çıkmaz ile cümle
çıkmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ona, ‹‹Yoksa sen de mi Celiledensin?›› diye karşılık verdiler. ‹‹Araştır, bak, Celileden peygamber çıkmaz.››저희가 대답하여 가로되 너도 갈릴리에서 왔느냐 상고하여 보라 갈릴리에서는 선지자가 나지 못하느니라 하였더라
Ona, ‹‹Yoksa sen de mi Celiledensin?›› diye karşılık verdiler. ‹‹Araştır, bak, Celileden peygamber çıkmaz.››Odpovedali a riekli mu: Či si azda aj ty z Galilee? Zpytuj a vidz, že prorok nepovstane z Galilee.
Ona, ‹‹Yoksa sen de mi Celiledensin?›› diye karşılık verdiler. ‹‹Araştır, bak, Celileden peygamber çıkmaz.››Odpověděli a řekli jemu: Zdali i ty Galilejský jsi? Ptej se, žeť žádný prorok od Galilee nepovstal.
Ona, ‹‹Yoksa sen de mi Celiledensin?›› diye karşılık verdiler. ‹‹Araştır, bak, Celileden peygamber çıkmaz.››Responderam-lhe eles: És tu também da Galiléia? Examina e vê que da Galiléia não surge profeta.
Ona, ‹‹Yoksa sen de mi Celiledensin?›› diye karşılık verdiler. ‹‹Araştır, bak, Celileden peygamber çıkmaz.››И той, когато дойде, ще обвини света за грях, за правда и за съдба;
Ona, ‹‹Yoksa sen de mi Celiledensin?›› diye karşılık verdiler. ‹‹Araştır, bak, Celileden peygamber çıkmaz.››На это сказали ему: и ты не из Галилеи ли? рассмотри и увидишь, что из Галилеи не приходит пророк.
Ona, ‹‹Yoksa sen de mi Celiledensin?›› diye karşılık verdiler. ‹‹Araştır, bak, Celileden peygamber çıkmaz.››Озвались вони й казали йому: Чи й ти з Галилеї єси? Пошукай і подивись, що пророк з Галилеї не встає.
Ona, ‹‹Yoksa sen de mi Celiledensin?›› diye karşılık verdiler. ‹‹Araştır, bak, Celileden peygamber çıkmaz.››ויענו ויאמרו אליו הגם אתה מן הגליל דרש נא וראה כי לא קם נביא מן הגליל׃
Ona, ‹‹Yoksa sen de mi Celiledensin?›› diye karşılık verdiler. ‹‹Araştır, bak, Celileden peygamber çıkmaz.››اجابوا وقالوا له ألعلك انت ايضا من الجليل. فتّش وانظر. انه لم يقم نبي من الجليل.
Ona, ‹‹Yoksa sen de mi Celiledensin?›› diye karşılık verdiler. ‹‹Araştır, bak, Celileden peygamber çıkmaz.››他 們 回 答 說 、 你 也 是 出 於 加 利 利 麼 . 你 且 去 查 考 、 就 可 知 道 加 利 利 沒 有 出 過 先 知
Ona, ‹‹Yoksa sen de mi Celiledensin?›› diye karşılık verdiler. ‹‹Araştır, bak, Celileden peygamber çıkmaz.››他 們 回答 說 、 你 也 是 出於 加利利 麼 . 你 且 去 查考 、 就 可 知道 加利利 沒有 出過 先知
Ozgur bir toplumda kirmizi ve yesil isik olmasi gereklidir aksi takdirde toplum bir cikmaza girer.Een vrije samenleving heeft stoplichten nodig, anders loopt alles vast.
Ozgur bir toplumda kirmizi ve yesil isik olmasi gereklidir aksi takdirde toplum bir cikmaza girer.Eine freie Gesellschaft braucht rote und grüne Lichter, sonst wird sie bald völligen Stillstand erleiden.
Ozgur bir toplumda kirmizi ve yesil isik olmasi gereklidir aksi takdirde toplum bir cikmaza girer.자유사회는 정지신호와 진행신호 모두를 필요로 합니다. 그렇지않으면 사회는 곧 정체상태에 빠지게 됩니다.
Ozgur bir toplumda kirmizi ve yesil isik olmasi gereklidir aksi takdirde toplum bir cikmaza girer.Một xã hội tự do đòi hỏi đèn đỏ và đèn xanh, nếu không nó sẽ sớm thành nơi chuyên ách tắc giao thông.
