çıkmak ile cümle
çıkmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dışarıya yalnız çıkmaktan korkar ve sosyal olmaktan kaçınır.Там можно подлечиться и побыть подальше от общества.
Ayrıca Eşref Saati dizisinde de Kaptan Küstü karakteri ile karşımıza çıkmaktadır.Точно так же на припой с фиксацией винтом сажалось и основание мушки.
Yazın nüfusu 1500 kişiye kadar çıkmaktadır.В летние месяцы на него съезжается много людей, вплоть до 1000—1500 человек.
Böylece daha fazla süt isteyen çocuk dışarıya çıkmak ister.Здесь же нуждающиеся дети обеспечивались молоком.
Fakat denizdeki olumsuz sebeplerden dolayı tekrar su üstüne çıkmak zorunda kaldı.В силу ветхости в море больше не выходил.
Nero sıkılır ve dışarı çıkmak ister.غايا يكون تعبها لانها اجهضت ...
Satıcılar bakımında da ortaya önemli bulgular çıkmaktadır.بالنسبة للبائع، تكون المزايا جوهرية أيضًا.
Ayrıca Eşcinsel evliliğe karşı çıkmaktadır.غير أنني شخصياً أعارض زواج المثليين".
Fakat son zamanlarda bu alanlarda araştırma kısıtlı biçimde ortaya çıkmakatadır.لكن الأبحاث محدودة جدا في هذا المجال.
Köyden çok sayıda da öğretmen çıkmaktadır.وغادر العديد من المعلمين.
Ayrıca yeraltından doğal su çıkmaktadır.وبالطبيعي يوجد الماء على الأرض .
Bu hastalık her 100.000 kişiden 1-4 arası kişide ortaya çıkmaktadır.يوجد هذا المرض بنسبة واحد إلى اثنين في كل مئة ألف شخص.
Tahliye günleri geldiğinde, yakınları ve yapacak işleri olmadığı için dışarı çıkmak istemezler.بعد أسبوع، طُلب منهما المغادرة لأنهما لم يكونا مهذبين.
Onun icin babasını bulmak üzere yola çıkmak istemektedir.فعليه هجر عائلته لكى يحقق طموحه.
Sorunun olmadığı yerlerde ise, Yahudi göçmenlerin gelişiyle sorun ortaya çıkmaktadır.في الأماكن التي لا توجد فيها، وحيث لا توجد، فإنها تحضر مع المهاجرين اليهود.
Uygulamada güçlükler çıkmaktadır.ضرورة تجاوز الصعاب.
Aynı zamanda popüler ünlüler 강민경 ve 이해리 onların ilk müzik video görücüğe çıkmaktaydı.في الوقت نفسه، كرس نفسه بالكامل لأفكاره الموسيقية التنبؤية.
İtalyan mutfağı dünyanın en zengin mutfaklarından biridir ve karakteristik özellikleriyle öne çıkmaktadır.يعتبر المطبخ الجزائري من أغنى المطابخ في العالم لتنوعه وتعدد مواد صنع الأغذية.
Yoldan çıkmak sözü burada iki anlamda kullanılabilir.يمكن للمتكلم عرض هذا الرفض بطريقتين.
Üçü Anne Frank House'a ziyarete gider, Hazel evin tüm merdivenlerini çıkmak için mücadele eder.Os três visitam a Casa de Anne Frank, onde Hazel se esforça para subir as muitas escadas da casa.
Yarış kazanan arabalar, takımlar ve sürücüler Almanya'dan çıkmaktadır.Carros, equipes e pilotos vencedores de corridas surgiram da Alemanha.
Tarihçi Amir Weiner da Courtois'nın savlarına karşı çıkmaktadır.O historiador Amir Weiner faz objeções aos argumentos de Courtois.
Miraç: Göğe çıkmak.Olha: eu vou para o Céu.
Sona eren mücadele ile Almanlar, İngiltere ile başa çıkmak için çözüm yolları düşünmeye başladı.Com essa fase de conflitos terminada, a Alemanha começou a pensar como lidar com a Inglaterra.
Konu derinlemesine incelendiğinde çok yönlü bir karmaşık yapı karşıya çıkmaktadır.Mas se você olhar mais profundamente, existe uma diferença crucial.
Ayrıca Eşcinsel evliliğe karşı çıkmaktadır.Ela também se opõe a casamento do mesmo sexo.
Şu anda Matt ile çıkmaktadır.Dr. Fitch: Ela está aqui comigo, agora.
Stannis'in küçük erkek kardeşi, Renly de tahta sahip çıkmaktadır.O irmão mais jovem de Stannis, Renly, também reivindicou o trono.
Düşünce, öğüt ve sözler baştan çıkmaktadır.Âmbar: atenção ou advertência.
Ancak karaya çıkmak mümkün olmaz.Não é possível desembarcar.
Bu noktadan iki araştırma alanı ortaya çıkmaktadır.Duas abordagens desta linha de investigação prometem.
