çılgın ile cümle

çılgın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Şimdi görebileceğiniz üzere bir meshugenah(çılgın, çatlak) gibi etrafta koşturuyorum.As you see now, I'm walking around like crazy, meshugenah.
Ben cesur, ruhlu, çılgın havalı bir adamımI'm a cool guy with courage, spirit and craziness
Bilip bilmediğini bilmiyorum, bu çılgın, çılgın, acele etI don't know if you know, it's crazy, crazy, hurry up
Orada üç çocuk her zaman yaptığımız çılgınlıkları yapıyorduk.And we were kind of just out there doing the stuff we crazily did.
Şöyle çılgın bir satırı da koymuştum, bu ülkede uygunluk yok, hep uygunsuzluk var.There was a crazy line in there about how there's no conduct in this county, it's all misconduct.
Sonunda karar vermiştim, mahkemeye gidecek ve bu çılgın savunmayı yapacaktım.And I finally decided, oh gosh, I've got to go to the court and do this crazy case.
"Bay Stevenson, bu çılgın önermeyi siz mi yazdınız?" dedi.He said, "Mr. Stevenson, did you write this crazy motion?"
Bu çılgın şeyleri yazmıştım.I had written these crazy things.
Bu çılgın, buzlu yokuş boyunca hız 10 metre bölü saniye.The velocity is 10 meters per second along this crazy, icy slide.
Bu çılgın sayıyı böldüğümüzde kaç buluruz?But how many times does it actually go into this big beastly number?
İçeride çok çılgın şeyler oldu.There was a whole lot of crazy going on in there.
Çılgın, ama daha bir deli daha bağlı ROMEO;ROMEO Not mad, but bound more than a madman is;
Keşiş Sen düşkün çılgın adam, bana biraz konuşmasını dinlemek -FRlAR Thou fond mad man, hear me speak a little,--
Keşiş O, o zaman ben çılgınlar kulakları var olduğunu görüyoruz.FRlAR O, then I see that madmen have no ears.
Ve çılgınca benim ataları 'joint ile oynuyorsunuz?And madly play with my forefathers' joints?
Ama bu çılgınlık, Otto!But that's madness, Otto!
Gero, Dragonball Z "Android Öyküsü"nde zeki fakat biraz çılgın bir bilim insanıdır.Dr. Gero is a brilliant but slightly mad scientist in the "Dragonball Z: Android Saga."
O çılgın sistemi hepiniz biliyorsunuz, cehennemde altı gün, yedinci günse bedava.You all know that crazy system, six days in hell, you get the seventh day free.
Gözlerini bağlayıp, sonra da hiçbir şey görememekten yakınan çılgın bir adam gibiydim.I was like some crazy guy who puts on a blindfold and then complains that he can't see a thing.
Çılgınca, çılgıncaCrazy, crazy.
Çılgınca bir şey de oldu.Something crazy also happened.
Çılgınca? Evet?Crazy, yes?
Bizim sizi anlayacağımız kadar çılgın olun."Be wild of tongue in a way we can understand."
Ama "Çılgın Aşk"ı yayınladıktan sonra erkeklerden ve kadınlardan yüzlerce hikâye duydum.But since publishing "Crazy Love,"
Ben kendi "çılgın aşk" hikâyemi sessizliği kırarak bitirebildim.I was able to end my own crazy love story by breaking the silence.
Çılgınca fikirlere kapılma.Don't get any crazy ideas.
Böyle çılgınca bir şey yapmak istediğine göre... ...onu umutsuzca sevmiş olmalı.He must've loved her desperately... To ask for something so crazy.
Her şey, 2004 Kasım'da ortaya çıkan çılgın bir fikirle başladı.It all started with a crazy idea in November of 2004.
Sonra çılgın fikrim o kadar da çılgın gelmemeye başladı.Soon my crazy idea didn't seem so crazy.
Aslında protein biraz daha çılgın görünürThe actual protein might look like something crazy.
Kadınlar tarafında ise tam tersi mevcut. Bu acaip çılgın süperhero kadınlar mevcut.And then on the female side, you have the opposite, in which you have these crazy superhero women.
Bir medya cilginiydim ve zamanla reklamciliga girdim.I was a media junkie, and eventually got involved with advertising.
Onun Ingrid Bergman'la ilgili çılgınlıklarını duydum.I heard he had some kind of a fling with Ingrid Bergman.
Şimdi düşünüyorum da, sana çılgınca aşığım.Now that I think of it, I'm madly in love with you.
Diğer kadınlar çılgın, hırslı makineler, benim gibi, oluyordu.Other women became mad, driven machines like me.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.It was a lot of anger, insane humor, a lot of attention, outrage.
Çılgın fikrimiz, bu günkü teknolojinin elverdiği kadarı ile bir dinazoru klonlamaya çalışmaktı.The crazy idea is we're going to try to clone a dinosaur as much as we can with today's technology.
Cilginlik oldugunu dusuneceksiniz, 103 G.Would it be crazy to know: 103 Gs?
Pekala, çılgın!OK, crazy!
Bir görgü tanığı olma isteğiyle çılgına dönmüştüm.I was consumed with the desire to be an eyewitness.
Yani, bu kulağa çok çılgınca geliyor, değil mi?Okay, so our legal department prepared a disclaimer, and here it is.
Léila, inanılmaz çılgın bir fikir ortaya attı.And Léila came up with an incredible idea, a crazy idea.
Her yerde fanatik, çılgın insanlar var.There are crazy and fanatic people everywhere.
Bu çılgınlık.That's crazy.
Size bu çılgın başlıktan bahsedeceğimI'm going to talk to you about this crazy title,
Ve eminim ki, insanlar bir kilise polis istilasına uğrasaydı, sinirden çılgına dönerlerdi.And I'm sure that anyone seeing police break into a church would be outraged.
Sizi çılgınlığın eşiğine uçurmam gerek.I'm supposed to be whipping you into a frenzy, and I,
Ama bu iki rüya birbirileri ile çok çılgın bir şekilde karışırlar.But these two dreams crash course so insane with each other.
Çılgın fikrin tam da olduğu şey, çılgınca olduğunu, ve yeryüzünün dolu, oyunun bittiğini söylüyorum.That the crazy idea is just that, it is crazy, and with the Earth full, it's game over.
Rakamlar oldukça çılgınca.The numbers are pretty crazy.
CA: Çılgın olasılıklar, yanıtlanmamış sorular bizi ileriye sürükler.It's the crazy possibilities, the unanswered questions, that pull us forward.
Sürekli takım çalışması çılgınlığını durdurun.Stop the madness for constant group work.
Şimdi, bu çılgınca geliyor değil mi ?Now, this sounds crazy, right?
Ve yakın zamanlarda bilim adamları Herdotun çılgın hikayesinin gerçek olduğunu ileri sürdüler.And so, recently, scientists have suggested that Herodotus' crazy story is actually true.
Yani bu çılgın hikaye gerçek olabilir.So this crazy story might be true.
Şu an dans çok çılgın bir hale geldi.It is insane what dance is right now.
Bir şansın olmadığı halde böyle çılgına mı dönüyorsunYou went that crazy when you don't even really have a chance?
O senin arkasında bazı çılgınca şeyler yapıyor geri.He is doing some crazy stuff behind your back.
Bu çılgınlık!That's crazy!
Ben burada yeniyim ve her şeyi çılgın.I'm new here and everything is crazy.

İlgili Sayfalar