ואת קרשיו את בריחו את עמדיו ואת אדניו׃
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;المسكن وخيمته وغطاءه واشظته والواحه وعوارضه واعمدته وقواعده
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;就 是 帳 幕 、 和 帳 幕 的 罩 棚 、 並 帳 幕 的 蓋 、 鉤 子 、 板 、 閂 、 柱 子 、 帶 卯 的 座
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;就是 帳幕 、 和 帳幕 的 罩棚 、 並帳 幕 的 蓋 、 鉤子 、 板 、 閂 、 柱子 、 帶卯 的 座
‹‹Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yap.A narobíš pokrovcov z kozej srsti na stán, na vrch na príbytok. Jedenásť takých pokrovcov spravíš.
‹‹Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yap.Du skall ock göra tygvåder av gethår till ett täckelse över tabernaklet; elva sådana våder skall du göra.
‹‹Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yap.Du sollst auch eine Decke aus Ziegenhaar machen zur Hütte über die Wohnung von elf Teppichen.
‹‹Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yap.Ezután csinálj kecskeszõr kárpitokat sátorul a hajlék fölé; tizenegy kárpitot csinálj ilyet.
‹‹Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yap.Farai poi teli di pelo di capra per costituire la tenda al di sopra della Dimora. Ne farai undici teli
‹‹Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yap.Fremdeles skal du lave Tæpper af Gedehår til et Teltdække uden om Boligen, og her skal du lave elleve Tæpper,
‹‹Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yap.Het dak van de tabernakel moet bestaan uit elf tentdoeken van geitehaar, 13, 5 meter lang en 1, 8 meter breed.
‹‹Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yap.In naredi preproge iz kozje dlake, da bodo šator nad prebivališčem; enajst takih preprog narediš.
‹‹Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yap.그 성막을 덮는 막 곧 앙장을 염소털로 만들되 열 한폭을 만들지며
‹‹Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yap.Nadto uděláš houní z srstí kozích na stánek k přistírání příbytku po vrchu; jedenácte takových houní uděláš.
‹‹Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yap.Ngươi cũng hãy kết mười một bức màn bằng lông dê, để dùng làm bong che trên đền tạm.
‹‹Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yap.Ngươi cũng hãy kết mười_một bức màn bằng lông dê , để dùng làm bong che trên đền tạm .
‹‹Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yap.Så skal du gjøre tepper av gjetehår til et dekke over tabernaklet; elleve sådanne tepper skal du gjøre.
Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yaptı.A narobil pokrovcov z kozej srsti pre stán, na príbytok. Jedenásť takých pokrovcov spravil.
Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yaptı.Egy kárpit hossza harmincz sing, és egy kárpit szélessége négy sing; egy mértéke vala a tizenegy kárpitnak.
Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yaptı.Fece poi teli di peli di capra per costituire la tenda al di sopra della Dimora. Ne fece undici teli
Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yaptı.Fizeram também cortinas de pelos de cabras para servirem de tenda sobre o tabernáculo; onze cortinas fizeram.
Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yaptı.Fremdeles lavede han Tæpper af Gedehår til et Teltdække uden om Boligen, og her lavede han elleve Tæpper,
Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yaptı.Hizo también tapices de pelo de cabra para la tienda que está sobre el tabernáculo, once tapices en total
Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yaptı.In naredil je preproge iz kozje dlake, da bodo šator nad prebivališčem: enajst takih preprog je naredil.
Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yaptı.Kế đó , họ dùng lông dê kết mười_một bức màn , để làm bong trên đền tạm .
Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yaptı.Kế đó, họ dùng lông dê kết mười một bức màn, để làm bong trên đền tạm.
Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yaptı.그 성막을 덮는 막 곧 앙장을 염소털로 만들되 십 일폭을 만들었으니
Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yaptı.Man gjorde och tygvåder av gethår till ett täckelse över tabernaklet; elva sådana våder gjorde man.
Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yaptı.Nadto nadělal houní z srstí kozích na stánek, k přistírání příbytku po vrchu; jedenácte houní udělal.
Konutun üstünü kaplayacak çadır için keçi kılından on bir perde yaptı.On fit des tapis de poil de chèvre, pour servir de tente sur le tabernacle; on fit onze de ces tapis.