Ozgur bir toplumda kirmizi ve yesil isik olmasi gereklidir aksi takdirde toplum bir cikmaza girer.O societate liberă are nevoie de reguli, altfel curând se transformă într-un ambuteiaj.
Ozgur bir toplumda kirmizi ve yesil isik olmasi gereklidir aksi takdirde toplum bir cikmaza girer.Slobodná spoločnosť potrebuje červené a zelené svetlá, inak sa rýchlo uviazne v mŕtvom bode.
Ozgur bir toplumda kirmizi ve yesil isik olmasi gereklidir aksi takdirde toplum bir cikmaza girer.Svobodná společnost vyžaduje semafor s červenou a zelenou, v opačném případě uvázne v mrtvém bodě.
Ozgur bir toplumda kirmizi ve yesil isik olmasi gereklidir aksi takdirde toplum bir cikmaza girer.Una sociedad necesita de luces rojas y luces verdes, o de otra manera deciende hacia el estancamiento.
Ozgur bir toplumda kirmizi ve yesil isik olmasi gereklidir aksi takdirde toplum bir cikmaza girer.Una società libera ha bisogno dei semafori rossi e verdi, altrimenti sprofonderà in un ingorgo.
Ozgur bir toplumda kirmizi ve yesil isik olmasi gereklidir aksi takdirde toplum bir cikmaza girer.Une société libre exige des feux rouges et des feux verts, sinon elle tombe vite dans les embouteillages.
Ozgur bir toplumda kirmizi ve yesil isik olmasi gereklidir aksi takdirde toplum bir cikmaza girer.Wolne społeczeństwo wymaga czerwonych i zielonych świateł, inaczej szybko utknie w korku.
Ozgur bir toplumda kirmizi ve yesil isik olmasi gereklidir aksi takdirde toplum bir cikmaza girer.Μία ελεύθερη κοινωνία απαιτεί κόκκινα και πράσινα φώτα, ειδάλλως πολύ γρήγορα καταντάει σε μποτιλιάρισμα.
Ozgur bir toplumda kirmizi ve yesil isik olmasi gereklidir aksi takdirde toplum bir cikmaza girer.В свободном обществе требуются и красные, и зеленые сигналы, иначе оно быстро завязнет в пробках.
Ozgur bir toplumda kirmizi ve yesil isik olmasi gereklidir aksi takdirde toplum bir cikmaza girer.חברה חופשית דורשת אורות אדומים ואורות ירוקים, אחרת היא תתדרדר ותאט עד עצירה מוחלטת.
Ozgur bir toplumda kirmizi ve yesil isik olmasi gereklidir aksi takdirde toplum bir cikmaza girer.ان المجتمع الحر يحتاج " اشارات حمراء وخضراء " والا سوف يدخل في معمعة كبيرة
Ozgur bir toplumda kirmizi ve yesil isik olmasi gereklidir aksi takdirde toplum bir cikmaza girer.さもなければ交通渋滞に陥ります それがあなたの周りのアメリカに起きていることです
Paraguay'da, Uruguay'da ve birçok ülkede de tarım çıkmaza sürüklendi.-i Paraguay, Uruguay, Brasilien med flera.
Paraguay'da, Uruguay'da ve birçok ülkede de tarım çıkmaza sürüklendi.파라과이, 우루과이, 다른 여러 나라들과 브라질에서는
Paraguay'da, Uruguay'da ve birçok ülkede de tarım çıkmaza sürüklendi.בפראגוואי, אורוגוואי, ועוד כמה מדינות, בברזיל,
Paraguay'da, Uruguay'da ve birçok ülkede de tarım çıkmaza sürüklendi.في باراجواي، أوروجواي و عدد من الدول كالبرازيل،
Paraguay'da, Uruguay'da ve birçok ülkede de tarım çıkmaza sürüklendi.科学者と農家が連携し
Sanırım bizim yaşamımızın çıkmazı şudur:제 생각으론 이게 우리가 풀어내야 할 삶의 어려운 부분입니다.
Sanırım bizim yaşamımızın çıkmazı şudur:Und dies ist, glaube ich, die Zwickmühle unserer Leben:
Sanırım bizim yaşamımızın çıkmazı şudur:אם חשב שהוא מאחר, או היה שקוע בנושא שעמד לדבר עליו.
