çıkmak ile cümle
çıkmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Rosina odadan çıkmakta iken Bartolo ve Basilio girerler.Da hun forlader rummet, kommer Bartolo og Basilio ind.
Acı ile başa çıkmak için günde sabah ve akşam 32 tane iğne alıyordu.For at hjælpe med at håndtere smerten, fik han 32 indsprøjtninger i armen hver morgen og aften som barn.
Bu gazete halen çıkmaktadır.Avisen findes stadig.
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.Den udkommer dagligt undtagen om søndagen.
Doğaüstü güçlerle başa çıkmak doğal olarak yetenek ister.Overnaturlige evner er evner, der opfattes som overnaturlige.
Yeni sorunlar ve çözümler sürekli ortaya çıkmaktadır.Nye deltagere og grupper dukker til stadighed op.
Ancak karaya çıkmak mümkün olmaz.Det lykkedes ikke at gå i land.
Kraterin dışından ise su buharı çıkmaktadır.Der kom kun vanddampe ud af krateret.
Sona eren mücadele ile Almanlar, İngiltere ile başa çıkmak için çözüm yolları düşünmeye başladı.Tyskerne begyndte herefter at overveje hvorledes man skulle reagere overfor Storbritannien.
Halifenin bir gün onun illerinden birine yolculuğa çıkmak ve onu mahiyetine almak istediği söylenir.Og hun drømmer om en dag at flytte ud og få et sted at bo.
5 tane aynı kağıdı çıkmak mantıklı değildir.Fem forskellige tidsepoker kan identificeres.
Bu iki karakter Urmiye’de yaşayan Müslümanlara karşı acımasızlığıyla öne çıkmaktadır.For de to mænd er hinandens indædte modstandere i det muslimske miljø.
Diğer erken örnek Küllüoba Höyüğü'nde ortaya çıkmaktadır.Tidlige vægmalerier ses blandt i Çatalhöyük.
Gazete 1919 yılında kurulmuştur ve 1921 yılında bu yana günlük olarak sabahları çıkmaktadır.Avisen blev grundlagt 2. oktober 1919 og har været et dagblad siden 1921.
Hastalık çoğunlukla 20 ile 40 yaş arasında ortaya çıkmaktadır.Hovedpinen starter typisk i 20 – 40 års alderen.
Monteith, ölümüne kadar Glee'de başrolü paylaştığı Amerikalı oyuncu Lea Michele ile çıkmaktaydı.Monteith var i et forhold med sin Glee-medskuespiller, amerikanske Lea Michele, indtil sin død.
Nukal sertlik bakteriyel menenjit görülen yetişkinlerin %70’inde ortaya çıkmaktadır.Opium cultivation down by 40%, narcotics chief says.
Beyaz kaplanlar çok büyük bir ihtimalle bengal kaplanlarından çıkmaktadır.Elban-kæmperne er sandsynligvis baseret på vikingerne.
Düşünce, öğüt ve sözler baştan çıkmaktadır.En del av disse sagnene ble fortalt som formaninger og advarsler.
Bolkar Dağları göllerine çıkmak için Adana, Pozantı ilçesi, Darboğaz mahallesi uygundur.På baksiden av fjellet kan det danne seg rotor (vind) som har kraftige vinder både nedover og oppover.
Bâzı bidat ve şirk yönleri olduğundan onlarla çıkmak doğru olmaz" dediği haber verilmektedir.Noen har sagt de har funnet sannheten, noen at den ikke kan gripes, mens andre forsetter å søke (zeteín).»
Avrupa Birliği konusunda ise, Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkmaktadır.Selv om partiet er motstander av EU, motsetter det seg et tyrkisk medlemskap av organisasjonen.
Aslında film 2009 yılında çıkmak üzere planlanmıştı ancak tarih 5 Mart 2010'a ertelendi.Filmen skulle opprinnelig bli utgitt i 2009, men ble holdt tilbake inntil 5. mars 2010.
Gazete haftada bir kez çarşamba günü çıkmaktadır.Avisen utkom en gang i uken på torsdager.
Bu ifade evrimin iki şekilde kullanılması nedeniyle ortaya çıkmaktadır.Vi ser dette uttrykket bli brukt i for eksempel 2.
Bu gazete halen çıkmaktadır.Avisen blir ikke lenger utgitt.
Ada ayrıca bisiklet sürmek, yürüyüşe çıkmak ya da koşu için uygun bir alana sahiptir.Distriktet er også ideelt for sykling, rulleskøyting, løping og turmarsj.
Yani düzenin dışına çıkmak imkânsızdır.Det er umulig å rive seg løs.
İçeri giren hava dışarı çıkmak zorundadır.Dette er luften som har vært inne i .
Ancak burada bu nesnelerin büyüklüğü problemi ortaya çıkmaktadır.Men det er spørsmål i hvilken grad dette gir mer mening.
Nukal sertlik bakteriyel menenjit görülen yetişkinlerin %70’inde ortaya çıkmaktadır.Tilstanden kan påvises hos opp til 40 % av voksne som blir obdusert.
