çıkın ile cümle
çıkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Japonya'nın Arka Sokaklarında Bir Yürüyüşe ÇıkınFai una passeggiata per le strade del Giappone
Japonya'nın Arka Sokaklarında Bir Yürüyüşe ÇıkınMaak een wandeling door de achterstraatjes van Japan
Japonya'nın Arka Sokaklarında Bir Yürüyüşe ÇıkınUn paseo por las callejuelas de Japón
Japonya'nın Arka Sokaklarında Bir Yürüyüşe ÇıkınΜια βόλτα στα σοκάκια της Ιαπωνίας
Japonya'nın Arka Sokaklarında Bir Yürüyüşe ÇıkınПрогуляйтесь по закоулкам Японии
Kabuklarındaki bu çıkıntı,buna olanak tanırArcul curbat al carapacei le permite să se întindă.
Kabuklarındaki bu çıkıntı,buna olanak tanırTo jim umožňuje prohnutý krunýř.
Kabuklarındaki bu çıkıntı,buna olanak tanırVòm cong trên mai cho phép chúng vươn cổ đi thật xa
Kabuklarındaki bu çıkıntı,buna olanak tanırΗ καμάρα στο καβούκι τους επιτρέπει μεγαλύτερο τέντωμα.
Kabuklarındaki bu çıkıntı,buna olanak tanırРезультатом стали изменения формы их панциря.
Kabuklarındaki bu çıkıntı,buna olanak tanırהקשת המקומרת בשריונם .מאפשרת להם את המתיחה הייחודית
Kabuklarındaki bu çıkıntı,buna olanak tanırالقوس المقوّس في اصدافهم يسمح لذلك الإمتداد الإضافي
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Appena i sacerdoti furono usciti dal santuario, la nuvola riempì il tempi
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.A stalo sa, keď vyšli kňazi zo svätyne, že oblak naplnil dom Hospodinov,
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Au moment où les sacrificateurs sortirent du lieu saint, la nuée remplit la maison de l`Éternel.
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Da aber die Priester aus dem Heiligtum gingen, erfüllte die Wolke das Haus des HERRN,
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Da Præsterne derpå gik ud af Helligdommen, fyldte Skyen HERRENs Hus,
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.E sucedeu que, saindo os sacerdotes do santuário, uma nuvem encheu a casa do Senhor;
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.În clipa cînd au ieşit preoţii din Locul sfînt, norul a umplut casa Domnului.
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.In ko so šli duhovniki iz svetišča, je oblak napolnil hišo GOSPODOVO,
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.I stalo se, když vycházeli kněží z svatyně, že oblak naplnil dům Hospodinův,
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.I stało się, gdy wychodzili kapłani z świątnicy, że obłok napełnił dom Pański.
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Ja kun papit lähtivät pyhäköstä, täytti pilvi Herran temppelin,
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.제사장이 성소에서 나올 때에 구름이 여호와의 전에 가득하매
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Men när prästerna gingo ut ur helgedomen, uppfyllde molnskyn HERRENS hus,
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Mikor pedig kijöttek a papok a szenthelybõl: köd tölté be az Úrnak házát,
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Pada saat para imam keluar dari Rumah TUHAN itu tiba-tiba rumah itu dipenuhi awan
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Så skjedde det at da prestene gikk ut av helligdommen, da fylte skyen Herrens hus.
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Terwijl de priesters terugkeerden uit het binnenste heiligdom, vulde opeens een heldere wolk de tempel!
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Xảy ra khi những thầy tế lễ đã ra khỏi nơi thành, bèn có mây đầy dẫy nhà của Ðức Giê-hô-va,
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Xảy_ra khi những thầy tế_lễ đã ra khỏi nơi thành , bèn có mây đầy_dẫy nhà của Ðức_Giê - hô-va ,
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Y sucedió que cuando los sacerdotes salieron del santuario, la nube llenó la casa de Jehovah
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Και ως εξηλθον οι ιερεις εκ του αγιαστηριου, η νεφελη ενεπλησε τον οικον του Κυριου
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.А щом излязоха свещениците из светилището, облакът изпълни Господния дом;
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.Когда священники вышли из святилища, облако наполнило дом Господень;
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.ויהי בצאת הכהנים מן הקדש והענן מלא את בית יהוה׃
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.وكان لما خرج الكهنة من القدس ان السحاب ملأ بيت الرب.
