çıkın ile cümle

çıkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hepiniz odanıza çıkın.Tous se réunissent à son chevet.
İçinden yüzük çıkınca Rachel Joey'nin ona evlenme teklif ettiğini düşünür ve teklifi kabul eder.De son côté, Rachel a cru que Joey la demandait en mariage et a dit oui.
Standart S60'tan farklı olarak S60 R'da daha çıkıntılı bir bagaja sahiptir.Esthétiquement, la S60 ne diffère pas tellement de la S60 normale.
İtaat kemerini bağlayıp dışarı çıkın.Mettez-y votre cuiller et tournez.
Sevda buna karşı çıkınca Şef genç kadını öldürür.Après un violent combat, la jeune femme tue l'assassin.
Bu çıkıntılar itici amaçla kullanılmazlar, yalnızca kamuflaj için kullanılırlar.Ces protubérances ne servent pas à la propulsion et ne sont qu'un camouflage.
Balık kavağa çıkınca!¡Cuando la rana críe pelos!
İsrail sizi çağırıyor - Babil'den çıkın" ile bitiyordu.Israel os llama - salid de Babilonia!"
Arka ayaklarda toprağı kazmaya yarayan kazıcı bir çıkıntı (metatarsal tüberkül) bulunur.Los que aparecen detrás de él sostienen un pendum (bastón de mango curvado).
Dışarıya çıkınca Doktor ve Donna, karda yaralı yatan bir Ood görür.En el exterior, Donna Noble y él encuentran a un Ood herido en la nieve.
Bu çıkıntılar itici amaçla kullanılmazlar, yalnızca kamuflaj için kullanılırlar.Estas prolongaciones no son utilizadas para la propulsión; su función es la del camuflaje.
Bulutun üstüne çıkınca buluttan yol görünür.En la parte superior se ve el cielo surcado de nubes.
Epijin ön kenarının çıkıntısı daralmıştır.El vexilo externo del álula es ante.
Aynı yılın sonunda, mali sıkıntılar ortaya çıkınca, iflasa başvurdular.Al final del año, incluso circunstancias ambientales parecían conspirar contra él.
İtaat kemerini bağlayıp dışarı çıkın.Cascadas La Colmena y Palmar Bajo.
Abdülaziz tahta çıkınca bütçe kısıntısı nedeniyle kapatıldı, daha sonra da yandı.Cuando ellos se acercaron a él retrocedieron al instante debido a que se estaban quemando.
STS-4, 1982 : Çıkıntılı Hava Yükü (PAL) rampa kaybı.STS-4, 1984: Pérdida de la rampa PAL; Hubo que reemplazar completamente 40 baldosas.
Savaş çıkınca askerden kaçtı.Al finalizar la guerra, abandonó el ejército.
Hakkında ihanet dedikoduları çıkınca yargılandı ve idam edildi.Tras ser detenido es juzgado y acusado de traición.
Nitekim Sovyetler de yenildikleri ortaya çıkınca kendi Ay projelerini iptal ettiler.Poco después, los soviéticos cancelaban su programa lunar.
İğnelerle kaplı bedeninden yanlara doğru 9 çift kadar farklı boylarda çıkıntı uzanır.Se dice que puede saltar sobre sus enemigos desde nueve direcciones distintas.
Her segment orta ventral kısımda çıkıntılar bulundurur.Presentan una coloración aposemática en la zona ventral.
Doğuya doğru çıkıntı yapan bir apsisi vardı.Un nuevo adversario apareció en el este.
Ekim 1914'te I. Dünya Savaşı çıkınca gönüllü olarak orduya yazılır.Con el inicio de la Primera Guerra Mundial en 1914, se alistó voluntariamente.
Nöroglianın bir çıkıntısıdır.Es un afluente del Neckar.
Mastoid çıkıntı temporal kemiğin arka alt kısmında bulunan bir hava boşluğudur.Parte del surco del seno sigmoideo que se encuentra sobre el hueso temporal.
Danzo savaş kışkırtıcısı haline gelip de Üçüncü Hokage'ye karşı çıkınca Kök dağıtıldı.Dal momento che Danzo era alla ricerca della guerra e in contrasto con il Terzo Hokage, la Radice fu sciolta.
