çıkmak ile cümle
çıkmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu arazi için bir yol haritası yoktur ... ve orayı keşfe çıkmak acı verebilir.No hay mapa para ese territorio... y explorarlo puede ser doloroso.
Bu problem Cosmo's Cosmic Adventure ve Duke Nukem II'de de karşımıza çıkmaktadır.Este problema también aparece en Cosmo's Cosmic Adventure y en Duke Nukem II.
Evrenin büyük Crunch geçer ve sıcak Büyük Patlama aşamasında ortaya çıkmaktadır.El Universo pasa a través del Big Crunch y emerge en una fase caliente del Big Bang.
Bâzı bidat ve şirk yönleri olduğundan onlarla çıkmak doğru olmaz" dediği haber verilmektedir.Y prosiguió: "lo que está bien plantado no se desarraiga, lo que bien se retiene no escapa.
Ayrıca filmde yönetmen, olayı izleyen bir gazeteci rolünde izleyicilerin karşısına çıkmaktadır.Durante la película se irá enfrentando con una periodista que también quiere el caso.
Bu örnek gerçek hayatımızda da karşımıza çıkmaktadır.Esta facción también existe en la vida real.
Long, United States Şampiyonu Chris Benoit ile maça çıkmak zorunda olduğunu söyledi.Sin embargo, Long le obligó a luchar frente al Campeón de los Estados Unidos Chris Benoit.
Ancak malzeme için kasaba dışına çıkmak gerekir.Además debe liberar los suministros para la ciudad.
Fakat Sovyetler, böyle bir üçlü ittifaka karşı çıkmaktaydı.Sin embargo, la Unión Soviética se opuso a un compromiso de tres partes.
Buffybot'un asıl programlaması sık sık ortaya çıkmaktadır ki bu da Spike'ı deli etmektedir.No es de extrañar, que Iceman aparezca con más frecuencia cuando Spyke se marcha.
Ancak üst seviye sınırı oyun görevlilerinde 200'e kadar çıkmaktadır.Se puede ser civil hasta el nivel 100 en servidores oficiales.
Ayrıca Eşcinsel evliliğe karşı çıkmaktadır.Sin embargo, personalmente estoy en contra del matrimonio entre personas del mismo sexo.
Bu takımlar genellikle antrenman ve hazırlık maçlarına çıkmaktadır.Suele ser utilizado para realizar competiciones de atletismo y para entrenamientos.
5 tane aynı kağıdı çıkmak mantıklı değildir."Todo cinco dedos no son igual".
Bu hastalık her 100.000 kişiden 1-4 arası kişide ortaya çıkmaktadır.Este síndrome afecta a entre 1 y 3 personas por cada 10000.
Basketbol maçlarındaysa bu kapasite 19.763'e çıkmaktadır.Debido a esta remodelación, la capacidad del estadio bajó a sus actuales 37,619 asientos.
Bu ziyaretin amacı aynı zamanda yağmur duasına çıkmaktır.Esta fiesta coincide con la entrada de las lluvias...
Sorunun olmadığı yerlerde ise, Yahudi göçmenlerin gelişiyle sorun ortaya çıkmaktadır.Dondequiera que no exista, es llevado junto con los inmigrantes judíos.
Sürekli daha hızlı yeni fiber Ethernet versiyonları çıkmaktadır.Es una versión de Fast Ethernet sobre fibra óptica.
Üniversite Sporları Kulübü çıkmak seçenlerin.Perteneció al Club Universitario de Deportes.
Fakat denizdeki olumsuz sebeplerden dolayı tekrar su üstüne çıkmak zorunda kaldı.No volvió a la mar otra vez, debido a la salud quebrantada.
285 basamaklı dik merdiveni çıkarak sütunun tepesine, heykelin hemen altına çıkmak mümkündür.Se puede acceder a un mirador subiendo los 285 escalones en caracol de su interior.
Böylece Altınyurt yeniden birinci lige çıkmak için çalışmalarına başladı.Su actuación lo llevó de nuevo al puesto número uno.
Fevri kişiliği ile öne çıkmaktadır.Hay que ir adelante, con personalidad.
Uygulamada güçlükler çıkmaktadır.Retos de su implementación.
7 Şubat 2011'den itibaren Kodansha'nın Haftalık Gençlik Magazininde çıkmaktadır.Comenzó su serialización en la revista Weekly Young Magazine de Kodansha el 7 de febrero de 2011.
İç saha maçlarına MassMutual Center salonunda çıkmaktadır.Ellos atan la bomba a la mascota de Middle Park.
Bazıları ölen düşmandan ortaya çıkmaktadır.Se muestra cada vez que se mata a un enemigo.
