çıkın ile cümle
çıkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kesimde Sovyet cephe hattında oluşan çıkıntı 1943 yılına kadar sabit kalmıştır.Ожесточённые бои на этом участке фронта продолжались весь остаток 1943 года.
Bu sahne tipinde perde geride kalır ve sahne seyircinin bulunduğu yöne doğru çıkıntı şeklindedir.Театральный занавес — занавес, отделяющий сцену от зрительного зала.
Ekim 1914'te I. Dünya Savaşı çıkınca gönüllü olarak orduya yazılır.С началом Первой мировой войны в октябре 1914 записывается добровольцем в армию.
Bulutun üstüne çıkınca buluttan yol görünür.И будет, когда сгущу Я тучи над землею, покажется радуга в облаке».
"Ms." dergisi tekrar ortaya çıkınca danışman yayıncı olarak görev aldı.При воссоздании журнала «Иностранная литература» привлекалась к работе как внештатный редактор.
Tuzu çıkınca küçük parçalar halinde doğranır.В этом случае элементы подчашия чередуются с чашелистиками.
Çıkıntı yapan koku alma lobları koku alma duyusunun oldukça gelişmiş olduğunu gösterir.Считалось, что её плоская форма позволяла наилучшим образом ощутить аромат напитка.
Doğu duvarı tepenin girinti çıkıntılarını izler.На востоке равнина переходит в холмы.
İtaat kemerini bağlayıp dışarı çıkın.Вытяните ноги и соедините их вместе.
Çıkıntıdaki topçu yoğunluğu sıradışıydı; piyade alayından daha çok topçu alayı vardı.Дальнобойность орудий батальонной артиллерии была меньше чем у полковой артиллерии.
Bu haliyle Yelnya çıkıntısı her iki taraf açısından da önemli bir simge haline gelmiştir.«مرحلة المرآة هي ظاهرة مهمة في جانبين.
Bu açığa çıkınca Marge öfkelenir ve Homer'ı evden kovar.وعندما اكتشفت مارج ذلك غضبت من هومر وقات بطرده خارج المنزل.
Küçük koylar hariç, büyük girinti-çıkıntılar yoktur.لا يوجد بها مجاري مائية رئيسية، عدا بعض الجداول الصغيرة.
Oyun 2002'de The Sims çıkıncaya kadar tüm zamanların en çok satan bilgisayar oyunu oldu.كانت سيم سيتي هي أكثر ألعاب الحاسوب مبيعاً حتى إصدار لعبة The Sims في 2000.
Dışarı çıkınca bir uzay gemisi görür.ما أن تصل ستصل سفينة إلى الخارج.
Ampütasyon, çıkıntı biçimindeki bir organın tamamının ya da bir kısmının kesilip atılması.البتر – إزالة جزئية لعضو أو أي بنية جسدية أخرى.
Birinci Dünya Savaşı çıkınca orduya yazıldı.اندلعت الحرب العالمية الأولى وتم تجنيده في الجيش.
Bu çıkıntı kaburga kafesinin arka kısım başlangıcını oluşturur.هذا الصداع غالبًا ما يبدأ من الجزء الخلفي من الرأس.
Akhayat harabelerinde küçük boyutlarda, kaya çıkıntısı üzerinde zeytinyağı üretim değirmeni tespit edilmiştir.قالوا أنها كانت قرية مبنية من الطوب اللبن والتي تقع على ارتفاع الأرض؛ قليلة متناثرة من أشجار الزيتون من حوله.
Bu çıkıntı oradaki plajlara karşı güzel bir görüş açısı sağlıyordu.O mirante oferece uma vista panorâmica dessas praias.
Bu zirve susuz Chihuahuan Çölü tabanının üzerinde 910 m çıkıntı yapar.O seu cume está 910 m acima da paisagem circundante do deserto de Chihuahua.
Dışarıya doğru çıkıntı yapmış olanlar dahil tüm kemikçikler epidermal bir katmanla kaplıdır.Todos os ossículos, incluindo aqueles se projetando externamente, são cobertos pela camada epidérmica.
Bu çıkıntılar itici amaçla kullanılmazlar, yalnızca kamuflaj için kullanılırlar.Estas saliências não são utilizadas para fornecer propulsão, apenas servem como camuflagem.
Yuvarlak çıkıntı biçiminde ortaya çıkar.Realmente apresenta uma forma circular.
Vuruş Zirvesi buna karşı çıkınca yine tartışma başlar.Se outro violeiro o contraria, o duelo está começado.
Oyun 2002'de The Sims çıkıncaya kadar tüm zamanların en çok satan bilgisayar oyunu oldu.O jogo foi o título mais vendido para PC na história até o lançamento de The Sims em 2002.
İlk ara verilince koca, sigara içmek için dışarı çıkınca Gurov, şaşkın ve ondan kaçan Anna'yı selamlar.Quando o marido da moça sai para fumar, Dmitriy cumprimenta Anna, que fica desnorteada e foge dele.
Gerçek ortaya çıkınca Roxie tutuklanır.Após ser apanhado, Tracy é preso.
