O, kuralları çiğnedi.She broke the rules.
Tom yüksek sesle çığlık attı.Tom screamed loudly.
Tom çığlık atmayı durdurdu.Tom stopped screaming.
Tom çığlık atıyordu.Tom was screaming.
Onların ikisi de çığlık attı.They both screamed.
Çığlık duydum.I heard screaming.
Çığlıklar duydum.I heard screams.
Tom çığlık atacak.Tom will scream.
Onlar kalabalık tarafından çiğnendiler.They were trampled by the crowd.
Çocuklar çimi çiğnediler ve bekçi onları azarladı.The children trampled on the grass and the guard scolded them.
Tom çığlık atmayı durdurmayacak.Tom won't stop screaming.
Tom kuralları çiğnedi.Tom broke the rules.
Tom sakız çiğniyor.Tom is chewing gum.
Ben herhangi bir yasayı çiğnemedim.I didn't break any laws.
Tom kanunları çiğnemedi.Tom didn't break any laws.
Tom kuralları çiğnemedi.Tom didn't break any rules.
Onun kurşun kalemini çiğnemek gibi kötü bir alışkanlığı var.She has a bad habit of chewing on her pencil.
Yaşlı adam neredeyse bir araba tarafından çiğneniyordu.The old man was almost run over by a car.
Kesinlikle bir çığlık duydum.I definitely heard a scream.
Aniden bir çığlık duydum.Suddenly, I heard shouting.
Ben yasaları çiğnemedim.I haven't broken any laws.
Birinin adımı çığlık attığını duydum.I heard someone screaming my name.
Tom'un çığlık attığını duydum.I heard Tom scream.
Çığlık attığını duydum.I heard you scream.
Senin çığlık attığını duydum.I heard you screaming.
Hapları yutmalısın, onları ağzında çiğnememelisin.You must swallow pills, not chew them in your mouth.
Hem Tom hem de Mary çığlık atıyordu.Both Tom and Mary were screaming.
Kediler bazen bitkileri çiğnerler.Cats sometimes chew on plants.
Tom okul kurallarını çiğnediği için okuldan atıldı.Tom was expelled from school for breaking school rules.
Sakız çiğniyorum.I chew gum.
Sakız çiğnerim.I chew gum.
Tom çığlık atmaya çalıştı, ama Mary eliyle onun ağzını kapattı.Tom tried to scream, but Mary covered his mouth with her hand.
Köpek, Tom'un tenis ayakkabılarından birini çiğnemiş.The dog chewed on one of Tom's tennis shoes.
Ağzın açık çiğneme.Don't chew with your mouth open.
Köpek kemiği çiğnedi.The dog chewed on the bone.
Tom acı içinde çığlık attı.Tom screamed in pain.
Ben çığlık atmaya çalıştım.I tried to scream.
Bir çığlık duydum.I heard a scream.
Çiğnemek benim için zordur.It is hard for me to chew.
İşler çığırından çıkıyor.Things are getting out of hand.
Çocuk oyuncağı istediği için çığlığı bastı.The child threw a tantrum because he wanted the toy.
Tom ne olduğunu gördü ve çığlık atmaya başladı.Tom saw what was happening and started screaming.
Tom çığlık atmak için ağzını açtı.Tom opened his mouth to scream.
Tom el tırnaklarını çiğniyor.Tom chews on his fingernails.
Tom ve Mary her ikisi de çığlık attı.Tom and Mary both screamed.
Tom dehşet içinde çığlık attı.Tom screamed in horror.
Tom çığlık atmaya başladı.Tom started to scream.
Tom bir çığlık bastırdı.Tom stifled a scream.
Tom yasayı çiğnedi.Tom broke the law.
Çiğneyemem. Dişlerim yok.I cannot chew. I do not have teeth.
Çiğ soğandan nefret ediyorum.I hate raw onions.
Çiğ soğandan nefret ediyorsun, değil mi?You hate raw onions, don't you?
O çiğ soğandan nefret eder.He hates raw onions.
O çiğ soğandan nefret ediyor.She hates raw onions.
Mary çiğ soğandan nefret etmektedir.Mary hates raw onions.
Biz çiğ soğandan nefret ediyoruz.We hate raw onions.
Çığ dağcılar için bir tehlikedir.Avalanches are a danger to climbers.
Çiğ et yeme dürtüsüne karşı koyamıyorum.I can't resist the urge to eat raw meat.
Yasayı çiğniyorsun.You're breaking the law.
Köpek bir kemik çiğniyor.The dog is chewing a bone.