çıkmak ile cümle
çıkmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dondurmacı Çırağı'da da benzer bir açıksözlülük vardır: "Çocuklarla balığa çıkmak istiyorum.На жаргоні телеграфістів запит на таку перевірку звучав: «Дай рибу».
Okulda zorbalığa maruz kaldıktan sonra "hayatla duygusal olarak başa çıkmak" için yazı yazdı.Poté, co byla ve škole obětí šikany, psala texty o "jednání emocionálně se životem".
Gazete haftada bir kez çarşamba günü çıkmaktadır.Noviny vycházejí jednou za týden v úterý.
Bunlar bir araya getirildiklerinde büyük boşluklar ortaya çıkmaktadır.Když se přidají veličiny rovné k rovným, i celky se rovnají.
İtalyan mutfağı dünyanın en zengin mutfaklarından biridir ve karakteristik özellikleriyle öne çıkmaktadır.Italská kuchyně patří mezi nejznámější světové kuchyně, jelikož má množství specialit různého druhu.
Bu hastalık her 100.000 kişiden 1-4 arası kişide ortaya çıkmaktadır.Incidence této nemoci je 1 až 4 nemocní na 100 000 obyvatel za rok.
Ayrıca Eşcinsel evliliğe karşı çıkmaktadır.Stejně se staví k homosexuálnímu manželství.
Turistik bir balıkçı kasabası olmasıyla öne çıkmaktadır.Původně rybářská osada se stala turistickým centrem.
(TSİ) Bir üst tura çıkmak için ilk iki sırayı almak gereklidir ve (Q) simgesi ile gösterilmiştir.V ní bylo dřívější saldo nahrazeno dvěma položkami – počátečním a konečným stavem účtu.
Bugün aynı isimde başka bir gazete çıkmaktadır.V pořadí jde již o třetí noviny stejného názvu.
Bu sayı kimi zaman yirmiye çıkmaktadır.Někdy to nevyjde 27.
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.Vycházejí celý týden kromě neděle.
Ösmek fiili, yükselmek, yukarı çıkmak anlamına gelir.Raise znamená dorovnat a přihodit.
Ancak maçın devre arasında sakatlanıp oyundan çıkmak zorunda kaldı.Tal byl během turnaje vážně nemocný a musel odstoupit.
Ama bazı işler, bu tarz giydirmeye karşı çıkmaktadırlar.Přesto byly některé autority proti těmto kostýmům.
Takımın tek hedefi 1. lige çıkmaktı.Cílem týmu je postup do 1.
Nukal sertlik bakteriyel menenjit görülen yetişkinlerin %70’inde ortaya çıkmaktadır.Ke ztuhnutí šíje u dospělých dochází v 70 % případů bakteriální meningitidy.
Görme kaybı ortalama olarak 75 yaşında ortaya çıkmaktadır.Průměrný věk pacientů se pohybuje kolem 75 let.
Daha sonra Naomi, Lana'ya karşı Money in the Bank'te kemer maçına çıkmak istediğini söyledi.Jednou ukradne Marii v salonu peníze.
Bunun yanı sıra Avustralya'nın batı kıyılarında 1000 km'ye kadar çıkmaktadır.Táhne se 2 000 km poblíž pobřeží Austrálie.
Nero sıkılır ve dışarı çıkmak ister.Stella je unavená a potřebuje si odpočinout.
Yalnız burada bir sorun ortaya çıkmaktadır.A záhy se objevil problém.
Zamanla bazı heykeltıraşlık ekolleri ortaya çıkmaktadır.Postupem času se vyvinula řada podžánrů fantasy.
Şu anda Matt ile çıkmaktadır.Dóže s nimi odchází.
Rusya bu sisteme karşı çıkmaktadır.Rusko odmítá, že by smlouvu porušovalo.
En önemlisi de risklerin nihai olarak oluşma olasılığı ve şiddeti olasılıksal olarak ortaya çıkmaktadır.Podstatně pestřejší jsou rizika a možné negativní dopady používání trestů.
Dışarı çıkmak istiyorlardı, böylece vizelerini almalarına izin verdim."Au vrut să plece așa că le-am dat vize”.
Acı ile başa çıkmak için günde sabah ve akşam 32 tane iğne alıyordu.Pentru a face față durerii el făcea 32 de injecții în braț dimineața și seara.
Bunun üzerine General Badanov, kuşatmayı yarıp çıkmak için izin istedi ve 28 Aralık'ta izin verildi.Grupul lui Badanov a primit permisiunea să încerce să spargă încercuirea pe 28 decembrie.
