Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Ylpeät silmät ja pöyhkeä sydän - jumalattomien lamppu - ovat syntiä.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Το επηρμενον ομμα και η αλαζων καρδια, ο λυχνος των ασεβων, ειναι αμαρτια.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Гордость очей и надменность сердца, отличающие нечестивых, – грех.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.Надигнато око и горделиво сърце, Които за нечестивите са светилник, е грях.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.רום עינים ורחב לב נר רשעים חטאת׃
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.طموح العينين وانتفاخ القلب نور الاشرار خطية.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.惡 人 發 達 、 眼 高 心 傲 、 這 乃 是 罪 . 〔 發 達 原 文 作 燈
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.惡人 發達 、 眼高心傲 、 這乃 是 罪 . 〔 發達 原文 作燈
Lonca sistemi: yani ben bir çırakken iyi bir çömlek üstadı olabilmek için çıraklık etmem gerekiyordu.Gildensystem bedeutet: Als Lehrling musste ich in die Lehre gehen, um Keramikmeisterin zu werden.
Lonca sistemi: yani ben bir çırakken iyi bir çömlek üstadı olabilmek için çıraklık etmem gerekiyordu.Hệ thống phường hội: đó là khi tôi là người học nghề, I phải tự học để trở thành một nghệ nhân làm gốm.
Lonca sistemi: yani ben bir çırakken iyi bir çömlek üstadı olabilmek için çıraklık etmem gerekiyordu.중세의 길드 시스템에 의하면 마스터 도예가가 되려면 반드시 견습공 과정을 걸쳐야 하기 때문에 저는 마스터 도예가가 되기 위해 견습공으로 일을 시작을 했습니다.
Lonca sistemi: yani ben bir çırakken iyi bir çömlek üstadı olabilmek için çıraklık etmem gerekiyordu.System gildii: to znaczy, że gdy byłam terminatorem, musiałam odbyć praktykę, by zostać mistrzem ceramiki.
Lonca sistemi: yani ben bir çırakken iyi bir çömlek üstadı olabilmek için çıraklık etmem gerekiyordu.Гилдията : когато бях чирак трябваше да чиракувам, за да стана добър грънчар.
Lonca sistemi: yani ben bir çırakken iyi bir çömlek üstadı olabilmek için çıraklık etmem gerekiyordu.שיטת הגילדה: זה אומר שאני הייתי שולייה הייתי חייבת להיות שולייה כדי להיהפך למאסטרית בקדרות.
Lonca sistemi: yani ben bir çırakken iyi bir çömlek üstadı olabilmek için çıraklık etmem gerekiyordu.ما أعنيه بنظام النقابة، هو أنه عندما كنت تلميذة كان يجب علي أن أتمرن من نفسي لأصبح خبيرة في صناعة الفخار
Lonca sistemi: yani ben bir çırakken iyi bir çömlek üstadı olabilmek için çıraklık etmem gerekiyordu.陶芸のマイスターを目指すなら まず見習いから始めなければならなかったのです 私が学び 教わった工房では 伝統的なヒエラルキーがあり
Lütfen beni çırağınız olarak kabul edin!Jag vill bli din lärling!
Lütfen beni çırağınız olarak kabul edin!Jeg vil være din lærling!
Lütfen beni çırağınız olarak kabul edin!La prego, mi assuma come sua apprendista!
Lütfen beni çırağınız olarak kabul edin!Ottakaa minut oppilaaksenne!
Lütfen beni çırağınız olarak kabul edin!Por favor, aceite-me como sua aprendiza.
Lütfen beni çırağınız olarak kabul edin!¡Quiero ser su aprendiz!
Lütfen beni çırağınız olarak kabul edin!Παρακαλώ δεχτείτε με ως μαθητευόμενη!
Lütfen beni çırağınız olarak kabul edin!Прошу вас, возьмите меня к себе в ученики!
Ne diyorsunuz? Bu seferlik bir çırak alır mısınız?Co pan na to, żeby ten jeden raz przyjąć praktykantkę?
Ne diyorsunuz? Bu seferlik bir çırak alır mısınız?Miten on, jos ottaisitte kerrankin oppilaan?