Sanırım bizim yaşamımızın çıkmazı şudur:وهذا في اعتقادي هو المأزق في حياتنا
Sanırım bizim yaşamımızın çıkmazı şudur:意識が間違った方向に向かっているから
Sizlere bir yığın çıkmazları göstereceğim, temel olarak.A teraz zamierzam pokazać Wam kilka ślepych uliczek.
Sizlere bir yığın çıkmazları göstereceğim, temel olarak.E fondamentalmente vi mostrerò un sacco di vicoli ciechi.
Sizlere bir yığın çıkmazları göstereceğim, temel olarak.Et je vais vous montrer un grand nombre d'impasses, fondamentalement.
Sizlere bir yığın çıkmazları göstereceğim, temel olarak.쉽게 말해, 여러분들께 일단의 막다른 골목들을 보여 드리겠습니다.
Sizlere bir yığın çıkmazları göstereceğim, temel olarak.Y voy a mostrarles un montón de callejones sin salida.
Sizlere bir yığın çıkmazları göstereceğim, temel olarak.В основном, я хочу показать вам парочку тупиков.
Sizlere bir yığın çıkmazları göstereceğim, temel olarak.Ще ви покажа по същество куп задънени улици.
Sizlere bir yığın çıkmazları göstereceğim, temel olarak.ואני עומד להראות לכם קבוצת דרכים ללא מוצא, למעשה.
Sizlere bir yığın çıkmazları göstereceğim, temel olarak.ساريكم مجموعة من الطرق المسدودة ،
Sizlere bir yığın çıkmazları göstereceğim, temel olarak.こんなに沢山の試行錯誤になる理由は
Sorun nedir? Hayır, çıkmaz sokak. Çıkmaz sokak.Camino cerrado... camino cerrado.
Sorun nedir? Hayır, çıkmaz sokak. Çıkmaz sokak.Camino cerrado... camino cerrado.
Tam burada, Eylau'da kanlı bir çıkmaz gerçekleşiyor ve iki taraf da çok asker kaybediyor. .그는 아일라우 (Eylau) 에서 크게 피비린내 나는 교착 상태였습니다. 그걸 어떻게 설명해야 할지도 잘 모르겠습니다만.
Tam burada, Eylau'da kanlı bir çıkmaz gerçekleşiyor ve iki taraf da çok asker kaybediyor. .Hij voert een grote onbesliste slag bij Eylau. Eylau
Tam burada, Eylau'da kanlı bir çıkmaz gerçekleşiyor ve iki taraf da çok asker kaybediyor. .Non so nemmeno come dirlo.
Tam burada, Eylau'da kanlı bir çıkmaz gerçekleşiyor ve iki taraf da çok asker kaybediyor. .U Jílového dojde k jedné z nejkrvavějších bitev. Německy se to řekne Eylau.
Tam burada, Eylau'da kanlı bir çıkmaz gerçekleşiyor ve iki taraf da çok asker kaybediyor. .Він потрапляє у безвихідне положення з великою кількістю жертв в Ейлау. Я навіть не знаю, як це вимовити.
Telgraf çıkar çıkmaz neler olacağı anlaşılmıştı gazetecilik sektörü küreselleşecektiAls der Telegraph kam, war es klar dass es die Nachrichten-Industrie globalisieren würde.
Telgraf çıkar çıkmaz neler olacağı anlaşılmıştı gazetecilik sektörü küreselleşecektiAmikor jött a távíró, világos volt, hogy globalizálni fogja a híripart.
Telgraf çıkar çıkmaz neler olacağı anlaşılmıştı gazetecilik sektörü küreselleşecektiCând a apărut telegraful, se știa că va duce la globalizarea industriei media.
Telgraf çıkar çıkmaz neler olacağı anlaşılmıştı gazetecilik sektörü küreselleşecektiCuando surgió el telégrafo estaba claro que iba a globalizar el mundo de las noticias.
Telgraf çıkar çıkmaz neler olacağı anlaşılmıştı gazetecilik sektörü küreselleşecektiKdyž se objevil telegraf, bylo jasné, že zglobalizuje novinařinu.
Telgraf çıkar çıkmaz neler olacağı anlaşılmıştı gazetecilik sektörü küreselleşecektiKhi điện báo xuất hiện, rõ ràng là nó đã toàn cầu hóa nền công nghiệp truyền thông.