çıkmak ile cümle
çıkmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Emily ile çıkmak istiyorum.I'd like to go out with Emily.
Ben asla evli bir kadınla dışarı çıkmak istemem!I'd never go out with a married woman!
Kahvaltı için dışarı çıkmak ister misin?Do you want to go out for breakfast?
Buradan hemen çıkmak zorundayız.We have to get out of here right away.
Yiyecek bir şey için dışarı çıkmak üzereyiz.We're about to go out for something to eat.
Buradan çıkmak zorundayız.We've got to get out of here.
Tom bir yürüyüşe çıkmak istiyor.Tom wants to go out for a walk.
Soğuk sabahlarda yataktan çıkmak zordur.It's difficult to get out of bed on cold mornings.
Tom cep telefonu çaldığında tam dışarı çıkmak üzereydi.Tom was just about to go out when his cellphone rang.
Çıkmak için kendi yaşına daha yakın birini bulmaya çalışmalısın.You should try to find somebody closer to your own age to date.
Herhangi biriniz arkadaşlarımdan biriyle çıkmakla ilgilenir misiniz?Would either of you be interested in going on a blind date with one of my friends?
İşten sonra bir içki için çıkmakla hâlâ ilgileniyor musun?Are you still interested in going out for a drink after work?
Arabadan çıkmak ve gerinmek istiyorum.I want to get out of the car and stretch.
Bu tür sorunla başa çıkmak için eğitildim.I've been trained to handle this kind of problem.
Tom, seninle çıkmak isteyen bir sürü kız var.Tom, there are a lot of girls that would love to go out with you.
Bir ara dışarı çıkmak ister misin?Would you like to go out sometime?
Kahve için dışarı çıkmak ister misiniz?Would you like to go out for coffee?
Hem Tom hem de John Mary ile çıkmak istiyor.Both Tom and John want to go out with Mary.
Bu gece canın dışarı çıkmak isterse beni ara.Give me a buzz if you feel like going out tonight.
Dışarıya çıkmak ve yiyecek bir şey almak ister misin?Do you want to go out and get something to eat?
Komşunla çıkmak iyi bir fikir değil.It's not a good idea to date your neighbor.
Hemen yola çıkmak zorundayız.We have to leave at once.
Sadece elimden geldiğince kısa sürede buradan çıkmak istiyorum.I just want to get out of here as quickly as I can.
Hava karardıktan sonra tek başına dışarıya çıkmak iyi bir fikir değil.It's not a good idea to go out after dark by yourself.
Hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmak güvenli değil.It's not safe to go out after dark by yourself.
Odama çıkmak zorunda kaldım ama anahtarımı unutmuştum.I have to go up to our room and I forgot my key.
Tom oyun oynamak için dışarı çıkmak istemiyordu.Tom didn't want to go out to play.
Canım dışarı yürüyüşe çıkmak istemiyor.I don't feel like going out for a walk.
Cuma günü benimle dışarı çıkmak istiyor musun?Do you want to go out with me on Friday?
Bir şekilde buradan çıkmak zorundayız.We've got to get out of here somehow.
Bu yerden çıkmak zorundayız.We've got to get out of this place.
Bu gece buradan çıkmak zorundayız.We have to get out of here tonight.
Bu fırtınadan çıkmak zorundayız.We have to get out of this storm.
Hemen buradan çıkmak zorundayız.We have to get out of here right now.
Sadece buradan çıkmak istiyorum.I just want to get out of here.
Dışarı çıkmak istiyor musun?Do you want to go out?
Benimle yürüyüşe çıkmak ister misin?Would you like to go for a walk with me?
Buradan çıkmak ister misin?Do you want to get out of here?
Onunla başa çıkmak zorunda kalacaksın.You'll have to handle it.
İşten sonra bir içki için dışarıya çıkmak ister misin?Would you like to go out for a drink after work?
Oradan çıkmak zorundasın.You have to come out of there.
Buradan çıkmak zorundasın, Tom.You've got to get out of here, Tom.
Tom'la çıkmak zorunda değilsin.You don't have to go out with Tom.
Tom'un çıkmak için bir şansı yoktu.Tom didn't have a chance to get out.
Tom dışarı çıkmak için hazırlanıyor.Tom is getting ready to go out.
Kapak çıkmak istemiyor.The lid doesn't want to come off.
Pekala, Tom, buradan çıkmak istiyor musun?So, Tom, do you want to get out of here?
Merdiven çıkmak daha sağlıklıdır.It is healthier to climb the stairs.
Merdivenden çıkmak sağlığınız için daha iyidir.Taking the stairs is better for your health.
Buradan çıkmak için tek yol içeri girdiğimiz aynı yoldur.The only way out of here is the same way we came in.
Tom kadar yaşlı bir adamla çıkmak için biraz çok genç değil misin?Aren't you a little too young to be dating a guy as old as Tom?
En kısa sürede buradan çıkmak istiyorum.I want to get out here as soon as possible.
Diğer kadınlarla çıkmak istiyorum.I want to date other women.
Bir süre dışarı çıkmak zorundayım.I've got to go out for a while.
Tom'un canı arkadaşlarla içmek için gerçekten dışarı çıkmak istemiyor.Tom didn't really feel like going out drinking with the guys.
En kısa sürede yola çıkmak istiyorum.I'd like to get under way as soon as possible.
Biz devriyeye çıkmak üzereyiz.We're about to go out on patrol.
Tom sadece evden çıkmak istedi.Tom just wanted to get out of the house.
Hapishanenin dışında kalmak hapishaneden çıkmaktan daha kolaydır.It's easier to stay out of jail than to get out of jail.
Dışarı çıkmak zorundayım.I've got to go out.