çıkmaz ile cümle
çıkmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom çıkmaza düşmüş.Tom is stranded.
Sami hava karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarı çıkmaz.Sami almost never goes out after dark.
Kendimi korkunç bir çıkmazda buldum.I found myself in a terrible fix.
Bir kez içeri girersen, bir daha asla tekrar çıkmazsın.Once you go in, you'll never come out again.
Tom karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarı çıkmaz.Tom almost never goes out after dark.
Tom, karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarıya çıkmaz.Tom hardly ever goes out after dark.
Tom'un çıkmaza düştüğünü biliyorum.I know that Tom is stranded.
Tom tek başına yürüyüşe çıkmazdı.Tom wouldn't go hiking by himself.
Tom odasından dışarı çıkmazdı.Tom wouldn't come out of his room.
Sami yanına Kuran almadan asla yolculuğa çıkmaz.Sami never travels without a copy of the Quran.
Tom telefonunu almadan asla evden çıkmaz.Tom never leaves the house without his phone.
Sami asla evinden dışarı çıkmazdı.Sami would never go outside of his house.
Sami asla evinden dışarı çıkmaz.Sami never goes out of his house.
Çıkmaz ayın son çarşambası.When pigs fly.
Bu leke kolay çıkmaz.This stain won't come out easily.
Tom genelde odasından çıkmaz.Tom stays in his room most of the time.
Kendinden büyük kadınlarla asla çıkmaz.He never dates older women.
Tom asla yürüyüşe çıkmaz.Tom never goes for walks.
Olbers bu çıkmaza cevap bulmayı denediği teknik kağıdını 1826 yılında sunmuştur.Olbers presented a technical paper in 1826 that attempted to answer this conundrum.
Fakat, modern astronotlar bu çıkmaza cevap olabilecek bir açıklama getirdiler.However, modern astronomers supply reasonable explanations to answer this question.
Uzun görüşmelerin sonucunda antlaşma neredeyse çıkmaza girmişti.On the final day of the negotiations, the agreement almost fell through.
Károlyi ve Başbakan Dénes Berinkey çıkmaz bir durumun içinde kaldılar.Károlyi and Prime Minister Dénes Berinkey were now in an untenable position.
Maşenka romanın geçtiği zamanda karşımıza çıkmaz, yalnız Ganin'in hafızasındaki haliyle anlatılır.Mary never appears in the present of the novel, but only in Ganin's memories.
Bu çıkmazdan kurtulmanın en kolay yolunun "asılsız suçlamaların geri alınması" olduğunu söyledi.The easiest way out of the predicament, he said, "was a retraction of unfounded charges".
Güneş batana kadar çıkmazlar.Nous irons jusqu'au soleil.
Daha sonra müzakere ekibinin, bırakılması istenen 450 “ağır suçlu” mahkumla ilgili çıkmaza geldi.The negotiation team however deadlocked over the release of 450 "heavyweight" prisoners.
Buna rağmen cinayet fikri "gece gündüz aklından çıkmaz."Despite this, they say, the idea of murder "haunted me day and night."
İkisi de hem aşıktır, hem de girdikleri çıkmazda acı çekmektedir.But both of them are strong in their love and have an affair.
Bir sonraki sayfada sadece kendi çıkmazı için bir çıkış yolu buluyor.Therefore, the following list provides only an excerpt of his work.
Nenayt geçirmez odasından dışarı çıkmaz.Don't want to run it from the spare bedroom?
Gece avcısıdır ve kesinlikle gündüz ava çıkmaz.It is mainly a nocturnal hunter, remaining motionless during the day.
Mesela hiç çıkmaz sokak yoktur.There are no outlet streams.
Fakat Kleopatra'nın planı doğru çıkmaz.However, the Lily’s advice fails.
Soy Kitabı gerekli olmadıkça ortaya çıkmazlar.But neither detracts from the book."
Böylece muharebe çıkmaza sürüklendi.Thus the battle fizzled out.
Fakat bu müzakereler çıkmaza girerek bir barış anlaşması imzalamak imkânı olmadı.There was no excuse for closing the conference without a peace agreement.
Örneğin bir göçebe balık olan somon, nehirden çıkar çıkmaz tüketilmez.For example, salmon, an anadromous fish, is not traditionally eaten straight out of the river.
Fakat sorgulamalardan bir sonuç çıkmaz.However, not without surprises.
Ne var ki Angela bakire çıkmaz.Nu Sigma Nu Fraternity.
Jukov çıkmazı bozma zamanın geldiğine kararlaştı.Zhukov decided it was time to break the stalemate.
Şarkı, çıkar çıkmaz, hayranlarını büyük bir şaşkınlığa sürükledi.Her threats, though admirable, create much trouble for her.
Kimseden ses çıkmaz.No One’s Voice.
Öyle ki bu korku duygusu nedeniyle karşısına fazla düşman çıkmaz.In the face of this terror we must not bow to fear.
Bu konuya o kadar önem vermekteydi ki, bazen evinden günlerce çıkmaz olmaktaydı.With this position came great responsibility but it also meant he had to be absent from home often.
Cisimden yayılan ışınım oda sıcaklığına yakın sıcaklıkta çıkmaz.Recent research has focused on near room temperature.
Bu da oyuncuları çıkmaza sokar .It is where the outfielders play.
Bunlar bizi çıkmaza sokan tartışmalarımız.These are the arguments we have which cause gridlock.
Bu politika çıkmaza sebep oluyor.This policy is causing gridlock.
Bütün öyküler ilgimi çeker ve bazıları onları yazmaya başlayana kadar hiç aklımdan çıkmaz.All stories interest me, and some haunt me until I end up writing them.
Ancak tavuk ve tavuk yumurtası olarak odaklanırsak bir çıkmaza giriyoruz.That is if a chicken is born from an egg, where did the egg come from?
Sizlere bir yığın çıkmazları göstereceğim, temel olarak.And I'm going to show you a bunch of dead ends, basically.
- Hayır, orası çıkmaz sokak. Tangles!Tangles!
Hayır, çıkmaz sokak.No, it's a dead end.
Çıkmaz sokak.It's a dead end.
Bu, bir açık okyanus balığıdır; sınır tanımaz ve karaya da çıkmaz.This is an open ocean creature. It knows no boundaries -- it doesn't go to land.
Komadan çıkar çıkmaz,As soon as I came out of my coma,
Bence bundan hiçbir iyilik çıkmaz.I think nothing good will come out of that.
Çıkmazsan çıkma.Don't leave if you don't want to.
Dışarı giderler, besin getirirler, yuva kazarlar... ...ve kraliçe bir daha asla dışarı çıkmaz.They go out, they get the food, they dig the nest, and the queen never comes out again.
Bu yol çıkmazdır !But that's a dead end!