çıkmak ile cümle
çıkmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary ile çıkmak istiyor.Tom wants to go out with Mary.
Tom'un, Mary'nin neden onunla çıkmak istemediği konusunda hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea why Mary didn't want to go out with him.
Tom Mary ile gerçekten çıkmak istemiyordu.Tom didn't really want to go out with Mary.
Tom Mary ile çıkmak istedi fakat o onu geri çevirdi.Tom asked Mary for a date, but she turned him down.
Tom erken çıkmak için Mary'nin iznini istedi.Tom asked for Mary's permission to leave early.
Bu kötü havadan dolayı canım dışarı çıkmak istemiyor.For this bad weather I don't feel like going out.
Bugün öğle yemeğinden sonra planımız parkta yürüyüşe çıkmaktır.After lunch today, our plan is to take a walk in the park.
Tom bana oradan çıkmak için bekleyemediğini söyledi.Tom told me he couldn't wait to get out of there.
Tom yüksek yaşam maliyeti ile başa çıkmakta sorun yaşıyor.Tom is having trouble coping with the high cost of living.
İşten sonra bir içki için dışarı çıkmak ister misin?Would you like go out for a drink after work?
Çıkmaktan çok çalışmayı tercih ederim.I'd rather work than go out.
Dışarı çıkmak istemiyorum.I don't want to go outside.
Böyle bir günde canım dışarıya çıkmak istemiyor.On a day like this, I don't feel like going outside.
Herkes yatakta kalmamı öneriyor fakat ben dışarı çıkmak ve eğlenmek istiyorum.Everyone suggest me to stay in bed, but I want to go out and enjoy.
Bu gece canım dışarı çıkmak istemiyor.I just don't feel like going out tonight.
Seyahatlara çıkmak çok eğlenceli.It's a lot of fun going on trips.
Birlikte çıkmak evlenmekle aynı şey değildir.Going out together is not the same thing as getting married.
O, telefon çaldığında dışarı çıkmak üzereydi.He was about to go out when the telephone rang.
Benimle çıkmak ister misin?Would you like to go out with me?
O aradığında evimden çıkmak üzereydim.I was about to leave my house when she called.
Tam dışarı çıkmak üzereyken yağmur yağmaya başladı.Just as I was about to go out, it started raining.
Canım yürüyüş için dışarı çıkmak istiyor.I feel like going out for a walk.
Amaç bir saat içinde ülkenin dışına çıkmaktır.The aim is to be out of the country within the hour.
Bir içki için dışarı çıkmak ister misin?You want to go out for a drink?
Bu gece benimle dışarı çıkmak ister misin?Would you like to go out with me tonight?
Onunla dışarıya çıkmak eğlenceli.It's fun to go out with her.
Oyun oynamak için dışarı çıkmak ister misin?Would you like to come out and play?
Ben buradan çıkmak zorundayım.I have to get out of here.
Buradan çıkmak istiyorum.I want to get out of here.
Tam çıkmak üzereydik.We were just about to leave.
Biz sadece buradan çıkmak zorundayız.We just have to get out of here.
Biz buradan dışarı çıkmak zorundayız.We have to get out of here.
Şimdi yataktan çıkmak istemiyorum.I don't want to get out of bed.
Tom yataktan çıkmak istemiyor.Tom doesn't want to get out of bed.
O, yataktan çıkmak istemiyor.He doesn't want to get out of bed.
Onlar yataktan çıkmak istemiyor.They don't want to get out of bed.
Biz buradan canlı çıkmak için bir yol bulmak zorundayız.We have to figure out a way to get out of here alive.
Ben bir gün Carnegie Hall'da sahneye çıkmak istiyorum.I'd like to perform at Carnegie Hall someday.
Seninle çıkmak istiyorum.I'd like to go out with you.
Emin olamıyorum ama Tom Mary ile çıkmak istiyor.I can't be sure, but I think Tom wants to go out with Mary.
Buradan çıkmak istediğini düşündüm.I thought you wanted to get out of here.
Tom'un Mary'nin gerçekten onunla birlikte çıkmak isteyeceğine inanma sorunu vardı.Tom had trouble believing that Mary would actually want to go out with him.
Tom babasıyla balığa çıkmaktan hiç keyif almadı.Tom never enjoyed fishing with his father.
Tek istediğim balığa çıkmak.All I want to do is go fishing.
Çıkmak istiyor musun?Do you want to quit?
Yola çıkmak istiyor musun?Do you want to leave?
Hey, yürüyüşe çıkmak istiyor musun?Hey, you want to take a walk?
Tom şehir dışına çıkmak istiyor.Tom wants to get out of town.
Çıkmak istediğinden emin misin?Are you sure you want to quit?
Ben senin yoluna çıkmak istemem.I don't want to get in your way.
Tom'la dışarı çıkmak istemiyorum.I don't want to go out with Tom.
Dışarı çıkmak ve oynamak ister misin?Do you want to come out and play?
Tom yataktan çıkmak istemedi.Tom didn't want to get out of bed.
Neden benimle çıkmak istiyorsun?Why do you want to go out with me?
Daha sonra bir yürüyüşe çıkmak ister misin?Do you want to go for a walk later?
Seninle yürüyüşe çıkmak istemiyorum.I don't want to go jogging with you.
İzne çıkmak ister misin?Would you like to take some time off?
Kim Mary ile çıkmak istemiyor?Who wouldn't want to go out with Mary?
Tom'la çıkmak istiyorsan, çıkabilirsin.If you want to go out with Tom, you can.
Tom'la çıkmak istiyor musun?Do you want to go out on a date with Tom?