çıkmak ile cümle

çıkmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Arkadaşım kız arkadaşından ayrıldı ve şimdi benimle çıkmak istiyor.My friend broke up with his girlfriend and now he wants to go out with me.
Dışarı çıkmak için kepimi giydim.I put on my cap to go out.
Ben dışarı çıkmak istemiyorum.I don't want to go out.
Dışarı çıkmak yerine evde kaldım.I stayed at home instead of going out.
Şu anda canım dışarı çıkmak istemiyor.I don't feel like going out right now.
Dün dışarı çıkmak zorunda kaldım.I was obliged to go out yesterday.
Onunla çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay home than go out with him.
Doğrusunu söylemek gerekirse, dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.To tell the truth, I would rather stay at home than go out.
Dışarı çıkmak istemiyor musun?Don't you want to go out?
O beni görmeye geldiğinde çıkmak üzereydim.I was about to go out when he came to see me.
Dışarı çıkmak için hazır mısınız?Are you ready to go out?
Dünya seyahatine çıkmak amacıyla parasını biriktiriyor.She is saving her money with a view to taking a trip around the world.
Koltuktan çıkmak için biraz ayağa kalktım.I half rose to my feet to leave my seat.
Nakagawa onu aradığımda dışarı çıkmak üzereydi.Nakagawa was on the point of going out when I called on him.
Öğle yemeğini yedikten sonra, dışarı çıkmak için hazırlandı.After she had lunch, she got ready to go out.
Onun dışarı çıkmak için ana nedeni Patty'yi görmekti.His primary reason for going out was to see Patty.
Onun sorunla başa çıkmak için yeterli deneyimi yoktu.He didn't have enough experience to cope with the problem.
Dışarı çıkmak yerine tüm gün evde oturdu.He stayed at home all day instead of going out.
Dışarı çıkmak yerine bütün gün evde kaldı.He stayed at home all day instead of going out.
O, onunla çıkmak istiyor.He wants to go out with her.
Onunla çıkmak şöyle dursun, ben onu görmek istemiyorum.I don't want to see him, let alone go out with him.
Onu yolculuğa çıkmaktan vazgeçirmeye çalışırken zor bir zaman geçirdim.I had a hard time trying to talk him out of taking the trip.
O, zaten dışarı çıkmak istedi.She wanted to go out anyway.
Yine de dışarı çıkmak istedi.She wanted to go out anyway.
O, dışarı çıkmak üzereydi.She was on the point of going out.
O, dışarı çıkmak için şapkasını giydi.She put on her hat to go out.
Telefon çaldığında babam çıkmak üzereydi.My father was about to leave when the telephone rang.
Ben çıkmak zorundayım, bir arkadaş ile bir randevum var.I have to go off because I have an appointment with a friend.
Ben dışarı çıkmak istiyorum.I wanna go out.
Rumiko, bu hafta sonu, benimle dışarı çıkmak ister misiniz?Would you like to go out with me this weekend, Rumiko?
Benimle bir geziye çıkmak ister misin?Do you want to go on a trip with me?
Aynı kural bir yolculuğa çıkmak için de geçerlidir.The same rule applies to going for a journey.
Hava karardığında dışarı çıkmaktan hoşlanmam.I don't like to go out when it's dark.
Onun canı yürüyüşe çıkmak istedi.She felt like taking a walk.
Sen bu kadar erken çıkmak zorunda değildin.You didn't have to get off so early.
Onunla çıkmak istiyorum.I'd like to go out with her.
Canım gerçekten dışarı çıkmak istemiyordu.I didn't really feel like going out.
Dışarıda kalmak dışarı çıkmaktan daha kolaydır.It is easier to stay out than to get out.
Tatile çıkmak istediler.They wanted to escape on vacation.
Ben evde kalmak ya da dışarı çıkmak konusunda emin değilim.I'm not sure whether to stay home or go out.
Çoğu genç yetişkin geceleyin dışarı çıkmaktan hoşlanır.Most young adults enjoy going out at night.
Yürüyüşe çıkmak ister misin?Would you like to go for a walk?
Yürüyüşe çıkmak ister misiniz?Would you like to go for a walk?
Dışarı çıkmak üzereyim.I'm about to go out.
Bu gece benimle çıkmak ister misin?Do you wanna go out with me tonight?
Bir gün yurt dışına çıkmak isterim.I'd like to go abroad one day.
O at sırtında çıkmaktan hoşlanıyor.He likes to go out on horseback.
O, onunla birlikte çıkmak istiyor.She wants to go out with him.
Arabaki herkes arabadan çıkmak ve bacaklarını germek istediğini söyledi.Everybody in the car said they wanted to get out and stretch their legs.
Sanırım daha iyi bir sistemle ortaya çıkmak çok zor olmazdı.I think it wouldn't be too hard to come up with a better system.
Dışarı çıkmak ve yiyecek bir şey almak ister misin?Would you like to go out and get something to eat?
Yaşlı kadınlar, genç erkeklerle çıkmaktan hoşlanırlar.Old women like dating young men.
Yürüyüşe çıkmak istiyorum ama gün çok sıcak.I would like to take a walk, but the day is too hot.
Tom canının dışarı çıkmak istemediğini söylüyor.Tom says that he doesn't feel like going out.
Tom bir süre kasabanın dışına çıkmak istediğini söyledi.Tom said he wanted to get out of town for a while.
Tom okumaktan bıktı ve dışarı çıkmak ve oynamak istedi.Tom got tired of reading and wanted to go outside and play.
Tom'un canı yürüyüş için dışarı çıkmak istedi.Tom felt like going out for a walk.
Tom dışarı çıkmak istemiyor.Tom doesn't want to go out.
Tom'un canı gerçekten dışarı çıkmak istemiyordu.Tom didn't really feel like going out.
Tom öğleden sonra sadece evden çıkmak zorunda olduğuna karar verdi.In the early afternoon, Tom decided that he just had to get out of the house.

İlgili Sayfalar