Amerikan Hemşireler Derneği, hemşirelik unvanının kullanılmasına karşı çıkmaktadır.Colaborar con las autoridades competentes en la represión del ejercicio ilegal de la profesión de enfermera.
Ösmek fiili, yükselmek, yukarı çıkmak anlamına gelir.Recojamos el símbolo: ¡Subir, subir!.
Bu iki molekülün birleşip Sakkarozu oluşturması sırasında bir molekül su açığa çıkmaktadır.Al formarse el enlace entre los dos monosacáridos se desprende una molécula de agua.
Okula yeni gelen kızlardan Leigh Cabot ile çıkmaktadır.Al mismo tiempo, Arnie comienza a salir con Leigh Cabot, la alumna más guapa de la escuela.
Bu sırada Müdür Wood işini bitirmiş, okuldan çıkmaktadır.Comienza con el director de la escuela saliendo de su oficina.
Erol'un babası (Hulusi Kentmen) bu ilişkiye karşı çıkmaktadır.Con todo, el hijo mayor de Erica no está de acuerdo con esta relación.
Ben dışarı çıkmak istemiyorum.Non voglio uscire.
Onlara karşı çıkmak hiçbir şeye yaramaz.Mettersi contro di loro non servirà a niente.
Tom'un canı yürüyüş için dışarı çıkmak istedi.Tom aveva voglia di uscire a fare una passeggiata.
Tom Mary ile gerçekten çıkmak istemiyordu.Tom non voleva veramente uscire con Mary.
Kahvaltıdan önce yürüyüşe çıkmak onun anlışkanlığı.Ha l'abitudine di fare una camminata prima di colazione.
Buradan çıkmak istiyorum.Voglio uscire da qui.
Tom'un Mary'nin gerçekten onunla birlikte çıkmak isteyeceğine inanma sorunu vardı.Tom non riusciva a credere che Mary volesse davvero uscire con lui.
Canım dışarı yürüyüşe çıkmak istemiyor.Non ho voglia di uscire a fare una passeggiata.
Emily ile çıkmak istiyorum.Vorrei uscire con Emily.
Tom'un canı arkadaşlarla içmek için gerçekten dışarı çıkmak istemiyor.In realtà Tom non ha voglia di uscire a bere con gli amici.
Ben mümkünse dünyanın etrafında bir geziye çıkmak istiyorum.Se potessi, partirei per un viaggio intorno al mondo.
Alpha'nın hisleri yeni yeni ortaya çıkmaktadır.I passi alpini si trovano appena finisce un rilievo.
Mefisto ortaya çıkmaktadır; fakat şeytanla antlaşma yoktur.In realtà Belial è un demone, ma non è Satana.
Bu rekabet nedeniyle Karsspor-Iğdırspor maçlarında sık sık kavga çıkmaktadır.Infatti spesso questi animali si lanciano grosse palle di neve per divertimento.
Holt, 26 Şubat 2011'den beri Slayer gitaristi Jeff Hanneman'ın yerine sahneye çıkmaktadır.Dal 6 al 14 aprile 2011 ha suonato come turnista negli Slayer al posto di Jeff Hanneman.
Hristiyan Birlik (ChristianUnion - CU) ise daha merkezde yer alan tutumuyla öne çıkmaktadır.Per Kristek è fondamentale vivere l’attimo presente.
İçeri giren hava dışarı çıkmak zorundadır.L'intra è di volo.
Bu nedenle uygun bir koruma olmaksızın dışarı çıkmak için tehlikeli bir zamandır.Per arrivarci occorre percorrere una stretta passerella priva di difese.
Video oyunlarına bayılır ve bir dakika dahi dışarı çıkmak istemez.Adora i videogiochi, da cui sembra non riuscire a staccarsi neanche per un momento, e odia uscire all'aperto.
Gazete haftada bir kez çarşamba günü çıkmaktadır.La rivista esce la prima settimana di ogni mese.
Bu ziyaretin amacı aynı zamanda yağmur duasına çıkmaktır.Anche la sessione pomeridiana fu accompagnata dalla pioggia.
Bunlardan hangi sınamanın ne zaman kullanılması gerektiği sorusu hemen ortaya çıkmaktadır.Perciò è importante capire, ogni volta che si incontra questa parola, in quale accezione viene usata.
Daha yüksek yamaçlarda ise ormanlık alanlar ortaya çıkmaktadır.Sui pendii più bassi delle montagne si alternano boschi e brughiere.
Mezardan çıkmak anlamı taşır.Il termine deriva da tomba.
Bazıları ölen düşmandan ortaya çıkmaktadır.Alcuni vengono ottenuti anche eliminando un nemico.
Ancak Cesare'nin adı kötüye çıkmakta gecikmedi.La scomparsa di Silvia non passò sotto silenzio.