çadır ile cümle

çadır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Jeśli odwiedzicie Namibię, zostańcie proszę w namiotach.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.혹시 나미비아에 가시게 되면요, 꼭 텐트 안에 계세요.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Portanto, por favor, se forem à Namíbia, assegurem-se de que ficam dentro das tendas.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Quindi, per favore, se andate in Namibia, mi raccomando, restate nelle tende.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.S'il vous plaît, si vous allez en Namibie, restez dans vos tentes.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Takže prosím, ak pôjdete do Namíbie, uistite sa, že zostanete v stanoch.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Σας παρακαλώ λοιπόν, αν πάτε στη Ναμίμπια, μη βγείτε απ' τις σκηνές σας.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Затова, моля ви, ако отидете в Намибия, стойте в палатките.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Так что, пожалуйста, если вы едете в Намибию, обязательно поживите в палатках.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.(מחיאות כפיים)
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.لذا رجاءً، إذا ذهبتم إلى ناميبيا، تأكدوا من أن تقيموا في الخيام.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.クロサイは1982年には絶滅しかかっていましたが 現在はクネネ地方に世界最大の
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.A ich bratia, Leviti, boli oddaní ku každej službe príbytku domu Božieho.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Bratří pak jejich Levítové jiní oddáni jsou ke všelikému přisluhování příbytku domu Božího.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Các anh em chúng, là những người Lê-vi khác, đều được cắt làm mọi việc trong đền tạm của Ðức Chúa Trời.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Các anh_em chúng , là những người Lê-vi khác , đều được cắt làm mọi việc trong đền tạm của Ðức_Chúa_Trời .
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Deres Brød Leviterne var pligtige at gøre alt Arbejdet ved Guds Hus's Bolig;
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.És testvéreik, a Léviták rendeltetnek vala az Isten háza hajlékának egyéb szolgálatjára.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Fraţii lor, Leviţii, erau însărcinaţi cu toată slujba locaşului Casei lui Dumnezeu.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Hun familieleden (alle andere Levieten) waren belast met allerlei andere taken in de tabernakel.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Ihre Brüder aber, die Leviten, waren gegeben zu allerlei Amt an der Wohnung des Hauses Gottes.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.In njih bratje, leviti, so bili določeni za vso službo pri prebivališču hiše Božje.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.저희의 형제 레위 사람들은 하나님의 집 장막의 모든 일을 맡았더라
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Leurs frères, les Lévites, étaient chargés de tout le service du tabernacle, de la maison de Dieu.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Mas Arão e seus irmãos, os levitas, foram designados para todo o serviço do tabernáculo da casa de Deus.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Tugas-tugas lain di rumah ibadat diserahkan kepada rekan-rekan mereka orang Lewi juga
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Y sus hermanos, los levitas, fueron asignados a todo el servicio del tabernáculo de la casa de Dios
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.και οι αδελφοι αυτων οι Λευιται, διωρισμενοι εις πασας τας υπηρεσιας της σκηνης του οικου του Θεου.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.Братья их левиты определены на всякие службы при доме Божием;
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.и братята на левитите, които бяха определени за цялата служба в скинията на Божия дом.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.ואחיהם הלוים נתונים לכל עבודת משכן בית האלהים׃
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.واخوتهم اللاويون مقامون لكل خدمة مسكن بيت الله.
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.他 們 的 族 弟 兄 利 未 人 、 也 被 派 辦 神 殿 中 的 一 切 事
Bunların Levili akrabaları, çadırın, Tanrının Tapınağının bütün görevlerini yerine getirmek üzere atandılar.他 們的族 弟兄 利未 人 、 也 被 派辦 神殿 中的 一切事
Bunu tüm şehrin yoğunluğunu artıran çadır direkleri olarak düşünebilirsiniz.Así que pueden pensarse como puntales que realmente eleven la densidad de toda la ciudad.
Bunu tüm şehrin yoğunluğunu artıran çadır direkleri olarak düşünebilirsiniz.Dá sa na to pozerať ako na stanové tyče, ktoré v skutočnosti zodvihnú hustotu celého mesta.
Bunu tüm şehrin yoğunluğunu artıran çadır direkleri olarak düşünebilirsiniz.Et vous pouvez voir ça comme des piquets de tente qui en fait relèvent la densité de la ville entière.
Bunu tüm şehrin yoğunluğunu artıran çadır direkleri olarak düşünebilirsiniz.Jadi Anda dapat berpikir seperti tiang tenda yang sebenarnya meningkatkan kepadatan seluruh kota.
Bunu tüm şehrin yoğunluğunu artıran çadır direkleri olarak düşünebilirsiniz.Je kunt het zien als tentstokken die feitelijk de dichtheid verhogen van de stad als geheel.
