Ana içeriğe geç
Sözlük

çığ ile cümle

çığ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom çığda öldü.Tom was killed in the avalanche.
Brom Zehirli dumanı kişinin ciğerlerine zarar verebilir.Toxic fumes of bromine can damage one's lungs.
Tom kedisine sadece çiğ et verir.Tom only gives raw meat to his cat.
Bağırmak ve çığlık atmak seni hiç bir yere götürmez.Yelling and screaming is not going to get you anywhere.
Hiç kimse yardım için Tom'un çığlıklarını duymadı.No one heard Tom's screams for help.
Tom elinden geldiği kadar yüksek sesle çığlık attı.Tom screamed as loud as he could.
Tom sadece çiğ sebze yer.Tom eats only raw vegetables.
Tom çığlık attı ve odadan dışarı koştu.Tom screamed and ran out of the room.
Ben bütün gün çiğdem yedim.I eat sunflower seeds all day.
Et, çiğ yenmemelidir.Meat should not be eaten raw.
Tom yardım için çığlık attı, ama kimse gelmedi.Tom screamed for help, but no one came.
Tom bir yardım çığlığı duydu.Tom heard a cry for help.
Onları sindirebilirsen, çiğ sebzeler sağlığın için iyidir.If you can digest them, raw vegetables are good for your health.
Köpek bir şey çiğniyor.The dog is chewing on something.
Şimdi dur yoksa ben çığlık atacağım!Stop now or I'll scream!
Kes şunu yoksa çığlık atacağım!Stop it or I'll scream!
Bir yemekten sonra sık sık bir mentollü sakız çiğnerim.I often chew some mentholated gum after a meal.
Ciğerlerim hava için çığlık atıyordu.My lungs were screaming for air.
Yasayı çiğnedin.You broke the law.
Tom bir çığlık duydu.Tom heard a shout.
Ben çığlık attım.I screamed.
Tom kuralları çiğniyor.Tom is breaking the rules.
Tom tırnaklarını çiğniyor.Tom is chewing his fingernails.
Tom bir kürdan çiğniyor.Tom is chewing on a toothpick.
Berlin Duvarı'nın yıkılışı gerçekten çığır açan bir olaydı.The fall of the Berlin Wall was really an epochal event.
Hiç yasaları çiğnedin mi?Did you break any laws?
Sürücü trafik kurallarını çiğnedi, sonuç olarak da cezalandırıldı.The driver violated the traffic rules; as a result, he was fined.
Ciğerlerinde fazla su vardı.He had excess water in his lungs.
Tom çığlık atarak kabustan uyandı.Tom woke from his nightmare, screaming.
Kalabalık çığlık atıyordu.The crowd was screaming.
Tom yine çığlık attı.Tom screamed again.
Bir gün boyunca yeterince kural çiğnedim.I've broken enough rules for one day.
O kadar sıkıldım ki çığlık atabilirim.I'm so bored I could scream.
Gençlerden biri çığlık attı.One of the youngsters screamed.
Çığlık atmak istiyorum.I want to scream.
Yan odada çığlık duydum.I heard screaming in the next room.
Çiğ domuz eti yemeyin.Don't eat raw pork.
Bir yasayı mı çiğnedim, memur bey?Have I broken a law, officer?
Köpek yavruları her şeyi çiğnemeyi severler.Puppies love to chew on everything.
Çığ saatte yirmibeş mil yol alıyordu.The avalanche was traveling at twenty five miles an hour.
Çığ selden daha hızlı hareket eder.Avalanches move faster than floods.
Mary Tom'un yüzünü gördüğünde çığlık attı.When Mary saw Tom's face, she screamed.
Onun çığlığını duydum.I heard her scream.
Kırmızı dolmalık biberleri çiğ yemek istiyorum.I like to eat red bell peppers raw.
Dan çığlık atıp bağırıyordu.Dan was screaming and yelling.
Hiç kimse Linda'nın çığlıklarını duyamazdı.No one could hear Linda's screams.
Tavuk çiğ.The chicken is raw.
Turp çoğunlukla salata sebzesi olarak kullanılır ve çiğ yenir.Radishes are commonly used as a salad vegetable and eaten raw.
Baykuş yüksek sesle çığlık attı.The owl gave a loud screech.
Barbunya çiğ yenmemelidir.Kidney beans shouldn't be eaten raw.
Senin yanında durduğum zaman çığlık atma.Don't scream when I stand next to you.
Tom Mary'nin şarkı söylemesini yanlışlıkla acı bir çığlıkla karıştırdı.Tom mistook Mary's singing for a cry of agony.
Kuralları çiğnemekten korkma.Don't be afraid to break the rules.
Çığlık attım ama kimse beni duyamadı.I screamed but nobody could hear me.
Gençler sık ​​sık kuralları çiğnerler.Teenagers often break rules.
Tom sayısız kanunu çiğnedi.Tom broke numerous laws.
Tom pişirilirse soğan yiyecektir, ancak çiğ soğan yemiyor.Tom will eat onions if they've been cooked, but he doesn't eat raw onions.
Biz dışarıda çığlık duyduk.We heard screaming outside.
Tom çığlık duydu.Tom heard the scream.
Biz çığlıklar duyduk.We heard screams.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod