çıkmak ile cümle
çıkmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu gazete halen çıkmaktadır.Gazeta funkcjonuje do dnia dzisiejszego.
Renk körlüğü kalıtsal nedenlerden dolayı ortaya çıkmaktadır.Kolor żeliwa wynika z jego właściwości.
Nukal sertlik bakteriyel menenjit görülen yetişkinlerin %70’inde ortaya çıkmaktadır.Według szacunków 70% bielików dożywa dorosłości.
Fakat generaller ordunun genel subay ve idarecilerinden ortaya çıkmaktaydılar.Wyniesiony na tron przez generałów i dostojników.
Bu yüzden, yol a2’den a3 vasıtasıyla çıkmak zorundadır.Współcześnie są częściowo rozdzielone drogą A5.
Mezardan çıkmak anlamı taşır.Będę czynnie działał, nawet z mojego grobu.
Ama ağırlıklı olarak a takımla antrenmana çıkmaktadır.Trenuje najwięcej z całej drużyny.
Bolkar Dağları göllerine çıkmak için Adana, Pozantı ilçesi, Darboğaz mahallesi uygundur.Terrängen runt Biçənəktəpə Dağı är kuperad åt nordost, men åt sydväst är den bergig.
Gazete haftada bir kez çarşamba günü çıkmaktadır.Tidningen utkommer en gång i veckan, på onsdagar.
Bu gazete halen çıkmaktadır.Tidningen ges fortfarande ut.
Nero sıkılır ve dışarı çıkmak ister.Alice tröttnar och ger sig iväg.
Nukal sertlik bakteriyel menenjit görülen yetişkinlerin %70’inde ortaya çıkmaktadır.Nackstyvhet förekommer hos 70 % av alla vuxna med bakteriell meningit.
Kıskançlık özgüven eksikliği ve yetersizlik duygusundan dolayı ortaya çıkmaktadır.Svartsjuka härrör till en känsla av otillräcklighet eller att känna sig utanför.
Rakımı 400 den başlayıp 600'e kadar çıkmaktadır.Den andra tar över och fortsätter till 400.
Gazete 1919 yılında kurulmuştur ve 1921 yılında bu yana günlük olarak sabahları çıkmaktadır.Tidningen grundades 1919 i Den Bosch, och 1921 började den komma ut varje dag.
Onun icin babasını bulmak üzere yola çıkmak istemektedir.När de är där så letar de efter hans pappa.
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.Tiden gäller oavsett veckodag.
MÖ 1. binyıla ait baltalarda sanatsal özellikler daha ön plana çıkmaktadır.Perrongväggarna på linje 1 har konstnärlig utsmyckning.
Ayrıca Eşcinsel evliliğe karşı çıkmaktadır.Han är motståndare till fri abort.
Halifenin bir gün onun illerinden birine yolculuğa çıkmak ve onu mahiyetine almak istediği söylenir.Då svor han att han en dag skulle återvända och köpa stället.
Bu mekanizma genellikle karşımıza sunucu olarak çıkmaktadır.I regel tycks den gå ur vägen för dem.
Zaman geçtikçe bu gölgelerde kalmış kişiliği aydınlatacak bilgiler yavaş yavaş açığa çıkmaktadır.Frågan om vem som har äganderätten för karaktären är fortfarande ganska dunkel.
Hallâc beş yıl sürecek bir yolculuğa çıkmak üzere Tüster’den ayrıldı.Att åka hem från Pluto till Jorden hade tagit ungefär fem timmar.
Bu adeta Kopernik kuramına karşı çıkmaktır.Valet av koppar är inte invändningsfritt.
İç saha maçlarına MassMutual Center salonunda çıkmaktadır.Laget spelar sina hemmamatcher i MassMutual Center.
Yumurtadan larva toprak ve nem durumuna göre 4-15 gün arasında çıkmakta, ortalaması 7 gündür.Den beräknade tiden från dess att ägget läggs till dess att ett vuxet stadium nås är 14–15 dagar.
Güldem ise okulun en yakışıklı çocuğu Ersin ile çıkmaktadır.I skolan är Erik den farligaste eleven då han går med i ett skolgäng.
Aynı dönemde, Roma Barok akımı ortaya çıkmaktadır.I samma ögonblick dyker fröken Kron upp.