5 tane aynı kağıdı çıkmak mantıklı değildir.Det er det eneste av de fem dokumentene som ikke gjør det.
Erişim tarihi: 25 Ocak 2009. ^ "Hedef Yine Zirveye Çıkmak".12. januar 2001. ^ «- Vil tilbake i toppen».
Fakat denizdeki olumsuz sebeplerden dolayı tekrar su üstüne çıkmak zorunda kaldı.Etter slaget hadde han flere beordringer til sjøs.
Bu örnek gerçek hayatımızda da karşımıza çıkmaktadır.Et eksempel er i så måte å finne i vår egen kongefamilie.
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.Avisen utgis alle ukedager med unntak av søndager.
"HİÇ DURMADAN ÇIKMAK İSTİYORUZ". gazetegercek.com.tr.Og vi trenger alltid nye fortellinger»». itromso.no.
(TSİ) Bir üst tura çıkmak için 8,10 m üzeri derece elde etmek (Q) gereklidir.Edderkopper kan generere trykk opp til åtte ganger sitt hvilenivå for å utvide (bevege) beina.
Balayına çıkmak Shane için bir bahanedir.Bryllupsreisen gikk til Bahamas.
Üçü Anne Frank House'a ziyarete gider, Hazel evin tüm merdivenlerini çıkmak için mücadele eder.Mereka bertiga mengunjungi Anne Frank House, di mana Hazel berusaha menaiki banyak tangga di tempat tersebut.
Yalnız burada bir sorun ortaya çıkmaktadır.Satu per satu masalah datang.
Televizyonlara çıkmak ister.Dia masuk televisi.
Ama ağırlıklı olarak a takımla antrenmana çıkmaktadır.Sebagai pasukan khusus, engkau akan berlatih dengan keras.
Hastalık çoğunlukla 20 ile 40 yaş arasında ortaya çıkmaktadır.Penyakit ini kebanyakan terjadi antara umur 20-an dan 40-an.
Orphe, Eurydice’e yeryüzüne tekrar çıkmak için acele etmesini söyler.Orfeus meminta supaya dia bisa membawa kembali Euridike ke dunia atas.
Bu hastalık her 100.000 kişiden 1-4 arası kişide ortaya çıkmaktadır.Penyakit ini ditemukan pada 6 dari 100.000 orang.
Böylece Altınyurt yeniden birinci lige çıkmak için çalışmalarına başladı.Mereka kemudian harus membuat jalan mereka kembali ke menara 1 untuk menyelesaikan tugas.
Süreç, alt (mikro) seviyelerden daha yüksek (makro) seviyeye doğru ortaya çıkmaktadır.Dana yang masuk lebih besar dari yang keluar, sehingga Baitul-Mal penuh dengan harta.
Çok etkili bir sol ayağı vardır ve ofansif yönüyle ön plana çıkmaktadır.Dia memiliki kaki kiri yang hebat dan dapat menjalankan setiap posisi dalam pertahanan.
Belirgin bir sebep olmadığı halde kimse salondan dışarı çıkmak istemez.Anehnya, tak seorang pun yang berniat untuk meninggalkan tempat itu.
Bu dönemde yönetimdeki aksaklıklar günden güne açığa çıkmaktaydı.Dalam organisasi ini, terdapat administrasi yang bekerja dari hari ke hari.
Bu takımlar genellikle antrenman ve hazırlık maçlarına çıkmaktadır.Stadion ini sering di gunakan untuk latihan dan melakoni pertandingan kandang.
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.Koran ini diterbitkan setiap hari, kecuali pada hari Minggu dan libur.
Hatta o civarda en çok okumuş insan bu köyden çıkmaktadır.Bahkan penduduk dari desa lain juga banyak yang mengungsi di wilayah desa ini.
Tabi kamera tam donanımla alındığında fiyat 35.000 - 50.000 aralığına çıkmaktadır.Kemudian darisana anda tinggal menyewa perahu yang tarifnya berkisar antara 350-450 ribu perhari.
Tarihçi Amir Weiner da Courtois'nın savlarına karşı çıkmaktadır.Sử gia Amir Weiner phản đối lý lẽ của Courtois.
Nautilus, yüzeye çıkmaksızın dünyayı dört aya kadar turlayabilirdi.Nautilus có thể ở dưới nước tới 4 tháng mà không cần phải nổi lên mặt nước.
Bir üst tura çıkmak için ilk üç sırayı almak gereklidir ve (Q) simgesi ile gösterilmiştir.Ba phân họ đầu tiên là các phân họ đơn noãn (một noãn) trong khi hai phân họ sau là đôi noãn (hai noãn).
Ayrıca Eşcinsel evliliğe karşı çıkmaktadır.Bà ấy cũng chống lại hôn nhân đồng tính.
Dışarı çıkmak istiyorlardı, böylece vizelerini almalarına izin verdim."Họ muốn thoát ra vì vậy tôi để cho họ có được thị thực."