çıkın ile cümle

çıkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
[Ilk Hizmetkar çıkın.] Efendim, bana yirmi kurnaz aşçı işe gitmek.[יציאה משרתם הראשונה.] אדוני, ללכת לשכור לי עשרים טבחים ערמומי.
[Ilk Hizmetkar çıkın.][Exit eerste dienaar.]
[Ilk Hizmetkar çıkın.][Exit erste Diener.]
[Ilk Hizmetkar çıkın.][Exit Slujitorul primul.]
[Ilk Hizmetkar çıkın.][Exit първият служител.]
[Ilk Hizmetkar çıkın.][Izhod first Servant.]
[Ilk Hizmetkar çıkın.][Keluar Hamba pertama.]
[Ilk Hizmetkar çıkın.][Kilépés első szolga.]
[Ilk Hizmetkar çıkın.][Konec první sluha.]
[Ilk Hizmetkar çıkın.][Koniec prvej sluha.]
[Ilk Hizmetkar çıkın.][Poistu ensimmäinen palvelija.]
[Ilk Hizmetkar çıkın.][Sair Servo primeiro.]
[Ilk Hizmetkar çıkın.][Salida primer servidor.]
[Ilk Hizmetkar çıkın.][Sortir premier serviteur.]
[Ilk Hizmetkar çıkın.][Thoát Tôi Tớ đầu tiên.
[Ilk Hizmetkar çıkın.][Uscita primo servitore.]
[Ilk Hizmetkar çıkın.][Wyjścia pierwszego sługę.]
[Ilk Hizmetkar çıkın.][Έξοδος πρώτης υπηρέτης.]
[Ilk Hizmetkar çıkın.][Выход первого слуги.]
[Ilk Hizmetkar çıkın.][خروج خادم أولا.]
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Az első dolgom az volt, hogy minden évben feljegyeztem, mikor bukkannak fel a Maldív-szigeteken.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.En het eerste wat ik deed was beginnen met opnemen wanneer ze op kwamen dagen op de Malediven.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Ensimmäiseksi aloin rekisteröimään, milloin ne ilmestyivät Malediiveille.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.그래서 먼저 몰디브에 잠자리가 언제 나타나는지 기록해봤습니다.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.La première chose que j'ai faite a été d'enregistrer quand elles se montraient aux Maldives.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.La prima cosa che ho fatto è stata tener nota di quando apparivano nelle Maldive.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Na początku zacząłem zapisywać, kiedy pojawiają się na wyspach.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Og det første jeg gjorde var, at jeg begyndte at optage når de viste sig på Maldiverne.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Prvá vec, ktorú som spravil, že som začal zaznamenávať kedy sa ukázali na Maledivách.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Si primul lucru pe care l-am facut a fost sa incep sa notez cand soseau in Maldive.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Und so begann ich als erstes damit, aufzuzeichnen, wann sie auf den Malediven auftauchten.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Và điều đầu tiên tôi làm là bắt đầu ghi hình khi chúng đến Maldives.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Y la primera cosa que hice fue empezar a grabar cuando aparecieron en las Maldivas.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Το πρώτο πράγμα που έκανα ήταν να αρχίσω να καταγράφω πότε εμφανίζονταν στις Μαλδίβες.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Первым делом я начал записывать, когда стрекозы появляются на Мальдивах.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.Първото, което направих, е да започна да документирам кога се появяват на Малдивите.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.והדבר הראשון שעשיתי היה להתחיל לתעד מתי שהם הופיעו במלדיבים.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.وأول شيء فعلته هو بدأت تسجيل أوقات ظهورها في المالديف.
İlk yaptığım şey yusufçuklar Maldivler'de ortaya çıkınca onları kaydetmek oldu.やってくる日付の記録でした 答えは10月の21日でした
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.A vyháňal démona, a ten bol nemý. A stalo sa, keď vyšiel démon, že nemý hovoril. A zástupy sa divily.
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.Ðức Chúa Jêsus đuổi một quỉ câm; khi quỉ ra khỏi, người câm liền nói được. Dân chúng đều lấy làm lạ;
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.Ðức_Chúa_Jêsus đuổi một quỉ câm ; khi quỉ ra khỏi , người câm liền nói được . Dân_chúng đều lấy_làm lạ ;
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.예수께서 한 벙어리 귀신을 쫓아 내시니 귀신이 나가매 벙어리가 말하는지라 무리들이 기이히 여겼으나
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.Еднаж Той изгонваше един ням бяс; и като излезе бясът, немият проговори, и народът се почуди.
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.І вигнав біса, а той був нїмий. Стало ся ж, як диявол вийшов, промовив нїмий; і дивувавсь народ.
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.Однажды изгнал Он беса, который был нем; и когда бес вышел, немой стал говорить; и народ удивился.
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.ויהי היום ויגרש שד והוא אלם ויהי אחרי צאת השד וידבר האלם ויתמהו העם׃
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.وكان يخرج شيطانا وكان ذلك اخرس. فلما اخرج الشيطان تكلم الاخرس. فتعجب الجموع.
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.耶 穌 趕 出 一 個 叫 人 啞 吧 的 鬼 . 鬼 出 去 了 、 啞 吧 就 說 出 話 來 . 眾 人 都 希 奇
İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı.耶穌趕 出 一 個 叫 人 啞 吧 的 鬼 . 鬼 出去 了 、 啞吧 就 說出 話來.眾人 都 希奇
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,이삭이 그 아들 에서에게 말할때에 리브가가 들었더니 에서가 사냥하여 오려고 들로 나가매
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,Maar Rebekka had het gesprek afgeluisterd en toen Esau het veld inging,
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,Percakapan Ishak dengan Esau itu didengar oleh Ribka. Maka setelah Esau berangkat untuk berburu
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,(Slyšela pak Rebeka, když mluvil Izák s Ezau synem svým.) I odšel Ezau na pole, aby ulovil zvěřinu a přinesl.
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,А Ревека чу, когато говореше Исаак на сина си Исава. И Исав отиде на полето да улови лов и го донесе.
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,Ревекка слышала, когда Исаак говорил сыну своему Исаву. И пошел Исав в поле достать и принести дичи;
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,ורבקה שמעת בדבר יצחק אל עשו בנו וילך עשו השדה לצוד ציד להביא׃
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,وكانت رفقة سامعة اذ تكلم اسحق مع عيسو ابنه. فذهب عيسو الى البرية كي يصطاد صيدا ليأتي به.
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,以 撒 對 他 兒 子 以 掃 說 話 、 利 百 加 也 聽 見 了 。 以 掃 往 田 野 去 打 獵 、 要 得 野 味 帶 來
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,以撒 對 他 兒子 以 掃說話 、 利百加 也 聽見 了 。 以 掃往 田野 去 打獵 、 要得 野味 帶來

İlgili Sayfalar