çıkmak ile cümle
çıkmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
AB’de turizm ve hava taşımacılığı gelecekteki etkiler bakımından kilit alanlar olarak ortaya çıkmaktadır.EU:ssa elinkaarivaikutuksiltaan tärkeimmiksi alueiksi ovat muodostumassa matkailu ja lentoliikenne.
AB’de turizm ve hava taşımacılığı gelecekteki etkiler bakımından kilit alanlar olarak ortaya çıkmaktadır.In de EU wordt de milieubelasting als gevolg van toerisme en luchtverkeer steeds belangrijker.
AB’de turizm ve hava taşımacılığı gelecekteki etkiler bakımından kilit alanlar olarak ortaya çıkmaktadır.Inom EU kommer turism och lygresor att vara centrala områden för framtida påverkan.
AB’de turizm ve hava taşımacılığı gelecekteki etkiler bakımından kilit alanlar olarak ortaya çıkmaktadır.În UE, turismul şi transportul aerian sunt pe cale s devin domenii cu impact semniicativ asupra mediului.
AB’de turizm ve hava taşımacılığı gelecekteki etkiler bakımından kilit alanlar olarak ortaya çıkmaktadır.Klíčovými oblastmi takového budoucího vlivu se v Evropské unii stávají cestovní ruch a letecká doprava.
AB’de turizm ve hava taşımacılığı gelecekteki etkiler bakımından kilit alanlar olarak ortaya çıkmaktadır.Na UE, o turismo e as viagens aéreas começam a revelar-se como áreas‑chave de futuros impactes.
AB’de turizm ve hava taşımacılığı gelecekteki etkiler bakımından kilit alanlar olarak ortaya çıkmaktadır.V EU postajata turizem in letalski promet ključni področji prihodnjega vpliva.
AB’de turizm ve hava taşımacılığı gelecekteki etkiler bakımından kilit alanlar olarak ortaya çıkmaktadır.V EÚ sa ako rozhodujúce oblasti budúcich vplyvov ukazujú turizmus a letecká doprava.
AB’de turizm ve hava taşımacılığı gelecekteki etkiler bakımından kilit alanlar olarak ortaya çıkmaktadır.W UE turystyka oraz po d r ó G e lotnicze staj si istotnymi Eródłami przyszłych o b c i G e 1 dla ;rodowiska.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.Aș crea o scară pentru a mă urca în vârful copacului.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.Crearía una escalera para subir a lo alto del árbol.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.Creerei una scala per salire in cima agli alberi.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.Frau: Ich würde eine Leiter bauen und damit hoch zur Baumspitze gelangen.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.Ik zou mijn eigen wandelstok maken. Vrouw: Een ladder om in de boom te klimmen.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.Je voudrais créer une échelle pour monter au sommet des arbres.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.사다리를 만들어서 나무 오르는 데 쓸 것입니다.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.Nữ: Tôi sẽ tạo ra cái thang để leo lên ngọn cây.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.Stworzyłbym drabinę, aby dostać się na szczyt drzewa.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.Бих направил стълба, с която да се качвам на върха на дървото.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.Женщина: Я бы сделала лестницу, чтобы залазить на верхушки деревьев.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.הייתי מיצרת סולם כדי להגיע לצמרת העץ.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.سأقوم بإنشاء سلم أستعمله للوصول إلى أعلى الشجرة.
Ağacın tepesine çıkmak için merdiven olarak kullanırdım.(女性)オリーブサーバーね
Ama Bayan Bradley'i rehin almışlar. Onunla başa çıkmakta zorlanıyoruz.Ma hanno preso in ostaggio la signora Bradley, e non sappiamo bene come muoverci.
Ama Bayan Bradley'i rehin almışlar. Onunla başa çıkmakta zorlanıyoruz.Mają jednak zakładniczkę, panią Bradley, i ciężko coś zrobić.
Ama Bayan Bradley'i rehin almışlar. Onunla başa çıkmakta zorlanıyoruz.Men de har taget fru Bradley som gidsel, og vi kan ikke få ham.
Ama Bayan Bradley'i rehin almışlar. Onunla başa çıkmakta zorlanıyoruz.Men de har tagit mrs Bradley som gisslan och vi kan inte ta honom.
Ama Bayan Bradley'i rehin almışlar. Onunla başa çıkmakta zorlanıyoruz.No entanto, levaram a Mrs. Bradley como refém e estamos a ter problemas com ele.
Ama Bayan Bradley'i rehin almışlar. Onunla başa çıkmakta zorlanıyoruz.Pero han tomado a la Sra. Bradley como rehén y nos está costando tratar con él.
Ama Bayan Bradley'i rehin almışlar. Onunla başa çıkmakta zorlanıyoruz.Но они взяли в заложницы госпожу Брэдли, и нам трудно действовать.
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "Aber ich habe, um zu sehen, dass die Maus nicht raus. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "Ale musím vidieť, že myš sa nedostane von. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "Ale muszę zauważyć, że mysz nie wyjść. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "Ampak moram videti, da miške ne ven. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "Dar am să văd că mouse-ul să nu iasă. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "De muszáj látni, hogy az egér nem kap ki. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "하지만 마우스가 빠져 나오지 않는 것을보고있어. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "Maar ik heb om te zien dat de muis niet meer uit. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "Ma ho avuto modo di vedere che il mouse non viene fuori ".
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "Mais je n'ai pu voir que la souris ne fonctionne pas en sortir. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "Mas eu tenho que ver que o rato não sai. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "Men jag måste se att musen inte komma ut. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "Men jeg har fået at se, at musen ikke komme ud. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "Mutta täytyy nähdä, että hiiri ei pääse ulos. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "Nhưng tôi đã thấy rằng những con chuột không nhận được. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "Pero tengo que ver que el ratón no se salga. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "Tapi aku harus melihat bahwa mouse tidak keluar. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "Αλλά έχω να δείτε ότι το ποντίκι δεν παίρνει έξω. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "Але я мушу зауважити, що миша не вийти. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "Но аз имам, за да видите, че мишката не се измъкнем. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "Но я должен заметить, что мышь не выйти. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "אבל אני חייב לראות כי העכבר לא לצאת. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "لكن أنا عندي ان نرى ان الفأر لا خروج من هناك. "
Ama fare çıkmak olmadığını görmek için var. "唯一の私は、彼らはそれifダイナは家の中で停止させほしいのですが"アリスは、続いた"とは思わない
Ama merdivenleri çıkmak için bir dine ihtiyacınız yok.Aber man braucht keine Religion, um die Treppe hinaufzugehen.
Ama merdivenleri çıkmak için bir dine ihtiyacınız yok.Ale abyste prošli schodištěm, nepotřebujete náboženství.
Ama merdivenleri çıkmak için bir dine ihtiyacınız yok.Dar nu este nevoie de o religie care să te ridice pe scară.
Ama merdivenleri çıkmak için bir dine ihtiyacınız yok.하지만 그 계단을 통과하려고 종교를 가질 필요는 없습니다.
Ama merdivenleri çıkmak için bir dine ihtiyacınız yok.Maar je hebt geen godsdienst nodig voor het beklimmen van de trap.
Ama merdivenleri çıkmak için bir dine ihtiyacınız yok.Mais une religion n'est pas nécessaire pour monter l'escalier.