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.祭 司 從 聖 所 出 來 的 時 候 、 有 雲 充 滿 耶 和 華 的 殿
Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.祭司 從聖 所出來 的 時候 、 有雲充滿 耶和華 的 殿
"Kalkın, kalkın, kalkın, ev yanıyor, dışarı çıkın." Ben bu kadarını tamamen hatırlıyorum.Es brennt. Raus hier!" Daran erinnere ich mich genau. > Ich hörte meine Mutter und meinen Vater rufen.
"Kalkın, kalkın, kalkın, ev yanıyor, dışarı çıkın." Ben bu kadarını tamamen hatırlıyorum."일어나, 일어나, 집에 불,이," 나가야 하 고. 그건, 내가 사실 기억입니다.
"Kalkın, kalkın, kalkın, ev yanıyor, dışarı çıkın." Ben bu kadarını tamamen hatırlıyorum."Σηκωθείτε, σηκωθείτε, σηκωθείτε, το σπίτι καίγεται", και να βγούμε έξω. Αυτό θυμάμαι μόνο.
"Kalkın, kalkın, kalkın, ev yanıyor, dışarı çıkın." Ben bu kadarını tamamen hatırlıyorum."استيقظوا،استيقظوا،استيقظوا البيت يحترق" و اسيقظنا وذلك ما أذكره فعلياً
Kanat kapaklarının arkasında çıkıntılar var.Ada tonjolan-tonjolan di sayapnya.
Kanat kapaklarının arkasında çıkıntılar var.Are umflături pe spatele acoperirilor aripilor sale
Kanat kapaklarının arkasında çıkıntılar var.Den har buler på bagsiden af dens vinger.
Kanat kapaklarının arkasında çıkıntılar var.Dudorok vannak a szárnyfedőjének a hátán.
Kanat kapaklarının arkasında çıkıntılar var.Elle a des bosses sur le dos de ses élytres.
Kanat kapaklarının arkasında çıkıntılar var.Er hat Höcker auf der Rückseite seiner Deckflügel.
Kanat kapaklarının arkasında çıkıntılar var.Ha il retro delle ali ricoperto di protuberanze.
Kanat kapaklarının arkasında çıkıntılar var.Het heeft bobbeltjes op de uiteinden van zijn vleugels.
Kanat kapaklarının arkasında çıkıntılar var.날개 껍질 뒤쪽에 튀어나온 부분이 있는데,
Kanat kapaklarının arkasında çıkıntılar var.Tem altos na parte de trás da cobertura das asas.
Kanat kapaklarının arkasında çıkıntılar var.Tiene unos bultitos en la parte trasera que protege sus alas.
Kanat kapaklarının arkasında çıkıntılar var. Ve bu çıkıntılar su için mıknatıs gibi çalışıyor.Posiada guzy na tylnej powierzchni skrzydła, które działają jak magnes dla wody.
Kanat kapaklarının arkasında çıkıntılar var.Έχει βαθουλώματα στο πίσω μέρος των φτερών του.
Kanat kapaklarının arkasında çıkıntılar var.Има издутини на гърба на крилата си.
Kanat kapaklarının arkasında çıkıntılar var.Позади покрытия крыльев у этого насекомого есть выпуклости.
Kanat kapaklarının arkasında çıkıntılar var.יש לו גבשושיות על גבי הכנפיים שלו.
Kanat kapaklarının arkasında çıkıntılar var.إذ توجد لديه ثقوب على ظهر جناحيه.