çıkmak ile cümle

çıkmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Şimdi canım dışarı çıkmak istemiyor.I don't feel like going out now.
Yiyecek bir şey almak için dışarı çıkmak istemez misin?Wouldn't you like to go out and get something to eat?
Canım dışarı çıkmak istiyor.I feel like going outside.
Acele et! Tren yola çıkmak üzere.Hurry up! The train is about to leave.
Bugün dışarı çıkmak için çok soğuk.It's too cold to go outside today.
Bir ara benimle dışarı çıkmak ister misin?Would you like to go out with me sometime?
Neden çıkmak istiyorsun?Why do you want to quit?
Ava çıkmak ister misin?Do you want to go hunting?
Kahve için dışarı çıkmak ister misin?Do you want to go out for coffee?
Zirveye çıkmak için her zaman rakibin iki adım önünde kalmak zorundasın.To come out on top, you have to stay two steps ahead of your opponent at all times.
Bizimle balığa çıkmak istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to go fishing with us?
Buradan çıkmak için en hızlı yol hangisi?What's the fastest way out of here?
Buradan çıkmak için başka yol var mı?Is there another way out of here?
Buradan çıkmak için başka bir yol var mı?Is there any other way out of here?
Buradan çıkmak için yol yok gibi görünüyor.There seems to be no way out of here.
Bu hücreden çıkmak imkansız.It's impossible to get out of this cell.
2.30'a kadar buradan çıkmak zorundayız.We've got to be out of here by 2:30.
Tom hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmaktan daha iyisini bilir.Tom knows better than to go out alone after dark.
Beş dakika içinde çıkmak zorundayız.We have to leave in five minutes.
Hafta sonu için çıkmak istiyorum.I want to get away for the weekend.
Dışarı çıkmak ve içecek bir şey almak ister misin?Do you want to go out and get something to drink?
Bir şey içmek için dışarı çıkmak ister misin?Do you want to go out for a drink?
Durum ile başa çıkmak için gerçekten zordu.The situation was really difficult to deal with.
Tom çıkmak istedi.Tom wanted to quit.
O dışarı çıkmak istedi.She wanted to go out.
Onun arkadaşları onun herkesin önünde dışarı çıkmaktan hoşlanmadığını söyledi.His friends said he didn't like going out in public.
Tom hâlâ bir fırsatı varken buradan çıkmak zorunda.Tom has to get out of here while he's still got a chance.
Bu tür havada dışarı çıkmak istemiyorum.I don't want to go out in this kind of weather.
Bu sabah yataktan çıkmak zordu.Getting out of bed this morning was hard.
Tom Mary ile yürüyüşe çıkmaktan keyif alırdı.Tom enjoyed going for walks with Mary.
Asla reddedemeyeceğin iki şey vardır, seks ve televizyona çıkmak.There are two things you never turn down: sex and appearing on television.
Tom onunla başa çıkmak zorunda kalacak.Tom will have to handle that.
Oradan çıkmak istedim.I wanted out of there.
Sadece bir deliğe girmek ve asla çıkmak istemiyorum.I just want to crawl into a hole and never come out.
O sabah altıya kadar dışarı çıkmak için çok yaşlı.He's too old to go out until 6 a.m.
Ben bu karmaşadan çıkmak zorundayım.I have to get out of this mess.
Şimdi çıkmak için çok geç.It's too late to get out now.
Bu gece dışarı çıkmak istiyor musun?Do you want to go out tonight?
Buradan çıkmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to get out of here.
Ben şehir dışına çıkmak istiyorum.I want to get out of town.
Yola çıkmak istiyorum.I want to hit the road.
Dışarı çıkmak ve arkadaşlarımla beyzbol oynamak istiyordum.I wanted to go out and play baseball with my friends.
Canım dışarı çıkmak istemedi.I didn't feel like going out.
Oradan elimizden geldiği kadar hızlı çıkmak istedik.We wanted to get out of there as fast as we could.
Yağmur yağmaya başladığı zaman Tom çıkmak üzereydi.Tom was about to go out when it started to rain.
Tom merdiven çıkmaktan nefret eder.Tom hates climbing ladders.
Sen çıkmak istediğini söyledin.You said you wanted to quit.
Tom yiyecek bir şey almak için dışarı çıkmak istiyor.Tom wants to go out to get something to eat.
Yağmura rağmen biz dışarı çıkmak için karar veriyoruz.Despite the rain, we're deciding to go out.
Tom hapisten çıkmak istiyor.Tom wants to get out of prison.
Biz oradan çıkmak istedik.We wanted to get out of there.
Buradan hızla çıkmak zorundayız.We have to get out of here fast.
Ben bir yürüyüşe çıkmak istiyorum.I'd like to go for a walk.
Tom'la çıkmak istiyorum.I want to go out with Tom.
En kısa sürede buradan çıkmak istiyoruz.We want to get out of here as soon as we can.
Tom gece dışarı çıkmaktan korkuyor.Tom is afraid to go out at night.
Tom hapisten çıkmak için sabırsızlanıyordu.Tom couldn't wait to get out of jail.
Onunla başa çıkmak zordur.It's difficult to deal with.
Dışarı çıkmaktan rahatsız olmadık.We didn't bother going out.
Dışarı çıkmak istemedim.I didn't want to go outside.

İlgili Sayfalar