çıkmak ile cümle
çıkmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yoldan çıkmak sözü burada iki anlamda kullanılabilir.Il percorso può essere effettuato in entrambi i sensi.
Bu adeta Kopernik kuramına karşı çıkmaktır.Si sentono molto responsabili verso Codatonda.
İnanışa göre sadece ibadetle bu mertebe çıkmak 100 seneyi gerektirmektedir.Tutte le volte che reciterà queste Orazioni otterrà 100 giorni di indulgenza .
Cezayir'de Fransızca gazeteler çıkmaktadır.In Madagascar vengono pubblicati tre quotidiani in lingua francese.
Ormanın her yerinden soğuk kaynak suları çıkmaktadır.Non ci sono dubbi sul fatto che tutti i ghiacciai della foresta si stanno ritirando rapidamente.
Asıl sorun uzayda uzun süre kalındığı zaman ortaya çıkmaktadır.Il gioco comincia in un futuro lontano nello spazio.
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.Esce tutti i giorni esclusa la domenica.
5 tane aynı kağıdı çıkmak mantıklı değildir.Le regole sono simili al 5 card draw.
Ancak karaya çıkmak mümkün olmaz.Non è possibile schiantarsi a terra.
Yaylaya çıkmak, artık daha çok gezi ve piknik amaçlı olmaktadır.L'isola è usata solo per passeggiate e picnic.
Bu hastalık her 100.000 kişiden 1-4 arası kişide ortaya çıkmaktadır.La malattia colpisce 1-2 persone ogni 100,000.
Binaların birkaçı daha çok öne çıkmaktadır.Alcuni edifici richiamano l'attenzione.
Tarım sınırı kıyıdan yaklaşık 600 km'ye kadar çıkmaktadır.La fossa si estende a circa 900 km al largo della costa.
Bu tür harmonik gönderimler minimal yüzeyler teorisinde ortaya çıkmaktadır.È proprio da questo tipo di problemi di area minima che nasce la teoria delle superfici minime.
Undertaker da SummerSlam'deki Rest in Peace maçına Urn olmadan çıkmak zorunda kaldı.Il feud giunse alla sua risoluzione a SummerSlam in un Rest In Peace Match.
Onun icin babasını bulmak üzere yola çıkmak istemektedir.Dichiara di stare cercando suo padre.
Fevri kişiliği ile öne çıkmaktadır.Mostra quanta stamina ha il tuo personaggio.
1 Ekim 1994'ten beri çıkmaktadır.È internazionale dal 1º gennaio del 2010.
Üst kata merdivenlerden çıkmak mümkün değil.Вам нельзя подниматься по лестнице.
Böyle soğuk bir günde dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.Я бы лучше остался дома, чем вышел на улицу в такой холодный день.
Çıkmak üzereyiz.Мы как раз собираемся выходить.
Biz de çıkmak üzereyiz.Мы как раз собираемся выходить.
O at sırtında çıkmaktan hoşlanıyor.Он любит ездить на прогулку верхом на лошади.
Birçok insan için geziye çıkmak oldukça yorucu bir iştir.Для многих людей путешествия - это очень утомительно.
Onlarla başa çıkmak için, Nestlé ABD'de birkaç fabrika satın aldı.Чтобы справиться с ними, Nestlé приобрела ещё несколько действующих фабрик в США.
Spencer ile çıkmaktadır.Встречается со Спенсером.
Gazete haftada bir kez çarşamba günü çıkmaktadır.Газета выходит один раз в неделю по средам.
Bu albüm piyasaya çıkmak üzereyken Zack de la Rocha gruptan ayrıldı.Альбом вышел после того как Зак де ла Роча покинул группу.
Ayrıca Eşcinsel evliliğe karşı çıkmaktadır.Он также выступает против однополых браков.
Balayına çıkmak Shane için bir bahanedir.По возвращении из свадебного путешествия к Лине приходит отрезвление.
Bu gazete halen çıkmaktadır.Газета выходит по настоящее время.