Alpha'nın hisleri yeni yeni ortaya çıkmaktadır.Altarskåpets dörrar är från nyare tid.
(TSİ) Bir üst tura çıkmak için ilk üç sırayı almak (Q) gereklidir.Hon ingick sitt första (av tre) äktenskap när hon var tretton år.
Albümden üç tane single çıkmakla birlikte, Head Like a Hole bunlardan en başarılısı olmuştur.Från detta album blev singeln "Good" den mest framgångsrika.
Kısa bir süre sonra üretim fazlası ortaya çıkmaktadır.En ny fabrik uppfördes dock snart.
Ormanın her yerinden soğuk kaynak suları çıkmaktadır.Kring vattendragen växer skog.
Ama sonra karşı çıkmaktan vazgeçer.Hon vägrade dock att vända tillbaka med dem.
1999'dan bugüne kadar da yılda 9 kez çıkmaktadır.Den har utkommit sedan 1937, och numera 9 gånger om året.
Bu futbolcularla antrenmanlara çıkmak benim için büyük şans.Це прекрасно — тренувати таку групу футболістів.
Bu hastalık her 100.000 kişiden 1-4 arası kişide ortaya çıkmaktadır.Хворобу Вільсона виявляють в 1-4 зі 100 000 людей.
Jason bu sefere çıkmak zorunda kalır.Цього разу Джейсон буде сильніше, ніж коли-небудь.
Turist sezonunda kasabanın nüfusu normalin birkaç katına çıkmaktadır.У туристський сезон населення острова різко зростає.
Albümleri genellikle Uruguay ve Arjantin'de aynı anda çıkmaktaydı.У фіналі, як зазвичай, зустрілися Уругвай і Аргентина.
Farklı seviyelerde özel yaratıklar çıkmaktadır.Часто на різних рівнях мешкають різні істоти.
Rusya bu sisteme karşı çıkmaktadır.Росія категорично заперечує такий підхід.
Bu gazete halen çıkmaktadır.Газета продовжувала виходити.
Bir üst tura çıkmak için 5,70 m üzeri derece elde etmek gereklidir (Q).سورة القيامة) або Воскресіння — сімдесят п'ята сура Корану.
Jason'da bu duruma karşı çıkmak ister.Пізніше Джейсон заперечував це.
Hesap işlemleri ise genellikle yanlış çıkmaktadır.Економічні дані, як правило, непрямі.
Ayrıca Eşcinsel evliliğe karşı çıkmaktadır.Вона також виступає проти одностатевих шлюбів.
Matilda Haziran ayında tahta çıkmak üzere Londra üzerine yürür.В червні Матильда прибула в Лондон.
"Aziz Çalışlar'a Sahip Çıkmak"."Куди подіти святого".
Bunun yanı sıra Avustralya'nın batı kıyılarında 1000 km'ye kadar çıkmaktadır.Загалом вивчили 5 тисяч миль австралійського узбережжя.
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.Виходить щоденно крім неділі.
Konu derinlemesine incelendiğinde çok yönlü bir karmaşık yapı karşıya çıkmaktadır.Складність під'йому на неї цілком визначається складністю перевалу Затяжний.
5 tane aynı kağıdı çıkmak mantıklı değildir.Через різні фактори, частота обслуговування п'яти приміських ліній поїздів не однакова.
Televizyonlara çıkmak ister.Хоче будь-яким способом потрапити на телебачення.
Yaz aylarında köy nüfusu 100 haneye kadar çıkmaktadır.У літні місяці населення Кирилівки зростає до десятків тисяч.
Acı ile başa çıkmak için günde sabah ve akşam 32 tane iğne alıyordu.Вона пропрацювала 43 доби, вдень і вночі забезпечувала плавку металу в печах.
Fakat son zamanlarda bu alanlarda araştırma kısıtlı biçimde ortaya çıkmakatadır.В деяких країнах, безсумнівно, не вистачає дослідження цих питань.
18.000 olan kapasitesi konserlerde 20.000'e kadar çıkmaktadır.На концертних заходах число глядачів можна довести до 18 тисяч.
Ancak karaya çıkmak mümkün olmaz.Однак сам приземлитися не зміг.
Ancak son yıllarda şehirlerden uzaklaşma şeklinde yeni bir eğilimin ortaya çıkmakta olduğu da görülmektedir.В останні роки в місті поширюється постійна тенденція вилюднювання міста.