Bunu tüm şehrin yoğunluğunu artıran çadır direkleri olarak düşünebilirsiniz.그리고 이것을 도시 전체의 밀도를 높이는 기반으로 삼으면 됩니다.
Bunu tüm şehrin yoğunluğunu artıran çadır direkleri olarak düşünebilirsiniz.Le putem privi ca stâlpii unui cort: acestea măresc de fapt densitatea întregului oraş.
Bunu tüm şehrin yoğunluğunu artıran çadır direkleri olarak düşünebilirsiniz.Możesz myśleć o tym jako o polu namiotowym które zwiększa zagęszczenie całego miasta.
Bunu tüm şehrin yoğunluğunu artıran çadır direkleri olarak düşünebilirsiniz.Můžete si to představit jako stanové podpěry, které vlastně zvednou hustotu celého města.
Bunu tüm şehrin yoğunluğunu artıran çadır direkleri olarak düşünebilirsiniz.Podemos pensar nisto como estacas de uma tenda que realmente aumentam a densidade da cidade toda.
Bunu tüm şehrin yoğunluğunu artıran çadır direkleri olarak düşünebilirsiniz.Potete immaginarli come pali da tenda che di fatto incrementano la densità dell'intera città.
Bunu tüm şehrin yoğunluğunu artıran çadır direkleri olarak düşünebilirsiniz.Så ni kan se på det som tältpinnar som faktiskt ökar tätheten på en hel stad.
Bunu tüm şehrin yoğunluğunu artıran çadır direkleri olarak düşünebilirsiniz.Sie können sich das wie Zeltstangen vorstellen, die tatsächlich die Dichte einer ganzen Stadt erhöhen.
Bunu tüm şehrin yoğunluğunu artıran çadır direkleri olarak düşünebilirsiniz.Úgy lehet ezt elképzelni, mint a sátorrudakat, amelyek valójában megemelik a teljes város zsúfoltságát.
Bunu tüm şehrin yoğunluğunu artıran çadır direkleri olarak düşünebilirsiniz.Μπορείτε να το φανταστείτε ως πασσάλους σκηνής που αυξάνουν την πυκνότητα ολόκληρης της πόλης.
Bunu tüm şehrin yoğunluğunu artıran çadır direkleri olarak düşünebilirsiniz.Вони відіграють роль опор, які збільшують щільність усього міста.
Bunu tüm şehrin yoğunluğunu artıran çadır direkleri olarak düşünebilirsiniz.Може да си ги представите като стълбове на палатка, които на практика вдигат плътността на целия град.
Bunu tüm şehrin yoğunluğunu artıran çadır direkleri olarak düşünebilirsiniz.Они как бы играют роль шестов, которые поднимают плотность всего города.
Bunu tüm şehrin yoğunluğunu artıran çadır direkleri olarak düşünebilirsiniz.אז אתם יכולים לחשוב על זה כעמודי אוהל שלמעשה מרימים את הצפיפות של כל העיר.
Bunu tüm şehrin yoğunluğunu artıran çadır direkleri olarak düşünebilirsiniz.يمكن تشبيه تلك النقاط بأعمدة الخيام والتي تكون ذا كثافة كبيرة جداً اكثر من المدينة وتمثل نواة لها
Bunu tüm şehrin yoğunluğunu artıran çadır direkleri olarak düşünebilirsiniz.テントの支柱みたいなものだとお考え下さい このように広範囲な地域構造内で
Bu, Sureka Gundi; o da ailesiyle aynı merkez otoyoldaki çadırda ailesiyle yaşıyor.Dat is Sureka Gundi, ze woont ook met haar gezin in de tent langs dezelfde snelweg.
Bu, Sureka Gundi; o da ailesiyle aynı merkez otoyoldaki çadırda ailesiyle yaşıyor.Đó à Sureka Gundi; cô cũng sống cùng gia đình trong túp lều bên cùng một đường cao tốc.
Bu, Sureka Gundi; o da ailesiyle aynı merkez otoyoldaki çadırda ailesiyle yaşıyor.Esta é Sureka Gundi. Também vive com a família na tenda ao longo da via rápida.
Bu, Sureka Gundi; o da ailesiyle aynı merkez otoyoldaki çadırda ailesiyle yaşıyor.Ez Sureka Gundi, ő a családjával együtt ugyanabban az autópálya elválasztó sávban él egy sátorban.
Bu, Sureka Gundi; o da ailesiyle aynı merkez otoyoldaki çadırda ailesiyle yaşıyor.슈레카 군디 씨 역시 가족과 함께 같은 곳에 있는 텐트에 살죠.

İlgili Sayfalar