Bir üst tura çıkmak için ilk iki sırayı almak (Q) gereklidir.При этом первые две машины были собраны из обычной (неброневой) стали.
Karakoldan sağ-salim çıkmak için, burada korkularını yenmelidir.Чтобы вырваться живым из этого «участка», он должен оставить в нём свои страхи.
Zamanla bazı heykeltıraşlık ekolleri ortaya çıkmaktadır.Через определенное время появляются ювенильные пауки.
"Aziz Çalışlar'a Sahip Çıkmak".«Весело иметь дело со священными вещами».
Alpha'nın hisleri yeni yeni ortaya çıkmaktadır.Алешковские пески в нынешнем своём виде появились очень недавно.
Bazıları ölen düşmandan ortaya çıkmaktadır.Опыт дается за каждого убитого врага.
Yazın nüfus 1000 civarına çıkmaktadır.Летом туда приезжают около тысячи людей.
Gazete pazar günleri hariç haftanın her günü çıkmaktadır.Газета выходит ежедневно, кроме воскресенья.
Sahaya çıkmak risk değildi benim için.Окопаться в болоте не было возможности.
Ancak malzeme için kasaba dışına çıkmak gerekir.Но чтобы выбраться из этого города, им нужны деньги.
Bundan dolayı da semantik bozukluklar, yanlış anlamalar ya da anlaşmazlıklar ortaya çıkmaktadır.Конечно, случаются всякие заблуждения и недоразумения, проблемы коммуникации.
Dışarı çıkmak istediğinde kapı bir türlü açılmaz.Со двора зайти не удается, дверь почему-то не открывается.
Hayaletler, üs "gece" modunda olduğu zaman ortaya çıkmaktadır.Сатана также обращается к Ночи, как к «Несозданной».
Her ne kadar Narkiss katılmasa da, politikacılar Eski Şehir'in alınmasına hala karşı çıkmaktaydılar.Наркис беспокоился, что политические деятели не решатся занять Старый город.
Turist sezonunda kasabanın nüfusu normalin birkaç katına çıkmaktadır.В пик туристического сезона население города увеличивается в несколько раз.
Rusya bu sisteme karşı çıkmaktadır.Россия вопиет против этого беззакония.
Ama ağırlıklı olarak a takımla antrenmana çıkmaktadır.Однако, у него была возможность тренироваться с командой.
Kapıyı açıp odadan dışarı çıkmak ister.Он хочет выбраться и открыть дверь.
5 tane aynı kağıdı çıkmak mantıklı değildir.Если у игрока 5 одинаковых карт, то это не является пересдачей.
Mezardan çıkmak anlamı taşır.То даже из могилы подымет — приведёт.
(TSİ) Bir üst tura çıkmak için ilk 3 sırayı almak gerklidir ve(Q)simgei ile gösterilmiştir.Совершение первых трех грехов, описанных выше ведет к неверию и выводит совершившего их из ислама.
York Dükü Richard Ingıltere Krallik tahtına çıkmak hedefinden caydırıldı.Герцог Филипп торжествовал — повод для окончательной расправы над руанцами был найден.
Kısa bir süre sonra üretim fazlası ortaya çıkmaktadır.Вскоре здесь не осталось никакого производства.
Artık aşırı politize olmuş din adamları ön plana çıkmaktaydı.Экс-капитан сборной уже встал на ноги
İkincisinde ise dolu kişi girip çıkmaktadır.Затем из подъезда выходит второй человек.
Ancak karaya çıkmak mümkün olmaz.Не может ходить по суше.
Genellikle deniz seviyesinden 200 m yüksekliğe kadar çıkmaktadır.Обычно до 200 м над уровнем моря.
7. stüdyo albümü Love?'ı yayınladıktan sonra Lopez bir dünya turnesine çıkmak istedi.После выпуска своего седьмого студийного альбома, Unto the Locust, коллектив отправился в мировое турне.
Süreç, alt (mikro) seviyelerden daha yüksek (makro) seviyeye doğru ortaya çıkmaktadır.العرش) в исламе — наивысшее место, которое объемлет все сущее и находится над ним.