çıkmaz ile cümle
çıkmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yalnız kadın hiç düşündüğü gibi çıkmaz.Pero las cosas no salen como ella se las imaginaba.
Uzun görüşmelerin sonucunda antlaşma neredeyse çıkmaza girmişti.Una vez salido de la Comisión, el proyecto careció prácticamente de discusión parlamentaria.
16 Kasım - Tam Gün Yasası, hastaneleri çıkmaza soktu.Justo antes de la medianoche del 16 de noviembre, recibió la extremaunción.
Çıkmazsa tıbbi yardım sağlanır (112).Punto de Atención Continuada Urgencias 24 horas UMER (Unidad Medicalizada de Emergencias, 112.)
Çünkü bunlar hiçbir zaman ufkun üstüne çıkmaz.Porque nunca consideramos sus profundidades.
Araucaria araucana (Maymun çıkmazı ağacı) Şili'nin Güney Andları.Princesa de Suomi Araceli de León ...
Çıkmaz : İnsanın hayatını eninde sonunda yazgının belirlediği anlatılır.Parla di ciò che potrebbe accadere a una persona alla fine di una relazione.
Ancak Hitler’den sonrasında pek ses çıkmaz.Noi non dimentichiamo le atrocità di Hitler, vero?
Kendisi çıkar çıkmaz hevesle arkasını dönen Orfeus, kuralı bozar ve eşini yeniden kaybeder.Incapace di resistere oltre, Orfeo si volta a guardare la moglie e ne provoca così di nuovo la morte.
1941-1942 kışında, Wehrmacht Doğu Cephesi'nde bir çıkmazın içine düşmüştür.L'inverno 1941-42 fu lungo e poco attivo per la Zerstörerwaffe, sul Fronte Orientale.
Soy Kitabı gerekli olmadıkça ortaya çıkmazlar.Quando ha (は) è usata come particella è scritta wa, non ha.
Ancak Amerika’lı genç zannettikleri kadar duygusuz çıkmaz.L'americano infatti non è così ingenuo come appare.
Bu sırada mâli durum da çıkmaza girmişti.Quello fu il punto in cui tutto si spinse troppo in là .
O, dışarı çıkar çıkmaz, yağmur yağmaya başladı.Как только он вышел, пошёл дождь.
Filmin sonunda aşçı katil çıkmazsa ben ne olayım!Если под конец фильма повар не окажется убийцей, ну я не знаю!
İstasyondan çıkar çıkmaz sola dön.Как только выйдешь с вокзала, поверни налево.
Bir kez içeri girersen, bir daha asla tekrar çıkmazsın.Если войдёшь внутрь, то никогда уже не выйдешь.
Fakat Kleopatra'nın planı doğru çıkmaz.Однако отыскать книгу Вирджиния нигде не может.
Ertesi yıl ilk romanı "Mutfak Çıkmazı"nı yayımladı.В следующем году вышел первый роман «Мона умерла».
Bu zaaf bir durum dışında genelde ortaya çıkmaz, yonga bozulması.Обычно всегда спокойная за исключением тех случаев, когда ей приходится делать что-то без Юмэ.
Öyle ki bu korku duygusu nedeniyle karşısına fazla düşman çıkmaz.Такую страсть переживать Не пожелаешь и врагам...
Köy içi yollar normal cadde genişliğinde olup çıkmaz sokak yoktur.Ни одна из улиц района не пересекается под прямым углом.
İlk geceden kapandığı odasından bir daha çıkmaz.Он говорит, что ничего не помнит, с момента, как вышел из офиса шерифа предыдущей ночью.
Mesela hiç çıkmaz sokak yoktur.Улиц как таковых не имеется.
1964 yılında, Tabutçular Çıkmazı'ndaki konaktan taşınıp, sekiz sınıflı, kaloriferli yeni binaya geçilmiştir.В 1923 году в состав уезда переданы 8 волостей упразднённого Хвалынского уезда.
Güneş batana kadar çıkmazlar.Так продолжается до солнечного восхода.
Muhtar Bey zindandan çıkar çıkmaz Sofya Valisi'ne gider ve olayları anlatır.Владелец дворца собирается переспать с Роджером, после того, как он закончит рассказывать.
Yalnız kadın hiç düşündüğü gibi çıkmaz.Почему она просто не может делать то, чего сама хочет?
Kadının söylediği hiçbir şeye karşı çıkmaz ve onuruna hakaret etmez.لم يخرج أى رد فعل تجاه ماقالته المرأة ولم يهن شرفها .
Eğer bir rün 2 dakika boyunca alınmamışsa, yenisi çıkmaz.و ان تم رفض المشروب للمرة الثالثة لا يجب تقديمة مرة اخري.