5. yüzyılda Gorgasal döneminde güçlü bir Gürcü devleti ortaya çıkınca, yeniden Gürcü yönetimi altında girdi.No século V, após uma centúria de desinformação, reaparecem.
Adları görünümlerinden gelir, uzun yaprak görünümlü çıkıntılar tüm vücutlarından çıkmaktadır.O nome é derivado da aparência, com longas folhas como apêndices que recobrem todo o corpo.
Genelde konik şekildedir ve merkezinde hafif sivri bir çıkıntı olabilir (umbo).Eles têm a forma de um mētra com um Onfalos (umbigo) no meio.
Savaş çıkınca askerden kaçtı.Durante a guerra civil ele não fugiu.
Dışarı çıkınca bir uzay gemisi görür.Buiten ziet hij een ruimteschip.
Hepiniz odanıza çıkın.Allen gaan naar bed.
Bu çıkıntı oradaki plajlara karşı güzel bir görüş açısı sağlıyordu.Deze geeft een mooi uitzicht over het strand.
Bunun yerine çıkıntı halinde dört köşe bir sütun konmuş, musluk buna takılmıştır.Dit is een stenen gebouw waaromheen een gracht ligt, met vier torens.
Doğu yönündeki bu çıkıntıda 9. Ordu’nun, uzun süre tutunamayacağı bir duruma düştüğü açıktı."De saillant waarin het Duitse 9e leger zich bevond en die ver naar het oosten reikte was onhoudbaar."
İnsanlar, ancak bir çıkar durumu ortaya çıkınca, bir toplum halinde bir araya gelirler.En wanneer zij haar man wegzendt en een andere huwt, begaat zij echtbreuk).
A. sesquipedale orkidesi bu şekilde, karşılıklı etkileşim içinde çok uzun bir çıkıntı geliştirmiştir.Zo zou A. sesquipedale een zeer lang spoor ontwikkeld hebben.
İtaat kemerini bağlayıp dışarı çıkın.Neem de pas aan en loop naar buiten.
Abdomenin uç kısmında abdominal bir çıkıntı mevcuttur.Bij de basiliek ligt een abdijencomplex.
Ancak dünyada ekonomik kriz çıkınca başarılı olunamamıştır.Vanwege de economische crisis is zij echter plotseling onbereikbaar.
Tiroid çıkıntısının açısı erkeklede 90 kadınlarda 120 ile 140 derece arasındadır.Abductie van de arm is dan pijnlijk in het gebied tussen de 60 en de 120 graden ten opzichte van het lichaam.
Onlar da dışarı çıkınca Milo'ya su tüpü giysisini giydirirler ve Milo nefes alır.Als ze daar eenmaal aangekomen zijn, trekken ze beiden snel hun kleren uit en Miranda gaat in bed liggen.
Bu ortaya çıkınca Rachel'dan uzaklaşır, ancak Rachel onu takıntı yapmıştır.Hoewel hij haar dumpt, weet Rachel hem te verleiden.
Savaş çıkınca askerden kaçtı.Na die oorlog trok hij zich uit het leger terug.
İlçenin İstanbul Boğazı kıyıları oldukça girintili çıkıntılıdır.Dus blijft de westelijke begrenzing van het Oudnederduitse taalgebied tamelijk onzeker.
Soyadı kanunu çıkınca henüz torunları da yoktu.Na zijn dood stierf de titel uit, daar hij geen mannelijke nakomelingen had.
Buradan çıkın! Hepiniz!Maak dat je hier wegkomt! Ieder van jullie!
Adacık su üstünde çıkıntı yapıyor.Het eiland steekt boven het water uit.
Sloganları "savaşarak ortaya çıkın"'dı.Sloganem serialu jest "Obudź się!
Ön orta gözler hafifçe öne doğru çıkıntı yapar.Wzrok kieruje zdecydowanie w dół przed siebie.
Bu kesimde Sovyet cephe hattında oluşan çıkıntı 1943 yılına kadar sabit kalmıştır.Manewr ten zapewnił stabilną sytuację na granicy południowo-wschodniej, aż do roku 1340.
A. sesquipedale orkidesi bu şekilde, karşılıklı etkileşim içinde çok uzun bir çıkıntı geliştirmiştir.Kwiaty A. sesquipedale charakteryzują się bardzo długą ostrogą.
Sırt çıkıntısı ise arkaya doğru 3/4 baş kadardır.Święta zwrócona jest w 3/4 w lewo.
Ancak dünyada ekonomik kriz çıkınca başarılı olunamamıştır.Jednak w czasach kryzysu, było to ekonomicznie niemożliwe.
İtaat kemerini bağlayıp dışarı çıkın.Demontaż kół i opon.
İçinden yüzük çıkınca Rachel Joey'nin ona evlenme teklif ettiğini düşünür ve teklifi kabul eder.Gdy klęka by go podnieść, Rachel, myśląc, że Joey się jej oświadcza, odpowiada „tak”.
Savaş çıkınca askerden kaçtı.Po zakończeniu wojny odszedł z armii.
Yarın onlara karşı savaşa çıkın.Jutro bitwa.