Bu çıkıntılar itici amaçla kullanılmazlar, yalnızca kamuflaj için kullanılırlar.Queste escrescenze non sono usate per il movimento, ma servono solamente come camuffamento.
İtaat kemerini bağlayıp dışarı çıkın.Stringi i denti e vai!
Hepiniz odanıza çıkın.Quindi irrompe nella stanza.
Bu çıkıntı kaburga kafesinin arka kısım başlangıcını oluşturur.Questa uscita porta al retro dell'ex pozzo.
Mihrabı çıkıntılıdır.Calcaterra è disperato.
Ampütasyon, çıkıntı biçimindeki bir organın tamamının ya da bir kısmının kesilip atılması.Branca Divisione o diramazione di qualsiasi tipo di organo.
Bu çıkıntı ilk başlarda cinse göre farklılaşmamıştır.La coppia, in un certo qual modo, sembrò incompatibile fin dall'inizio.
Duncan volkandan çıkınca kaiju hâline bürünür.Dopo la danza, entra Vulcano.
Evden çıkınca kıza bozuk yumurta atanlar olur.Chi vince si porta a casa le uova rotte.
Kafatası küçük, düzgün ve az çıkıntılıdır.Il cranio era relativamente piccolo, basso e gracile.
Yaprak loplarının ucunda dikensi çıkıntılar bulunur.Al di sotto di essi vi sono le spine dello sfenoide.
Çıkıntı – Samanyolu’nun merkezi çevresindeki çıkıntıları inceler.Ascensore: corre tutto intorno alla Zona centrale.
Bu kısımlar bazen sert bir çıkıntı gibi görünür.La copertura è a volte a crociera estradossate.
Çıkıntı yapan koku alma lobları koku alma duyusunun oldukça gelişmiş olduğunu gösterir.La colorazione vivace suggerisce che possa essere di sapore sgradevole per i predatori.
Bu çıkıntılar geçicidir.Questo passaggio è reversibile.
Yuvarlak çıkıntı biçiminde ortaya çıkar.La torta si presenta di forma circolare.
Bu çıkıntının üç tane yüzü, bir taban kısmı ve bir de tepesi bulunur.Vi si distinguono una base, tre facce e un apice.
Hücre zarı girintili çıkıntılıdır.La membrana cellulare è evidente.
Eşi kardeşine sahip çıkınca evden ayrılır.E, dopo un diverbio, manda la sorella fuori di casa.
Bu ortaya çıkınca Rachel'dan uzaklaşır, ancak Rachel onu takıntı yapmıştır.Quando la invita a dirle qualcosa, Rachel comincia a piangere.
Her gün yürüyüşe çıkın.Гуляйте каждый день.
Biz içeri girmeden önce herkes dışarı çıkıncaya kadar bekleyelim.Прежде чем войти, давай подождём, пока все выйдут.
Çıkın, ben koruyacağım!Уходите, я прикрою!
İnsanlar, ancak bir çıkar durumu ortaya çıkınca, bir toplum halinde bir araya gelirler.Если человек худеет, то они лишь уменьшаются в размерах.
Hepiniz odanıza çıkın.Они поднимаются в спальню.
Bunlar ortaya çıkınca da Derin, Öykü ile Şeyma'yı kaçırır.Если ему это не удается, стихотворение распадается, слово превращается в ложь».
Fefè planladığı gibi 3 yıl yatar ve hapisten çıkınca da Angela'yla evlenir.Через неполные три года Фефе выходит из тюрьмы и сочетается браком с Анжелой.
Dışarı çıkınca bir uzay gemisi görür.Во время одного выхода из пещеры Сим видит космический корабль.
Küçük koylar hariç, büyük girinti-çıkıntılar yoktur.Кроме Малого Вока крупных притоков не имеет.
Bu kısımlar bazen sert bir çıkıntı gibi görünür.Иногда они формируют плотный полог.
Doğuya doğru çıkıntı yapan bir apsisi vardı.На восток выходил парадный въезд.
Yarın onlara karşı savaşa çıkın.Уходим завтра в море.
Koruma ve kontrol amacıyla girintili – çıkıntılı inşa edilmiştir.Система контроля и охраны изначально была построена неверно.

İlgili Sayfalar