çadır ile cümle
çadır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.我 要 使 會 幕 和 壇 成 聖 、 也 要 使 亞 倫 和 他 的 兒 子 成 聖 、 給 我 供 祭 司 的 職 分
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.我 要 使 會幕 和 壇成聖 、 也 要 使 亞倫 和 他 的 兒子 成聖 、 給 我 供 祭司 的 職分
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.Als het volk de wolk bij de ingang van de tent zag staan, knielde iedereen neer, ieder bij zijn eigen tent.
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.Cả dân sự thấy trụ mây dừng tại cửa Trại, bèn đứng dậy, rồi mỗi người đều sấp mình xuống nơi cửa trại mình.
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.Cả dân_sự thấy trụ mây dừng tại cửa Trại , bèn đứng_dậy , rồi mỗi người đều sấp mình xuống nơi cửa trại mình .
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.모든 백성이 회막문에 구름 기둥이 섰음을 보고 다 일어나 각기 장막문에 서서 경배하며
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.וראה כל העם את עמוד הענן עמד פתח האהל וקם כל העם והשתחוו איש פתח אהלו׃
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.فيرى جميع الشعب عمود السحاب واقفا عند باب الخيمة. ويقوم كل الشعب ويسجدون كل واحد في باب خيمته ً.
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.眾 百 姓 看 見 雲 柱 立 在 會 幕 門 前 、 就 都 起 來 各 人 在 自 己 帳 棚 的 門 口 下 拜
Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırının girişinde tapınırdı.眾百姓 看 見雲 柱立 在 會幕 門前 、 就 都 起 來 各 人 在 自己 帳棚 的 門口 下拜
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Älköötkä muut israelilaiset enää lähestykö ilmestysmajaa, että he eivät joutuisi syynalaisiksi ja kuolisi.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.A synové Izraelští nechať nepřistupují k stánku úmluvy, aby nenesli hříchu a nezemřeli.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Dân Y-sơ-ra-ên chớ lại gần hội mạc nữa , e phải mắc tội và chết chăng .
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Dân Y-sơ-ra-ên chớ lại gần hội mạc nữa, e phải mắc tội và chết chăng.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Daß hinfort die Kinder Israel nicht zur Hütte des Stifts sich tun, Sünde auf sich zu laden, und sterben;
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.És ne járuljanak ezután Izráel fiai a gyülekezetnek sátorához, hogy ne vétkezzenek, és meg ne haljanak.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Israelitterne må herefter ikke komme Åbenbaringsteltet nær, for at de ikke skal pådrage sig Synd og dø;
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Israels barn skal ikke mere komme nær til sammenkomstens telt, for da fører de synd over sig og må dø.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.이 후로는 이스라엘 자손이 회막에 가까이 말 것이라 죄를 당하여 죽을까 하노라
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Nepriblížia sa už viacej synovia Izraelovi stánu shromaždenia, aby neniesli hriechu a aby nezomreli.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Zato naj sinovi Izraelovi poslej ne pristopajo k shodnemu šatoru, da si ne nalože greha ter ne umrjo.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Израилтяните да не пристъпят вече при шатъра за срещане, да не би да се натоварят с грях и да измрат.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.и сыны Израилевы не должны впредь приступать к скинии собрания, чтобы не понести греха и не умереть:
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.ולא יקרבו עוד בני ישראל אל אהל מועד לשאת חטא למות׃
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.فلا يقترب ايضا بنو اسرائيل الى خيمة الاجتماع ليحملوا خطية للموت.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.從 今 以 後 、 以 色 列 人 不 可 挨 近 會 幕 、 免 得 他 們 擔 罪 而 死
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.從 今以 後 、 以色列人 不 可 挨近 會幕 、 免得 他 們擔 罪 而 死
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.A potemem widział, a oto otworzony był kościół przybytku świadectwa na niebie.
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.A potom som videl a hľa, otvoril sa chrám stánu svedoctva na nebi,
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Après cela, je regardai, et le temple du tabernacle du témoignage fut ouvert dans le ciel.
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Daarna zag ik de tempel in de hemel, de tent waarin God woont, wijd open gaan.
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Darnach sah ich, und siehe, da ward aufgetan der Tempel der Hütte des Zeugnisses im Himmel;
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Depois disto olhei, e abriu-se o santuário do tabernáculo do testemunho no céu;
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Después de esto miré, y el santuario del tabernáculo del testimonio fue abierto en el cielo
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Dopo ciò vidi aprirsi nel cielo il tempio che contiene la Tenda della Testimonianza
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.După aceea, am văzut deschizîndu-se în cer Templul cortului mărturiei.
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.És ezeknek utána látám, és ímé megnyittaték a mennyben a bizonyságtétel sátorának temploma,
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.In potem sem videl, in odpre se svetišče šatora pričevanja v nebesih,
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Ja sen jälkeen minä näin: todistuksen majan temppeli taivaassa avattiin;
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.또 이 일 후에 내가 보니 하늘에 증거 장막의 성전이 열리며
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Og derefter så jeg, og templet med vidnesbyrdets telt i himmelen blev åpnet,
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Og derefter så jeg, og Vidnesbyrdets Tabernakels Tempel i Himmelen blev åbnet,
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Potom pak viděl jsem, a aj, otevřín jest chrám stánku svědectví na nebi.
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Rồi đó , tôi nhìn xem , thấy trên trời có nơi thánh của đền tạm chứng_cớ mở ra .
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Rồi đó, tôi nhìn xem, thấy trên trời có nơi thánh của đền tạm chứng cớ mở ra.
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Sedan såg jag att vittnesbördets tabernakels tempel i himmelen öppnades.
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Setelah itu saya melihat Rumah Tuhan di surga terbuka, dan Kemah Tuhan ada di dalamnya
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.Και μετα ταυτα ειδον και ιδου, ηνοιχθη ο ναος της σκηνης του μαρτυριου εν τω ουρανω,
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.И после сего я взглянул, и вот, отверзся храм скинии свидетельства на небе.
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.І після сього поглянув я, і ось, відчинив ся храм скинї сьвідчення на небі;
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.чух [друг от] олтара да казва: Така Господи Боже Всемогъщи, истинни и праведни са Твоите съдби.
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.ואחרי כן ראיתי והנה נפתח היכל משכן העדות בשמים׃
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.ثم بعد هذا نظرت واذا قد انفتح هيكل خيمة الشهادة في السماء
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.此 後 、 我 看 見 在 天 上 那 存 法 櫃 的 殿 開 了
Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırının açıldığını gördüm.此後 、 我看見 在 天上 那 存 法櫃 的 殿開了
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Also, bitte, wenn Sie nach Namibia kommen, achten sie darauf, in ihren Zelten zu bleiben.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Aşa că vă rog, dacă mergeţi în Namibia, aveţi grijă să staţi în corturi.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Así que, por favor, si van a Namibia asegúrense de quedarse en sus carpas.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Dus alsjeblieft, als je naar Namibië gaat, zorg er dan voor dat je
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın. Geceleri dışarıda yürümeyin! (Kahkaha)Vậy nên, nếu bạn đến Namibia, hãy đảm bảo rằng bạn ở trong lều, và đừng đi ra ngoài vào buổi đêm (tiếng cười)