Ne diyorsunuz? Bu seferlik bir çırak alır mısınız?Τι λέτε; Δεν αξίζει να την πάρετε για μαθητευόμενη;
O yolculuk benim kutup çıraklığım gibiydi.Aceasta a fost ucenicia mea polară.
O yolculuk benim kutup çıraklığım gibiydi.Było to moje pierwsze spotkanie z biegunem
O yolculuk benim kutup çıraklığım gibiydi.C'était mon apprentissage polaire.
O yolculuk benim kutup çıraklığım gibiydi.Das war quasi meine Polarlehre.
O yolculuk benim kutup çıraklığım gibiydi.Dit was voor mij als een poolstage.
O yolculuk benim kutup çıraklığım gibiydi.Era como mi práctica en el polo.
O yolculuk benim kutup çıraklığım gibiydi.È stato il mio apprendistato sul Polo.
O yolculuk benim kutup çıraklığım gibiydi.Ez volt az én sarki tanoncságom.
O yolculuk benim kutup çıraklığım gibiydi.Foi a minha aprendizagem polar.
O yolculuk benim kutup çıraklığım gibiydi.Itu seperti kesempatan bagi saya untuk magang.
O yolculuk benim kutup çıraklığım gibiydi.저는 그때 마치 북극탐험 견습생 같았습니다.
O yolculuk benim kutup çıraklığım gibiydi.Tôi giống như là đi học việc.vậy thôi.
O yolculuk benim kutup çıraklığım gibiydi.Това беше нещо като моето полярно обучение.
O yolculuk benim kutup çıraklığım gibiydi.Це було щось на зразок мого стажування на полюсі.
O yolculuk benim kutup çıraklığım gibiydi.Это было моим "полярным ученичеством".
O yolculuk benim kutup çıraklığım gibiydi.זה היה מסע החניכה שלי אל הקוטב.
O yolculuk benim kutup çıraklığım gibiydi.كان هذا شبيه بما تعلمته خلال تجربتي القطبية.
O yolculuk benim kutup çıraklığım gibiydi.ここにあるセヴェルナヤ ゼムリャ諸島から
Sözün adımlarım için çıra, Yolum için ışıktır.(118:105) Слово Твое – светильник ноге моей и свет стезе моей.
Sözün adımlarım için çıra, Yolum için ışıktır.Az én lábamnak szövétneke a te igéd, és ösvényemnek világossága.
Sözün adımlarım için çıra, Yolum için ışıktır.Cuvîntul Tău este o candelă pentru picioarele mele, şi o lumină pe cărarea mea.
Sözün adımlarım için çıra, Yolum için ışıktır.Dein Wort ist meine Fußes Leuchte und ein Licht auf meinem Wege.
Sözün adımlarım için çıra, Yolum için ışıktır.Dit Ord er en Lygte for min Fod, et Lys på min Sti.
Sözün adımlarım için çıra, Yolum için ışıktır.Ditt ord är mina fötters lykta och ett ljus på min stig.
Sözün adımlarım için çıra, Yolum için ışıktır.Ditt ord er en lykte for min fot og et lys for min sti.
Sözün adımlarım için çıra, Yolum için ışıktır.주의 말씀은 내 발에 등이요 내 길에 빛이니이다
Sözün adımlarım için çıra, Yolum için ışıktır.Lâmpada para os meus pés é a tua palavra, e luz para o meu caminho.
Sözün adımlarım için çıra, Yolum için ışıktır.Lampada per i miei passi è la tua parola, luce sul mio cammino
Sözün adımlarım için çıra, Yolum için ışıktır.Lámpara es a mis pies tu palabra, y lumbrera a mi camino
Sözün adımlarım için çıra, Yolum için ışıktır.Lời Chúa là ngọn đèn cho chơn tôi, Ánh sáng cho đường lối tôi.
Sözün adımlarım için çıra, Yolum için ışıktır.Lời_Chúa là ngọn đèn cho chơn tôi , Ánh_sáng cho đường_lối tôi .
Sözün adımlarım için çıra, Yolum için ışıktır.Nun. Svetilo nogi moji je beseda tvoja in stezi moji luč.
Sözün adımlarım için çıra, Yolum için ışıktır.Nun Svíce nohám mým jest slovo tvé, a světlo stezce mé.