Başka bir rahatsızlığa bağlı olarak ortaya çıkmaz.الاضطراب ليس بسبب أي مرض آخر.
Fakat Kleopatra'nın planı doğru çıkmaz.إلا أن خبر موت كليوباترا كان غير صحيح.
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.لا يوجد دخان من غير نار.
Soy Kitabı gerekli olmadıkça ortaya çıkmazlar.Não se apresentam paráfrases das Escrituras.
Eski meslektaşları tarafından reddedilmesi ve Müttefikler'in kellesini istemesi Himmler'i çıkmaza sokmuştu.Rejeitado pelos seus camaradas e procurado pelos Aliados, Himmler tentou esconder-se.
Oyunun bir noktasında gerçekten suya düşen Guybrush, eğer on dakika içerisinde oradan çıkmazsa ölebiliyor.No entanto, neste jogo, Guybrush pode morrer se ficar submerso por mais de dez minutos.
Bu yıldan sonra kulüp mali bir çıkmaza sürüklendi ve en iyi oyuncularını satmak zorunda kaldı.Com a queda, o clube entrou em uma grande crise financeira e teve de vender seus principais jogadores.
Uzun görüşmelerin sonucunda antlaşma neredeyse çıkmaza girmişti.No último dia das negociações, o acordo quase caiu completamente.
Mesela hiç çıkmaz sokak yoktur.Para onde vamos não precisamos de ruas!
İçinde gümüşün olan bloklar kazmayla yavaş kazılır ve kırıldığında blok çıkmaz.Pouco a pouco o fio atravessa o bloco sem, ao mesmo tempo, quebrá-lo.
Genellikle yavaş hareket ederler ve yaşama alanlarının dışına çıkmazlar.Estes animais movem-se lentamente, nunca se afastando dos seus refúgios.
Kaçakların aramaları boşa çıkmaz ve nihayet gömülü servet günışığına çıkar.Os Patetas não perdem tempo e saem a procura de todos os suspeitos à vista.
Maşenka romanın geçtiği zamanda karşımıza çıkmaz, yalnız Ganin'in hafızasındaki haliyle anlatılır.Machenka nunca aparece no presente do romance, mas apenas nas memórias de Ganin.
Buna rağmen cinayet fikri "gece gündüz aklından çıkmaz."«O professor que quer acordar sem agenda do dia».
Eğer bir rün 2 dakika boyunca alınmamışsa, yenisi çıkmaz.Se o tratado não fosse ratificado em 2 anos, se tornaria nulo.
Öyleyse, onlar nede iyi ve neye yararlı olacaklar? gibi sorularla bir çıkmaza girerler.Zij intrigeerden om juist hèn als favorieten naar voren te schuiven.
Anahtarın üzerindeki kan lekesi ne kadar uğraşsa da çıkmaz.Over het bloed heen stroomt de Bovenvecht.
3 ay evden çıkmaz ama daha sonra çıkmak zorunda kalırlar.8 weken weg, maar komen daarna weer terug.
Fakat sorgulamalardan bir sonuç çıkmaz.De ondervraging leidt helaas nergens toe.
Peçe, Doktor'u bir çıkmazda yakalar.Shang laat direct een dokter halen.
Yangın çıkmazken, yolcu ve mürettebatın tamamı kurtuldu.Tegen deze tijd stond het gehele vliegtuig in brand en waren de passagiers en bemanning bewusteloos geraakt.
İkisi de hem aşıktır, hem de girdikleri çıkmazda acı çekmektedir.De twee raakten daar bevriend en verzoenden zich.
Bu çıkmaz içinde birbirlerine saldırırlar ve 9 milyon yıllığına birbirlerini hareketsiz kılarlar.Dan omhelzen de mensen elkaar, en vergeven zij elkaar eventuele fouten uit het afgelopen jaar.
Ancak bu, sevgi üzerine söylediği deyişler kadar çok öne çıkmaz.Deze werd echter minder succesvol dan Love on my mind.
Buna rağmen cinayet fikri "gece gündüz aklından çıkmaz."In het dorp is het alsof je geen verschil kan maken tussen dag en nacht.”
Çıkmaz Sokak Çocukları (2008).Het stadion van de buitenkant (2008).
Bu da oyuncuları çıkmaza sokar .Ook zij staan steeds vijandig tegenover de speler.
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.Waar rook is, is vuur.
Soy Kitabı gerekli olmadıkça ortaya çıkmazlar.Nie wzięli oni jednak udziału w jego nagrywaniu.
Çünkü bunlar hiçbir zaman ufkun üstüne çıkmaz.Równie ważną sprawą jest aby nigdy nie zgadywać.