7 Şubat 2011'den itibaren Kodansha'nın Haftalık Gençlik Magazininde çıkmaktadır.Começou a ser publicada na Weekly Young Magazine pela Kodansha em 7 de fevereiro de 2011.
Diğer yandan SSCB'nin din karşıtı politikalarına karşı çıkmaktadır.Já não aceita a orientação esquerdista do PSU .
Hastalık çoğunlukla 20 ile 40 yaş arasında ortaya çıkmaktadır.Os sintomas aparecem geralmente entre os 20 e os 40 anos de idade.
Fransa’da da bir tümen yola çıkmak için hazırlanmaktadır.Além destas, uma parada se encontram em planejamento.
Yani filmin keyfi kişisel mizah anlayışına bağlı olarak çıkmaktadır.Não, aquele filme apresenta algum tipo de senso de humor.
Renk körlüğü kalıtsal nedenlerden dolayı ortaya çıkmaktadır.A mesma cor aparece sobre materiais funerários.
Ancak, çıkmak zorunda kaldığı için yerine David Schofield oynadı.Blessed, no entanto, foi forçado a sair, sendo substituído por David Schofield.
Adları görünümlerinden gelir, uzun yaprak görünümlü çıkıntılar tüm vücutlarından çıkmaktadır.O nome é derivado da aparência, com longas folhas como apêndices que recobrem todo o corpo.
1616 yılında Raleigh, Yeni Dünya'da altın aramak üzere sefere çıkmak için I. James'i ikna etti.Em 1616 Raleigh foi libertado para conduzir uma segunda expedição à Venezuela, a fim de buscar El Dorado.
Bu hastalık her 100.000 kişiden 1-4 arası kişide ortaya çıkmaktadır.A doença atinge cerca de 1 a 2 indivíduos a cada 100.000 pessoas.
Holt, 26 Şubat 2011'den beri Slayer gitaristi Jeff Hanneman'ın yerine sahneye çıkmaktadır.No dia 12 de fevereiro de 2011, foi anunciado que Holt substituiria o guitarrista Jeff Hanneman no Slayer.
Eğitim süresi 5 yıldır, bazı fakültelerde İngilizce hazırlık sınıfı olduğundan 6 yıla çıkmaktadır.O curso dura em média 5 anos, chegando a 6 em algumas faculdades.
Asansöre biner ve üst kata çıkmak ister.Ele pegou o elevador até o último andar.
Gazete haftada bir kez çarşamba günü çıkmaktadır.De periodicidade semanal, sai à quarta-feira.
Jenny, Moira (Max) adında, cinsiyet değiştirme ameliyatıyla erkek olmak isteyen bir kadınla çıkmaktadır.Jenny começa a namorar Moira que no decorrer da temporada irá se transformar em Max, um transexual.
Ancak yaz aylarında bu sayı 700'e kadar çıkmaktadır.Nos meses de Verão, este número ascende aos 2000 habitantes.
Ancak buna başta Türk vatandaşı Lazlar olmak üzere çeşitli dilbilimciler de karşı çıkmaktadırlar."Mas que absurdo fazem alguns pastores de igrejas.
Böylece Altınyurt yeniden birinci lige çıkmak için çalışmalarına başladı.Contudo, ele logo mudou-se para Seul a fim de iniciar as atividades do grupo recém formado 1TYM.
Yeni sorunlar ve çözümler sürekli ortaya çıkmaktadır.As novas descobertas e abordagens são a constante recompensa.
Yaşadığı kayıpla başa çıkmak için stüdyoya döndü ve şarkı yazdı.Ela voltou ao estúdio e escreveu música para lidar com a perda.
Acı ile başa çıkmak için günde sabah ve akşam 32 tane iğne alıyordu.Elke morgen en avond kreeg hij 32 injecties in zijn arm tegen de pijn.
Ayrıca Eşcinsel evliliğe karşı çıkmaktadır.Tegelijk is de partij tegenstander van het homohuwelijk.
Süreç, alt (mikro) seviyelerden daha yüksek (makro) seviyeye doğru ortaya çıkmaktadır.Liever een veelhoofdige leiding dan een eenhoofdige.
Aynı zamanda popüler ünlüler 강민경 ve 이해리 onların ilk müzik video görücüğe çıkmaktaydı.Verta ja lihaa was ook meteen hun eerste muziekvideo.
Bir üst tura çıkmak için ilk iki sırayı almak (Q) gereklidir.Bij de ontplooiing van het pluimpje ontvouwen de eerste twee ware bladeren zich.
Ancak karaya çıkmak mümkün olmaz.Hij kon echter nergens aan land gaan.
Bu adeta Kopernik kuramına karşı çıkmaktır.Dit is sterk in tegenspraak met haar stripversie.
Fin Mimari koleksiyonları yurtdışında da sergi turlarına çıkmaktadır.Succesvollge trilogieschrijvers in het buitenland zijn o.a.
3 ay evden çıkmaz ama daha sonra çıkmak zorunda kalırlar.8 weken weg, maar komen daarna weer terug.