Eski kayıtlarda Boldan olarak ismi karşımıza çıkmaktadır.În registrul curent i se preferă gyere.
Televizyonlara çıkmak ister.Ea visează să la televiziuni.
1 Ekim 1994'ten beri çıkmaktadır.Este disponibil începând cu 1 septembrie 2004.
Bu çeşit bir resim programı daha ziyade kubbeli kiliselerde ortaya çıkmaktadır.Asemenea model de stâlp apare în pictura unora dintre biserici.
Balayına çıkmak Shane için bir bahanedir.Filmările au avut loc în timpul lunii de miere a Deliei.
Stannis'in küçük erkek kardeşi, Renly de tahta sahip çıkmaktadır.Fratele său mai tânăr, Renly, cere și el tronul.
Bu rekabet nedeniyle Karsspor-Iğdırspor maçlarında sık sık kavga çıkmaktadır.Dispută deseori meciuri pentru centurile de campion.
Ancak 74. dakikada sakatlanıp oyundan çıkmak zorunda kaldı.A fost schimbat în minutul 67, iar după ieșirea sa jocul naționalei a suferit și a fost egalată.
Bu sendrom en çok olgun yaşta ortaya çıkmaktadır (sosyal görevleri olduğu andan itibaren).Istoria Ilustrată a Orașului Târgu Ocna (din cele mai vechi timpuri până astăzi).
Ada ayrıca bisiklet sürmek, yürüyüşe çıkmak ya da koşu için uygun bir alana sahiptir.Există numeroase trasee pe insulă, fiind posibilă plimbarea cu bicicleta, mersul pe jos sau jogging.
Clawd Wolf ile çıkmaktadır.Lupul lup rămâne.
Yalnız burada bir sorun ortaya çıkmaktadır.Unul dintre puncte pune problemă.
Ayrıca kader fikri Sergüzeşt romanında çok öne çıkmaktadır.De asemenea, el a anticipat o mare parte din punctul de vedere al așteptărilor raționale în economie.
Tom okumaktan bıktı ve dışarı çıkmak ve oynamak istedi.Tom s-a săturat de citit și a vrut să iasă afară și să se joace.
Bu tür harmonik gönderimler minimal yüzeyler teorisinde ortaya çıkmaktadır.Ez a fajta harmonikus leképezés a minimálfelületek elméletében is megjelenik.
Semt poliklinikleri de buna eklenince bu sayı 111'e çıkmaktadır.Ha ehhez hozzátesszük a barátságos találkozókat, ez a szám 119-re nő.
Miles bunun hakkında Ripley'in karşısına çıkmak üzereyken, Ripley onu da öldürür.Amikor Miles kérdőre vonja, Ripley őt is megöli egy hamutartóval.
Bir kıyafetini çıkarıp atsa bile altından yeni bir kıyafet çıkmaktadır.Tettetett zavarral forgolódott, majd a ruhája felső részéből előhúzott egy új szoknyát.
1788'den beri bu isimle çıkmaktadır.Az anyakönyvet 1788-óta vezetik.
5 tane aynı kağıdı çıkmak mantıklı değildir.De 5 pontos lapokat nem szabad letennie.
Her yıl bir kitabı çıkmaktadır.Azóta nagyjából évente egy könyve jelenik meg.
Bu ve bunun gibi kutulardan size yardımcı olacak birçok komut çıkmaktadır.Ezekhez járul több függeléket képező okmány.
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.Minden nap az utcán volt, kivéve vasárnap.
Ancak çıkmak üzereyken sağ kolunun parladığını fark eder.Ha kiderülne, akkor tőből levágnák a jobb karját.
Balayına çıkmak Shane için bir bahanedir.Bretagne-ba utaztak nászútra.
Şu anda Matt ile çıkmaktadır.Ő viszont Mike-kal randevúzik.
Asansöre biner ve üst kata çıkmak ister.Bemegy az istállóba, és felmegy a padlásra.
Derneğin pek çok üyesi alenen ve kuvvetle bu karara karşı çıkmaktadır.Sokan sokféleképpen próbálták megmagyarázni pro és kontra.
1992 yılının kasım ayından beri Bulgaristan'da haftalık gazete olarak çıkmaktadır.1992 szeptemberétől havonta megjelenő folyóirat.
Asıl sorun uzayda uzun süre kalındığı zaman ortaya çıkmaktadır.A küldetés sikeres, ha nem egészen egy évig tartózkodik az űrben.
Halifenin bir gün onun illerinden birine yolculuğa çıkmak ve onu mahiyetine almak istediği söylenir.Tim retteg, hogy egy nap az a valaki visszatér, és elviszi őt is.