çıkın ile cümle

çıkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Coelophysoids gibi Tawa arasındaki üst çene bir çıkıntıya sahiptir maksilla ve premaxilla.Like the coelophysoids, Tawa has a kink in its upper jaws, between the maxilla and the premaxilla.
Bir dikenli tepe çıkıntısıA spinose apical process
Mammillaria balsasoides dikenleri Mammillaria balsasoides'in kancalı çıkıntısıSpines of Mammillaria balsasoides[citation needed] Hooked spine of Mammillaria balsasoides
Diğer benzer yapılar dikenli dişler, dikenli tepe çıkıntıları ve trikomlardır.Other similar structures are spinose teeth, spinose apical processes, and trichomes.
Sansevieria'da dikenli tepe çıkıntısı.Spinose apical process in Sansevieria.
Cihazın ekran çerçeveleri ve kamera çıkıntısı küçüktür.The bezels and the camera bump are small.
Ağzının üzerinde dört nodül çıkıntısı vardı.It had four nodulate ridges above its mouth.
Bu kemik çıkıntısının varlığı, son derece güçlü çene kaslarının olduğunu gösterir.The presence of this ridge of bone indicates that there are exceptionally strong jaw muscles.
Yakından ilişkili Mahajangasuchus'ta daha küçük çıkıntılar da görülür.Smaller projections are also seen in the closely related Mahajangasuchus.
İncelediği iskeletlerin çoğunlukla alçak alınları ve çıkıntılı çeneleri olduğunu keşfetti.He found that the skeletons that he studied mostly had low foreheads and protruding jaws.
Bu sokette, işlemcideki temas noktalarına temas eden 1567 tane çıkıntılı pim bulunur.It has 1567 protruding pins to make contact with the pads on the processor.
Küçük sert yelken havaya doğru çıkıntı yapar ve rüzgarı yakalar.The small rigid sail projects into the air and catches the wind .
LGA 1366'da işlemcilerdeki deliklere temas eden çıkıntılı 1356 tane pim bulunur.LGA 1356 has 1356 protruding pins to make contact with the pads on the processor.
Rus casusu olduğu ortaya çıkınca Redl intihar etti.Upon being exposed as a Russian spy, Redl committed suicide.
Mehdi çıkınca Süfyani onu yakalamak ve öldürmek için bir ordu gönderir.When the Mahdi appears, Sufyani will send an army to seize and kill him.
Kemiklerde genellikle kas bağlantıları için kullanılan çıkıntılardır.On bones, they are usually eminences used for muscle connections.
Uzatılmış üst köpek dişleri, mandibuladaki flanşlarla (çıkıntı) korunmuştur.The elongated upper canines were protected by flanges at the mandible.
Çanak yapraklar çıkıntılı veya geriye dönük.The sepals are protruding or struck back.
SPSW davranışı, tabanından çıkıntı yapan dikey bir plaka kirişe benzer.SPSW behavior is analogous to a vertical plate girder cantilevered from its base.
Ayaklar, ayaklardaki parmak izlerine benzeyen sürtünme çıkıntılarıyla kaplıdır.Feet are covered in friction ridges, which are akin to fingerprints of the feet.
Ancak, Meigen'in annesi bu işe ve geziye karşı çıkınca bu plandan vazgeçildi.This plan was given up when Meigen's mother opposed it.
Hudson's Bay Company'den Archibald McDonald'a 1844'te devasa kurşun çıkıntısını gösterdi.The Ktunaxa showed Archibald McDonald of the Hudson's Bay Company the huge lead outcrop in 1844.
Balık kavağa çıkınca!Am Sankt Nimmerleinstag!
Taraftarlar, rakip takım sahaya çıkınca yuhalamaya başladı.Als die gegnerische Mannschaft aufs Spielfeld kam, fingen die Fans zu buhen an.
Oyunuza sahip çıkın.Machen Sie von Ihrem Wahlrecht Gebrauch!
Hepiniz odanıza çıkın.Wege zum Raum.
İnsanlar, ancak bir çıkar durumu ortaya çıkınca, bir toplum halinde bir araya gelirler.Kommt es zu einer mangelhaften (Selbst-) Versorgung, verliert der Mensch seine „beruhigte Wachheit“.
Sikke yüzeyinde çıkıntıya (kenar çubuğu) çok nadir rastlanmaktadır.Darin sehen er und Kleinias eine abscheuliche Gotteslästerung.
Ancak aralarında bir anlaşmazlık çıkınca, Köse Rahman, Abdürrahim'in bulunduğu yere gelerek köyü kurar.Als dieses abgelehnt wird, drehen sie plündernd nach Gandscha ab und belagern die Stadt Qəbələ.
