çılgın ile cümle

çılgın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Aşk çılgındır.Love is crazy.
Çılgın olma.Don't be crazy.
O çılgınlık değil mi?Isn't that crazy?
Çılgınca geldiğini biliyorum, ama Tom'la Mary'i randevuda gördüm.I know it sounds crazy, but I did see Tom and Mary out on a date.
Bu şimdiye kadar duyduğum en çılgınca şey.This is the craziest thing I've ever heard.
Bu şimdiye kadar gördüğün en çılgınca şey.This is the craziest thing I've ever seen.
Kalbi çılgınca çarpıyordu.His heart was beating wildly.
Karım çılgındı.My wife was mad.
Ben çılgın olanın Tom olacağını düşündüm.I thought Tom would be the crazy one.
Tom ve Mary'nin çılgın olduğunu düşündüm.I thought Tom and Mary were crazy.
Öyle çılgınca bir şey yaparsan, sana gülerler.If you do something that crazy, you'll be laughed at.
Çılgınca bir şey yapalım.Let's do something crazy.
Sadece çılgınca bir şey yapmanı istemiyorum.I just don't want you to do anything crazy.
Bu havada dışarı çıkmak çılgınlık.It is bonkers to go out in this weather.
Çılgınlık, sonuçların farklı olacağını umarak, aynı deneyimi tekrarlamaktır.Madness is repeating the same experience, expecting the results to be different.
En çılgın hayallerimde bile benimle çıkacağını asla düşünmedim.Never in my wildest dreams did I ever think you'd go out with me.
Ben çılgınım.I'm crazy.
Ben çılgın değilim.I'm not crazy.
Tom çılgın.Tom's delirious.
Onlar çılgınlar.They're crazy.
Biz çılgınız.We're frantic.
Sen tamamen çılgınsın.You're completely mad.
Bu çılgın.This is nuts.
Tom çılgın değil.Tom isn't nuts.
Tom çılgınca güldü.Tom laughed hysterically.
Tom çılgınca mücadele etti.Tom struggled frantically.
Tom çılgındı.Tom was delirious.
Her ikimiz de çılgınız.We're both crazy.
Tom çılgın mı?Is Tom delirious?
Çok çılgınım.I'm so mad.
Çılgınca görünüyor.It sounds crazy.
Şimdi çılgınım.Now I'm mad.
Çılgın olan budur.That's what's crazy.
Çılgın görünüyorsun.You sound mad.
Daha çılgın, daha iyi.The crazier, the better.
Çılgınca bir şey yapmayın.Don't do anything crazy.
Tom bir çılgın.Tom is a nut.
Tom gerçekten çılgın.Tom is really mad.
Tom hâlâ çılgın.Tom is still mad.
Tom tamamen çılgın.Tom is totally nuts.
Gerçekten çılgına dönmüştüm.I got really mad.
Hanginizin daha çılgın olduğunu bilmiyorum.I don't know which of you is crazier.
Tom'un ne kadar çılgın olduğunu fark etmedim.I hadn't realized how crazy Tom was.
Bundan daha çılgınca şeyler yaptım.I've done crazier things than this.
Bunun çılgınca göründüğünü biliyorum ama bu doğru.I know it sounds crazy, but it's true.
O gittikçe çılgın oldu!He became increasingly demented!
Asla çılgınca bir şey yapmam.I never do anything crazy.
Hâlâ çılgınsın, değil mi?You're still mad, aren't you?
Sanırım çılgın olduğumu düşünüyorsun.I suppose you think I'm nuts.
O bir gol atınca kalabalık çılgına döndü.The crowd went crazy when he got a goal.
Bir işletmeyi çalıştırmak için ne kadar çılgınca bir yol!What a crazy way to run a business!
Tom bunu yapacak kadar çılgın değildir, değil mi?Tom wouldn't be crazy enough to do that, would he?
Tom senin çılgın olduğunu söyledi.Tom said you were crazy.
O kadar çılgın değilsin.You're not that crazy.
Tom oldukça çılgın görünüyor.Tom seems pretty mad.
Siz insanlar çılgınsınız.You people are mad.
O yeri çılgınca seviyorum.I adore that place.
Sen şimdi terk edersen çılgın olurdun.You'd be crazy to leave now.
Çılgın bir hamam böceği gibi koş.Run like a crazy cockroach.
Bu çok çılgınca.This is so crazy.

İlgili Sayfalar