çıkmaz ile cümle

çıkmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Genellikle yavaş hareket ederler ve yaşama alanlarının dışına çıkmazlar.Żyją krótko i stąd nie przemieszczają się zbyt daleko od miejsca, gdzie powstały.
Buna rağmen cinayet fikri "gece gündüz aklından çıkmaz."Pomijając to, twierdzi on, że idea morderstwa prześladowała go dniami i nocami.
Kendisi çıkar çıkmaz hevesle arkasını dönen Orfeus, kuralı bozar ve eşini yeniden kaybeder.Orfeusz odruchowo odwraca się i szczęśliwie traci żonę.
Sonunda jüri çıkmaza sürüklenir.Wymarły z końcem jury.
Jukov çıkmazı bozma zamanın geldiğine kararlaştı.Po wygaśnięciu rozejmu Poroszenko nie zdecydował się go przedłużyć.
1941-1942 kışında, Wehrmacht Doğu Cephesi'nde bir çıkmazın içine düşmüştür.Zimą 1944–1945 w pobliżu Orzechówki przebiegała linia frontu.
Ertesi yıl ilk romanı "Mutfak Çıkmazı"nı yayımladı.W tym roku uzyskano pierwszy węgiel z odkrywki „Niesłusz”.
Bu da oyuncuları çıkmaza sokar .Reszta to improwizacja aktorów.
Mesela hiç çıkmaz sokak yoktur.Przy ulicy aktualnie nie znajdują się żadne posesje.
Soy Kitabı gerekli olmadıkça ortaya çıkmazlar.Hans egna serietidningar (Fate och Book of Fate) blev inte långlivade.
Çıkmaz Sokak Çocukları (2008).Rädda barnen (2008).
Bu sırada mâli durum da çıkmaza girmişti.Nu har det banne mig gått för långt!
Bu yıldan sonra kulüp mali bir çıkmaza sürüklendi ve en iyi oyuncularını satmak zorunda kaldı.Därefter drabbades klubben av ekonomiska svårigheter och tvingades sälja flera viktiga spelare.
Bu çıkmaz içinde birbirlerine saldırırlar ve 9 milyon yıllığına birbirlerini hareketsiz kılarlar.Trots detta har de lyckats vara partners i nio år utan att döda varandra.
Güneş batana kadar çıkmazlar.De öppnar sig först när solen gått ned.
Ancak idrara çıkmaz.Inte för att det pirrar.
Ancak bu sadece bir rüyadır ve Rıfkı'nın dediği çıkmaz.Det gångna är som en dröm och det närvarande förstår jag icke.
Köy içi yollar normal cadde genişliğinde olup çıkmaz sokak yoktur.Sträckan är till större delen inte motorväg utan vanlig landsväg.
Genellikle yavaş hareket ederler ve yaşama alanlarının dışına çıkmazlar.Dessa kommer att färdas allt längre bort och aldrig återvända till Jorden.
Bu sırada mâli durum da çıkmaza girmişti.І аж тоді справа зрушилась з місця.
Ertesi yıl ilk romanı "Mutfak Çıkmazı"nı yayımladı.Наступного року вийшов перший роман «Мона померла».
Şehirde hiç çıkmaz sokak yoktur.У місті не було брукованих вулиць.
İsa girdiği çıkmazdan çıkamayacağını düşünürek intihar etmeye karar verir, kafasına bir silah dayar.Коли Кріс виходить звідти без рушниць, вони вирішують прорватися всередину.
Bu yıldan sonra kulüp mali bir çıkmaza sürüklendi ve en iyi oyuncularını satmak zorunda kaldı.Сталося це після того, як клуб продав своїх найкращих гравців.
Aklımdan hiç çıkmaz o yolculuk, o havlamalar, polisler."«Як я ненавиджу вас, ви машини...»
Filmin sonunda aşçı katil çıkmazsa ben ne olayım!Якщо під кінець фільму повар не виявиться вбивцею, то я не знаю!
TRT 1'in resmî sitesinde Yürek Çıkmazı 1 Kasım 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.Серцевий біль на сайті TRT 1 Серцевий біль на сайті IMDb (англ.) Серцевий біль на TMDb[de] (англ.)
Met'un veya Mes'ût: İnsanlar arasında yalan haberleri yayar, sonra onların aslı çıkmaz.Lačník (jejunum) a kyčelník (ileum) do sebe plynule přecházejí a hranice mezi nimi není přesná.
Çünkü çıkmazın üçlü zorbalarıdırlar.Je překvapen příchodem třech zrádců.
Kimseden ses çıkmaz.Nikdo moc neplakal.