Abdomenin uç kısmında abdominal bir çıkıntı mevcuttur.In der Mitte des Abdomens befindet sich eine sattelförmige Ausbuchtung.
Camiden çıkınca hemen eve gidilmez.Als er wieder zu sich kommt, läuft er nichtsahnend nach Hause.
Apartmandan dışarı çıkınca sağa mı yoksa sola mı sapacağına bir türlü karar veremez.Dabei ist nicht festgelegt, ob sie nach rechts oder links ausweichen sollen.
Savaş çıkınca askerden kaçtı.Nach dem Krieg schied er aus der Armee aus.
Taarruz, çıkıntının dipten kesilmesi için yapılacaktı.Finimeter, wie es zum Tauchen gebraucht wird.
2011 Nüfus Sayımı sonuçları çıkınca bu nüfusun daha da düştüğü görüleceği tahmin edilmektedir.Die Entwicklung seit 2012 zeigt allerdings, dass entgegen dieser Prognose die Einwohnerzahl wieder ansteigt.
İtaat kemerini bağlayıp dışarı çıkın.Steile Hänge und felsige Areale meiden sie.
1991 yılında kimliği ortaya çıkınca emekli olmak zorunda kaldı.Nach der Wende wurde Enz 1991 in den Ruhestand versetzt.
Bunlar ortaya çıkınca da Derin, Öykü ile Şeyma'yı kaçırır.Sind sie einmal verpaart verhalten sie sich äußerst verborgen.
Suikast ile ilgileri olmadığı ortaya çıkınca salıverildiler.Wie er auf den Mord reagierte, ist nicht überliefert.
PTT 1. Lig'e çıkınca da hiç düşünmeden transfer ettik.Nachdem der Verein in die TFF 1. Lig abgestiegen war, wurde die Kaufoption nicht gezogen.
Doğu ve batı yakasındaki çıkıntılı yapı, hünkâr kasrıdır.Erkervorbauten im Osten und Westen gliedern die Fassade.
Apsisler Suriye bazilikalarında görüldüğü gibi dışarıya çıkıntılı olmayıp, düz bir duvar şeklindedir."Seinesgleichen an Grund und Boden in Bayern nicht leicht einer vorhanden seyn wird."
Ama ağalar karşı çıkınca uygulamaya konamadı.Mit dem Kopf gegen einen Baum zu rennen ließ er sich dennoch nicht nehmen.
"Ms." dergisi tekrar ortaya çıkınca danışman yayıncı olarak görev aldı.Als das Magazin „Ms.“ 1991 wiederbelebt wurde, wurde sie beratende Herausgeberin.
Bu ortaya çıkınca Rachel'dan uzaklaşır, ancak Rachel onu takıntı yapmıştır.Sie kommt in der Folge Versegelt so wie in Rachel, Rachel vor.
Bu çıkıntı kaburga kafesinin arka kısım başlangıcını oluşturur.Das Gebäude schließt an die Rückwand eines Nebengebäudes des Erbacher Schlosses an.
Teraziye çıkınız.Montez sur la balance.
Balık kavağa çıkınca!Quand les poules auront des dents !
Çıkın yoksa ben sizi dışarı atarım.Partez ou je vous jette dehors.
Mutfaktan çıkın!Sortez de la cuisine !
Sahaya çıkın ve ne kadar Fenerbahçeli olduğunuzu onlara gösterin" der.Relève-toi et entre dans la ville : on te dira ce que tu dois faire ».
Bu açığa çıkınca Marge öfkelenir ve Homer'ı evden kovar.Quand Marge le découvre, elle devient furieuse et le jette hors de la maison.
Mehmene Bânu karşı çıkınca iki hükümdar birbirlerine savaş açarlar.Juste avant la mort de l'Empereur, deux groupes s'opposent afin de gouverner.
Bacakları yalnızca kemikten, dizleri iki küçük çıkıntıdan ibaretti.Ses jambes n'étaient plus que des os et ses genoux deux grosses protubérances.
Savaş çıkınca askerden kaçtı.Après la guerre, il quitta l'armée.
Vuruş Zirvesi buna karşı çıkınca yine tartışma başlar.Si le médecin donne son accord, le combat reprend.
Sırt çıkıntısı ise arkaya doğru 3/4 baş kadardır.Le De Grasse vue de 3/4 arrière.
İnek odadan çıkınca da çan sesi duyulmaya devam eder.Il réussit à s’enfuir alors que la cabine continue de sonner.
Ejderhalar yumurtadan çıkınca bir insana bağlanırlar.L’ovule étant fécondé, l’œuf se revêt d’une cuticule.
Bu ortaya çıkınca Rachel'dan uzaklaşır, ancak Rachel onu takıntı yapmıştır.Il s'enfuit avec la jeune fille, mais il semble que Rachel l'ait reconnu.

İlgili Sayfalar