çılgın ile cümle

çılgın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O çocuğun çılgın bir geleceği var!That kid has a crazy future!
Bende biraz çılgınlık var.I am a bit crazy.
Onun neden bu kadar çılgınca davrandığını anlamıyorum.I don't understand why she is acting so crazy.
Tom'un çılgın olduğunu düşünüyorum.I think Tom is crazy.
Ben çılgın bir komünistim!I am a crazy communist!
İlkin, onun çılgın olduğunu düşündüm.At first, I thought she was crazy.
Sen çılgın bir kadınsın.You're a crazy woman.
Bunun çılgınca olduğunu düşünüyor musun?Do you think this is crazy?
Mary servete konduktan sonra bir alışveriş çılgınlığına devam etti.Mary went on a shopping spree after coming into some money.
Tıpkı Tom gibi çılgınsın.You're just as crazy as Tom.
Bu çılgınca! Biz yakalanabiliriz.This is crazy! We could get caught!
Tom oldukça çılgın, değil mi?Tom is quite crazy, isn't he?
Bu çılgınca bir fikir.This is a crazy idea.
Kurak bir ülkeden yağışlı Avrupa'ya su ihraç etmek saf çılgınlık.Exporting water from an arid country to the rainy Europe is pure folly.
Oh, bu çılgınca.Oh, that's crazy.
tom çılgındırTom is amazing.
Bu çılgın bir fikir.That's a crazy idea.
Çılgın bir hafta oldu.It's been a crazy week.
Hâlâ çılgın olduğumu düşünüyor musun?Do you still think I'm crazy?
Çılgın olan benim.I'm the crazy one.
Tom çılgın görünüyordu.Tom seemed to be frantic.
Tom'u asla bu kadar çılgın görmedim.I've never seen Tom this mad before.
Bunlar sadece çılgın fikirler.These are just crazy ideas.
Hepimiz arasında Tom en çılgın mizah duygusuna sahipti.Of all of us, Tom had the craziest sense of humor.
Bu gerçekten çılgın.This is really crazy.
Bu kasabada kaç tane çılgın insan var?How many crazy people are there in this town?
Senin karın çılgın değil.Your wife isn't crazy.
Şimdiye kadar yaptığın en çılgınca şey nedir?What's the craziest thing you've ever done?
Kulaklarındaki devamlı tiz çınlama Tom'u çılgına çeviriyor.The constant, high-pitched ringing in Tom's ears is driving him crazy.
Piyangoyu kazanınca alışveriş çılgınlığına daldı.Having won the lottery, she went on a shopping spree.
Hayat çılgın.Life is crazy.
Kapıyı açık bırakması çılgınlık.It is crazy of him to leave the door open.
Dünya çılgın bir yer.The world is a crazy place.
Suzan çılgındır.Suzan is crazy.
Bu çılgın bir dünya.This is a crazy world.
Bu çılgınca bir duyguydu.It was a crazy feeling.
O bana çılgınca görünüyor.That seems crazy to me.
O dondurucu suda yüzmeye çalışmak onun çılgınlığıydı.It was crazy of him to try swimming in that freezing water.
Annem çılgın bir kadındır.My mother is a crazy woman.
Tom ve Mary alışveriş çılgınlığına devam etti.Tom and Mary went on a shopping spree.
Ben onun çılgınca göründüğünü biliyorum.I know that sounds crazy.
Onun çılgınca olduğunu düşündüm.I thought that was crazy.
Bu çılgın bir yıldı.It's been a crazy year.
Bu çılgınca görünüyor.That sounds crazy.
Herkes Tom'un biraz çılgın olduğunu düşünüyor.Everybody thinks Tom is a little crazy.
O çılgına dönmemeliydi.He shouldn't have blown a fuse.
İnsanlar onun çılgınca olduğunu düşündü.People thought that was crazy.
Ben eskisi kadar çılgın değilim.I'm not as wild as I used to be.
Bunun çılgınca bir fikir olduğunu biliyorum.I know it's a crazy idea.
Neden Tom bu kadar çılgınca davranıyor?Why is Tom acting so crazy?
O, o çılgınca fikri nereden aldı?Where did he get that crazy idea from?
Bu çılgınca geliyor, biliyorum.It sounds crazy, I know.
Tom çılgınca bağırmaya başladı.Tom began to cry hysterically.
Ne çılgın bir gün!What a crazy day!
Bu, sandığınız kadar çılgınca değil.This isn't as crazy as you think.
Bu tam çılgın.This is just crazy.
O sadece çılgın yaşlı bir aptal.He's just a crazy old fool.
O sadece çılgın yaşlı bir adam.He's just a crazy old man.
Tom sadece çılgın yaşlı bir aptal.Tom is just a crazy old fool.
Onu yapsak çılgın oluruz.We'd be crazy if we did that.

İlgili Sayfalar