Bu yıldan sonra kulüp mali bir çıkmaza sürüklendi ve en iyi oyuncularını satmak zorunda kaldı.Klub dostal velkou pokutu a aby ji mohl zaplatit, byl nucen prodat své nejlepší hráče.
Şehirde hiç çıkmaz sokak yoktur.V obci není evidována žádná ulice.
İyi tasarım fazla öne çıkmaz.Uzavřít forward nic nestojí.
Mesela hiç çıkmaz sokak yoktur.Úzká ulice nemá chodník.
Buna rağmen cinayet fikri "gece gündüz aklından çıkmaz."În ciuda acestui fapt, el spune că ideea crimei „m-a bântuit zi și noapte”.
İşler Tina’nın bir erkekle romantik ilişkiye girmesiyle daha da çıkmaza girer.Jack Weil devine interesat de o relație romantică cu ea.
Çocukluk günlerindeki bayramların verdiği neşe ve mutluluk akıllardan kolay kolay çıkmaz.Amintirile despre acele zile ale copilăriei îi par atât de aproape.
Ne var ki Angela bakire çıkmaz.Ei nu bănuiesc prezența Mariei Vetsera.
Eski Lefkoşa'da yollar dardır ve çıkmaz sokaklar mevcuttur.In localitate există numai cărări sau drumuri nepavate.
Derginin nisan sayısında "Di Gel", mayıs sayısında "Çıkmaz Sinir" yer almıştır.Májusban a „Anything For You” száma a slágerlista élére ugrott.
Fakat sorgulamalardan bir sonuç çıkmaz.A kérdéseire azonban nem kap válaszokat.
İşler Tina’nın bir erkekle romantik ilişkiye girmesiyle daha da çıkmaza girer.Oliver később romantikus jellegű kapcsolatba kerül az újságírónővel.
Çıkmaz Sokak Çocukları (2008).A nehezen tanuló gyermekek iskolai nevelése (1998)
Hidratasyon ısısı açığa çıkmaz.Kosteusongelmia ei saa ilmaantua.
Bu sırada mâli durum da çıkmaza girmişti.Rahattomuus oli ongelmana tälläkin kertaa.
Kitap satışa çıkar çıkmaz çok hızlı biçimde tükendi.Kirja myytiin nopeasti loppuun.
Sonunda 12 numaralı odayı bulur ama kapıyı açtığında yine bir çıkmaz duvarla kaşılaşır.Mutta avautuuko kaapin numero 13 ovi sittenkin painajaishuoneeseen?
Bu konuya o kadar önem vermekteydi ki, bazen evinden günlerce çıkmaz olmaktaydı.Κύρια ασχολία του ήταν το κυνήγι και τακτικά έλειπε επί μέρες από το σπίτι του.
Kitap satışa çıkar çıkmaz çok hızlı biçimde tükendi.Μετά την διαθεσιμότητα των εισητηρίων άρχισαν να πουλούν γρήγορα.
Jukov çıkmazı bozma zamanın geldiğine kararlaştı.Zjukov besluttede, at det var på tide at bryde dødvandet.
Fakat sorgulamalardan bir sonuç çıkmaz.Der rejses ikke spørgsmål om ansvar.
Ancak idrara çıkmaz.Kommer ingen vegne.
Bu da oyuncuları çıkmaza sokar .Det ville være en ekstra belastning for spillerne.
Oyunun bir noktasında gerçekten suya düşen Guybrush, eğer on dakika içerisinde oradan çıkmazsa ölebiliyor.Heldigvis kan Guybrush holde pusten opptil ti minutter, slik at han kommer seg unna.
Bu olaydan sonra hepsinin hayatı bir daha geri dönülemez bir çıkmaza girmiş.Hingga hidup mereka tidak tenang lagi sepulang dari tempat itu.
Akarsu, Tıva'nın sınırından çıkmaz.Kuatir tidak dapat keluar dari kondisi trance.
Genellikle yavaş hareket ederler ve yaşama alanlarının dışına çıkmazlar.Umumnya, mereka tidak akan mengalir jauh dari sumber.
Fakat Kleopatra'nın planı doğru çıkmaz.Sementara Kleopatra tidak dapat berbuat apa-apa.
Görüşme sonrasında Đilas ve Kardelj, Yugoslav-Sovyet ilişkilerinin bir çıkmaza ulaştığını anlamışlardı.Sau sự việc này, chính Đilas và Kardelj đã thừa nhận mối quan hệ Nam Tư - Xô viết đã đi vào ngõ cụt.
3 ay evden çıkmaz ama daha sonra çıkmak zorunda kalırlar.Họ tái hợp, nhưng chỉ ba tháng sau bà bỏ đi một lần nữa.

İlgili Sayfalar